İBB Davası'nda iş insanı Evren Şirolu savunma yaptı: 15 gizli tanık 86 etkin pişmanlık ifadesinde adım geçmiyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının 6’ncı celsesinde savunma yapan iş insanı Evren Şirolu, rüşvet suçlamalarını reddederek iddiaların yalnızca Ümit Polat’ın “somut delile dayanmayan beyanlarına” dayandığını öne sürdü. Tanıkların dinlenmesini talep eden Şirolu, isnat edilen olayların tarih ve içerik açısından “hayatın olağan akışına aykırı” olduğunu savundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanığın yargılandığı davanın 6’ncı celsesinde, iş insanı Evren Şirolu savunma yaptı. Hakkındaki rüşvet suçlamalarını reddeden Şirolu, iddiaların yalnızca Ümit Polat’ın beyanlarına dayandığını öne sürerek, somut delil bulunmadığını ve tanıkların dinlenmesini talep etti.

Telefonla 9 Eylül 2025 tarihinde savcılığa davet edildiğini ve tutuklandığını savunan Şiroğlu, "Ümit Polat’ın beyanı; 'Bir gün biz Kerem ile otururken geldi ve dedi ki...' diye başlayan, sanki 'bir varmış bir yokmuş' gibi bir masal tadında, ne yeri ne zamanı belli olmayan bir şekilde başlamıştır. Efendim, bu hâlâ gizli bir bilgi… Yani benim bu söylemi nerede ve ne zaman yaptığım hakkında hiç kimsenin bir bilgisi yok. Bunun Ümit Polat’a sorulmasını istiyorum. Çünkü ona göre savunma yapmak istiyorum. Müsaadeniz olursa Ümit'e bunu sorsak mı?" dedi.

Şiroğlu'nun savunmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde: "Aynı zamanda Başkanım; Ümit Polat, benim bu söylemi gerçekleştirdiğimi ve Fidanlıklar Müdürü Kerem Celil Uzunlar’ın buna şahit olduğunu söylemiştir. Ancak benim ifadelerimde, beni suçladığı şeylerde, Mehmet Özdemir isimli şahsı da şikayet etmeye Ankara’ya gittiğimizde, Mehmet Özdemir'i de şahit göstermiştir. Fakat avukatı az önce, sıcağı sıcağına söylemek istiyorum, tanık ve şahit listesine bu iki kişinin ismini vermemiştir efendim. Bunun da sorulmasını istiyorum. Ümit Polat’ın şahitleri olan bu kişiler benim gösterdiğim şahitler değil. Yedi aydır mahkemede, savcılıkta, her yerde bu şahitlerin dinlenmesi hususunda, lehte veya aleyhte ifadelerinin alınması için çırpınmaktayız. Efendim, ben söylemimde; 2024 Aralık ayının son haftasında Ali Sukas’ın bana 'Alacaklarını almak istiyorsan para getireceksin,' demesi üzerine 2.000.000 TL para götürmüşüm. Yer yine belli değil efendim, bunu ne siz ne de savcılık bilmiyor efendim. Ali Sukas’ın 'Git bunu dolar yap,' demesi üzerine, çıkıp 60.000 dolar olarak parayı geri getirdiğimiz ve bütün bunlara rağmen hâlâ alacağımı almadığımı ifade etmişim.

"HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUN DEĞİL"

İkinci masal şurada başlıyor: Ankara iline bu olaylardan dolayı Ümit Polat ve avukatının 'Ocak ayında gittik,' dediği Ankara seyahati 25 Şubat’tadır efendim, Ocak ayı falan değil. Onur Peyzaj, Ferhan Yılmaz ile Ankara’ya gidip ticaretimi gerçekleştirdim; bu benim ilk savcılık ifademde söylediğim gibi, Ümit Polat’ın Yılmaz aracılığıyla biriyle görüşeceğini, oradan da Genel Merkez’e gidip Özgür Özel ile bunların hepsini şikayet edeceğini biliyorum efendim. Oradan sonrasına ben İzmir’e devam ettim. Dönüşte ne yaptı, ne etti; hiçbir şey bilmiyorum. Ben, Ümit Polat savunmasında, 12 Mart Perşembe günü, ben Ağaç A.Ş.’ye 2025 yılında mal sattım. Ondan sonra bana diyor ki; '2025 yılında mal sattım ama paramı tahsil edemedim.' Çünkü efendim, 2025 yılının Ocak ayında, 2024 yılında sattığımız ürünlerin paralarını almaya başladık. Her zaman da böyle olur; önceki yılın satışlarını yaparız, Aralık ayında daha çok satış olur. Ekim-Kasım aylarında satışlar artar, faturalar yıl sonunda kesildiği için ödemeleri çek ve nakit olarak alırız. Bu şekilde, alacağımı almama ve yeni sipariş almama rağmen, Ümit Polat ile atlayıp Ankara’ya, hâlâ Ağaç A.Ş. Genel Müdürü olan Ali Sukas’ı niye şikayet edeyim? "Yani bu efendim, asla mantığa ve hayatın olağan akışına uygun bir şey değildir zaten. Söylediğim gibi, karşı taraf tarihi sürekli 'Ocak ayı' olarak beyan etmesine rağmen, gerçek tarih 25 Şubat'tır" değerlendirmesinde bulundu.

Şiroğlu, "Efendim, Mehmet Özdemir'e de ‘Evren Şirolu size bir şikâyette bulundu mu…’ Dedi ya efendim, ‘Ben bir söylediysem kendisi on söylemiştir.’ Mehmet Özdemir burada olsa ve beni teşhis edebilse, tüm suçlamaları kabul edeceğim efendim. Beni teşhis edebilirse o kadar iddialıyım. '60.000 dolar rüşvet verdiğine' dair bir beyanı olup olmadığını da Mehmet Özdemir'e sormamız gerekiyor. Ümit Polat'ın şahit ve tanık olarak gösterdiği Kerem ile Mehmet Özdemir'in dinlenmesi hususunda sürekli olarak ben talepte bulunuyorum. Lehime veya aleyhime de olsa ifadelerinin alınmasını istiyorum. Sanıyorum ki suçlayan tarafın tanıklarının dinlenmesini bir sanığın talep etmesi, pek rastlanacak bir durum değildir" dedi.

İddianamede herkesin aynı şekilde suçlandığını savunan Şiroğlu, iddianameyi 'kopyala-yapıştır' usulüyle hazırlandığını öne sürdü. Şiroğlu, "Savcılık iddianamesinde, '2019 yılında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü olarak getirilmesinin hemen akabinde Evren Şirolu ile rüşvet ilişkisi kurarak ihaleler almıştır,' deniliyor. Efendim, ben Ağaç A.Ş.’ye ilk kez 2022 yılında mal sattım. Ağaç A.Ş.'nin Genel Müdürü olarak Ali Sukas'ı 2023 yılının Temmuz ayında, Ümit Polat'ın bana attığı bir mesajla 'Sabah Genel Müdür seni sordu'. 2023 yılının Temmuz ayında Ali Sukas'ı ilk defa makamında, Murat Or'un kapısının önünde ilk defa gördüm efendim. 2019'dan 2023 Temmuz ayına 4 yıllık, 4.5 yıllık bir süre var. Yani ben 2019 yılından beri rüşvet ilişkisinde değil, yüzünü bile görmedim Ali Sukas'ın. Efendim Ali Sukas'a soracaksınız. ‘Ali Sukas'la 300 metre çap baz sorgusu alındığında 120 kez farklı zamanlarda ortak baz vermiştiniz’ diyorlar. Bunların hepsi Ağaç A.Ş. Alibeyköy yerleşkesinde olmuştur. Burada çalışan bütün personelle aynı inceleme aynı tarihlerde yapılınca efendim, çaycıdan güvenliğe, muhasebeden satış personeline fark etmeksizin yüzlerce insanla da daha fazla HTS kaydı ve baz kaydı verdiğim gözükecektir" dedi.

BAZ SORUSUNA YANIT VERDİ

İhalelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şiroğlu, "Şöyle bir ticaret yapardık; satın alma birimi elimizde olup ürünlerin adetlerini ve fiyatlarını isteyen bir bildirim formunu mail atar. Biz de bu bildirim formuna 'Şu şu adetlerimiz var, şu şu fiyattan' diye Ağaç A.Ş.'ye mail atarız. Daha sonra ihtiyacı olan ürünleri eğer fiyatı uygunsa talep eder ve satış gerçekleşir. Ben hiçbir ihaleye girmedim. Bütün satışlarımı böyle gerçekleştirdim. Ortada bir ihale yok. İddianamede 44-50 tane ihale aldığım söyleniyor. Olsa efendim, EKAP'ta yayınlanarak her firmanın gireceği şartnameye uymadığı halde teklif edeceği bir şekilde olması gerekir. EKAP'sız ihale zaten kanuna aykırı. EKAP'ta yayınlanmayan bir şey ihale olamaz Sayın Başkan. Efendim MASAK hakkında... MASAK benim için sadece 2023 Aralık ayında, yani Ümit Polat'ın suçlamasının 2024 Aralık ayında olduğunu bahsetmekte. Gelen paradan 150 bin lira çektiğimi MASAK rapor olarak sunmuş. Efendim bunu ailemin ve şirketimin nakit ihtiyaçları için çektim. Ümit Polat'ın 2024 yılı Aralık ayında verdiğimi kendi beyan etmiştir. Ümit Polat da beni suçlar bir yıl sonra 2 milyon TL nakittir efendim. Yani ben 150 bin lira çekmişim, MASAK zaten nakit çekimleri olmadığına dair bir rapor sunmuştur. 150 bin lira ailemin ve yani bu her ticaret yapan insanın, her maaş alan insanın nakit parasını hesabından çektiği normal bir şeydir zaten" diye konuştu.

Tanık beyanlarında; Ali Sukas'ın özel kalemi Murat Or'un 'Evren Şirolu çok sık gelirdi. Ali Sukas'la yakın bağı vardı, parasını nakit olarak alan ender firmalardan biriydi. Ali Sukas'a para verdiğini tahmin ediyorum, görmedim duymadım' dediğini anımsatan Şiroğlu, "Benim az önce de söylediğim gibi Ali Sukas'la yakın bir bağım yoktur. Ali Sukas'la 4 yılda 4-5 kere makamında 10 dakikayı geçmeyecek şekilde görüştüm. Bu görüşmelerde her zaman para olmadığını, ekonomik sıkıntıların olduğunu bütün söylerdi. Zaten bütün sektör, efendim burası çok önemli, mal satan firmalar, çalışanlar aynı şeyi söylemektedir. 9-10 aylık çekleri alırdık efendim. Günü geldiğinde Ağaç A.Ş. muhasebe tarafından bankadan, herkese sorabilirsiniz, geri çekerdik efendim. Çeklerini ödeyemediği için Ağaç A.Ş.. Efendim bankadan takaslar çekilmesi için ricada bulunulurdu. Çalışanların... ‘Ümit Polat'a sorulabilir’. Faturaları ödenmediği için araçlarının, benzin şeyleri ödenmediği için efendim telefonları kapanıp benzin alamaz duruma gelmişlerdi efendim Ağaç A.Ş., yani benim çalıştığım dönemde bu durumda olan bir firmaydı. Bunu niye söylüyorum efendim; yani Ağaç A.Ş.'nin zaten rüşvet vererek ya da bir şekilde kimsenin böyle benim kendi açımdan söylüyorum, 132. gelen... Böyle bir şey yapması imkansızdır efendim. Zaten kimse Ağaç A.Ş.'ye, sektör, bütün sektöre sorabilirsiniz mal satmak istemezdi" değerlendirmesinde bulundu.

