İBB Davası’nda 13. celse: Savcı 7 kişinin tahliyesini istedi! Kadriye Kasapoğlu cezaevindeyken babası demans olmuş

107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere 407 kişinin yargılandığı İBB davasında dördüncü haftasında 13. celsede ilk tahliye talepleri geldi. Tahliyesi talep edilenlerden biri olan Kadriye Kasapoğlu'nun avukatı, "Bunu söyleyeceğim için Kadriye Hanım'dan özür dilerim ama şimdi söylemeyeceğiz de ne zaman söyleyeceğiz. Babası, kızı cezaevindeyken demans oldu" dedi.

İBB Davası'nda dördüncü haftaya girilirken gözler bu kez savunması henüz tamamlanmayan tutuklu sanıkların avukat beyanlarına ve mahkemenin tutukluluk değerlendirmesine çevrildi.

Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, anbean tüm gelişmeleri canlı olarak aktarıyor.

20.50 | DURUŞMA YARIN DEVAM EDECEK

Savcılık tarafından tahliyeleri talep edilen 7 kişinin avukatlarının mütalaaya karşı beyanlarının ardından duruşmaya, yarın devam edilmek üzere ara verildi.

17.30 | ARANIN ARDINDAN AVUKAT BEYANLARINA DEVAM EDİLDİ

Mehmet Çağlar Kuru'nun avukatı Naci Kazan müvekkilinin 19 yıldır İBB'de çalıştığını ancak iddianamede Savunma Elektronik'te çalışıyormuş gibi yer aldığını belirtti. Kazan, Kuru'nun Hüsnü Şen ile karıştırıldığını ifade etti.

"DOSYANIN YAZILMASINA 10 GÜN KALA EKLENDİ"

Nuri Cem Ceylan'ın avukat Cansu Çiftçi ise, müvekkilinin isminin 9 yerde geçtiğini, bunun 6'sının kimlik tespiti olduğunu belirtti. Müvekkilinin şehir plancısı olduğunu ancak İBB Hanem projesinden suçlandığına da dikkati çeken Çiftçi, "İBB Hanem projesinin ne olduğu bilinmiyor. İddianamenin yazılmasına 10 gün kala eklendi" dedi.

Zehra Keleş'in avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin ödüllü bir sosyolog olduğunu, örgüt üyesi olarak gösterildiği şemada yer alanlarla tek bir telefon kaydı dahi olmadığını ifade etti.

AVUKATTAN MÜTALAA ELEŞTİRİSİ: "KİŞİLER ARASINDA AYRIMA GİDİLDİ"

İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz savcılığın mütalaasınını eleştirerek, "Hangi objektif kriterlerle bu talep yapıldı. Kişiler arasında ayrıma gidilmiştir. müvekkilimiz hakkındaki suçlamalara dayanak olarak gösterilen raporun içerisinde müvekkilimizin ismi geçmiyor; isnat edilen suçlamalarla herhangi bir ilgisinin ve bilgisinin olmadığı da açık ve net bir şekilde görülüyor" dedi.

Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, müvekkilinin tutuklanma gerekçesinin iddianamede yer almadığını ifade etti. "Bu bir iddianame değil hissiyatnamedir" diyen Koçoğlu, itirafçı Naim Erol Özgüner'in İBB Hanem projesinin sahibi olduğunu ancak bu projeden yargılanmadığını belirtti.

"MÜVEKKİLİM ALEVİ. ALEVