İmralı Süreci kapsamında TBMM’ye sunulması planlanan 60 sayfalık “nihai rapor” taslağı, bugün (18 Şubat) TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki komisyonda görüşülecek. Toplantı saat 11.00’de yapılacak.
MHP'den de toplantı öncesi, "Türkiye Modeli" vurgusu geldi. MHP'li Feti Yıldız, komisyon toplantılarının ortak düşüncesinin, "şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği" yönünde olduğunu ifade etti.
PKK’nın feshi sürecini başlatan İmralı Süreci’nde hazırlanan taslak raporun, komisyonda ele alınmasının ardından oylamaya sunulması bekleniyor. Rapor, sürecin yol haritası ile yasal düzenlemelere ilişkin başlıkları içeriyor.
Oylama öncesinde CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’den “nitelikli çoğunluk” vurgusu geldi. Emir, komisyonun çalışma usullerine dikkat çekti.
CHP'DEN NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK VURGUSU
Emir, sosyal medya hesabından şu ifadeleri paylaştı:
"Milli Kardeşlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu yarın 11 00’de komisyon taslak raporunu görüşmek üzere toplanacak. Raporun Komisyonca kabul edilebilmesi için için Komisyon Çalışma Usul ve Esasları Yönergesi 6. Madde uyarınca nitelikli çoğunluk aranacak"
KOMİSYONA SUNULACAK RAPORUN GEÇMESİ İÇİN 31 OY GEREKİYOR
Komisyon yönergesine göre, kanun teklifi hazırlanmasına ilişkin kararlar üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla alınıyor. Bu kapsamda, 51 üyeli komisyonda raporun kabulü için 31 “evet” oyu gerekiyor.
Komisyon 51 üyeden oluşuyor. Üyelerin 22’si AKP, 11’i CHP, 5’i DEM Parti, 4’ü MHP, 3’ü Yeni Yol Grubu’ndan. HÜDA-PAR, Yeniden Refah, TİP, EMEP ve DSP’nin de birer üyesi bulunuyor. Demokrat Parti kontenjanından yer alan milletvekili Haydar Altıntaş ise İmralı Adası ziyareti sonrası komisyondan ayrılmıştı.
MHP'DEN 'MÜŞTEREK KANAAT' VURGULU TÜRKİYE MODELİ PAYLAŞIMI
Süreci başlatan MHP'nin önemli isimlerinden Feti Yıldız, toplantıya dakikalar kala paylaşım yaptı. Yıldız, X hesabından şunları ifade etti:
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bugün saat 11.00 son toplantısını yapacaktır.
“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda hazırlanan idari ve hukuki
düzenlemelerin çerçeve metnini oluşturan rapor üyelerin görüşüne sunulacaktır.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclis'in temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkanlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur.Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir.
Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, topluma uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır.
Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır,
Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, "Türkiye Modeli"nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir.
Bir asır önce Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının önderliğinde büyük zorlukları aşarak kardeşlik temelinde kurulan Cumhuriyetimiz, ikinci asrının başlangıcında toplumsal barış ve huzur iklimini tam manasıyla temin edecektir.
Bu istikamette Yüce Meclisimizin çatısı altında gerçekleştirilecek çalışmalar kararlılıkla sürdürülecek ve milletimizin aydınlık bir geleceğe ulaşmasını sağlayacaktır.
Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır.
Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir.Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır."
RAPOR TASLAĞI ORTAYA ÇIKTI
"Nihai rapor” taslağından bazı bölümler kamuoyuna yansıdı. Taslakta, sürecin ilerleyişi için silah bırakmanın tespit ve teyidine dayalı bir yol haritası çizilirken, buna eşlik edecek kapsamlı yasal düzenlemeler önerildi.
SİLAH BIRAKMA SÜRECİN 'KRİTİK EŞİĞİ' OLARAK ANILDI
Taslakta, sürecin en belirleyici aşamasının PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması olduğu vurgulandı. Silah bırakmanın devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi gerektiği belirtildi. Bu aşamanın yalnızca silahlı tehdidin sona erdiğinin ilanı değil, yeni bir hukukî ve siyasî çerçevenin başlangıcı olacağı ifade edildi:
“Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir.
Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir.”
Taslakta, örgütün tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu, bu konuda genel bir anlayış birliği bulunduğu kaydedildi:
“Örgütün tüm unsurlarıyla tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır.”
MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASA ÖNERİSİ
Silah bırakma süreciyle birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması amacıyla özel bir yasal çerçeve önerildi. Taslakta, bu düzenlemenin süreci ve sonrasını yönetecek nitelikte olması gerektiği belirtildi:
“Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.”
Söz konusu yasanın demokratik siyaset zeminini güçlendirmesi gerektiği de ifade edildi:
“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.”
YASAL GÜVENCE VURGUSU
Taslakta, sürecin yürütülmesinde görev alan kişilerin hukuki güvence altına alınması gerektiği ifade edildi:
“Yürütülen süreçte görev alanlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir.”
Raporda, Umut Hakkı tartışması da insan hakları temelinde yeniden ele alındığı görüldü:
“İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir.”
Hasta ve yaşlı tutuklular için infaz ertelemesi önerisi de yer aldı:
“Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için, yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.
Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir.”
ÖRGÜTÜ İZLEYECEK MEKANİZMA ÖNERİSİ
Taslakta, sürecin sağlıklı yürütülmesi için yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması gerektiği belirtildi:
Kanunla, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, Yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Bu mekanizmanın tespit ve teyidi çerçevesinde, uygulamaların etkinliği ve hedefe ulaşma düzeyi denetlenmiş olacaktır. Böylece sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp ürümediği gözlemlenecek ve gerekli tedbirler zaman kaybetmeksizin....
Bu çerçevede, kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi sağlanmış olacaktır. Kanunla Yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında, kamu kurum ve kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanması bu suretle sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi temin edilmelidir"