"RÜŞVET İLİŞKİSİ OLAN BİRİNİN ŞİRKETLERİNE VE ALACAKLARINA HACİZ GELMESİ MÜMKÜN MÜ?"

Şiroğlu'nun savunmasında şu ifadeler yer aldı:

"Bütün bu ifadelerimizin sonucunda Ağaç A.Ş.'deki bütün firmalarıma haciz geldi. Efendim bunun Ağaç A.Ş.'den zaten belgelerini size sunacağız, siz de temin edebilirsiniz. Çeklerim yazıldı, Ağaç A.Ş.'deki alacaklarıma haciz geldi, hepsi kayıtlarda mevcut. Ali Sukas'la rüşvet ilişkisi olan birinin şirketlerine ve alacaklarına haciz gelmesi mümkün müdür? Bu konuda benim şahidim Murat Or'dur, Ümit Polat'tır. Hakkımda suç isnadında bulunan kişileri şahit gösteriyorum. Her şey belgeli, kayıtları inkar etmeleri zaten imkansız.. Sayın Başkan, Ümit Polat '28 Mayıs 2025'te savcılığa kendim gittim' diyor. Benimle alakalı bu olayı orada söylemiyor. Temmuz ayında gözaltına alınıyor, yine ortada böyle bir olay yok, Evren yok. Daha sonra tutuklanıp Eylül ayında üçüncü kez ifade veriyor. Etkin pişmanlıktan faydalanmak için onlarca kişinin adını söylüyor.

Savcılık beyanlarını kabul etmiyor. Çaresiz kaldı Ümit Polat. Sekizinci ayda önce iş yerime, daha önce hiç Ümit Polat'ın yanında görmediğim, adını dahi duymadığım birini gönderiyor. Sanıyorum cezaevinden tanıdığı ya da birinin yakını efendim. Ataşehir'de bulunan galerime bir tane çocuk yolluyor. Orada benim çalışanlarım numarasını alıyor. Öğlen bu çocuğu, arıyorum: 'Evren'in dosyada adı geçiyor, yüz yüze görüşmemiz lazım' diyor, irtibata geçiyorlar. Ben de efendim tabii ki de muhatap olmuyorum. Daha sonra ailesiyle de belgelerini sunuyorum. Dün sordurduk efendim, 'Evren'e hiçbir haber yollamadım' diye. Efendim kızının mesajı, kendi el yazısı, eşinin yazıları... Onları da size sunacağım efendim.

Sayın Başkan, Ümit Polat'ın tekrardan söylediğim gibi efendim bir benim beyanım bakın efendim, Ümit Polat bana zaten o kadar adım... Gidiyor ki efendim hiçbir suçlamada da bulunmuyor. Ümit Polat'la yakın dostumuz, arkadaşımız olduğu gerçektir zaten efendim ben bunu da savcılık ifademde de söylemiştim. Daha sonra eşinin 'Bize bizzat artık muhatap olmayın', efendim bu da ne zaman oluyor, Mayıs ayında, 'İfade gitmeyin, bizle muhatap olmayın, bizden uzak dur' demesiyle ondan sonra görüşmelerimiz sonlanmıştır.

Sonra kendisi cezaevine girmiştir. Efendim. Ümit Polat'ın 3 Eylül'de beyanları dışında 15 tane gizli tanık, 86 taneye yakın etkin pişman, binlerce sanık ve kolluk kuvvetlerinin bir yıllık araştırmasında hiçbir yerde adım geçmemektedir. İddianamede savcılığın iddialarında bulunduğu bütün soruların cevaplamaya çalıştım."

Siyaset Haberleri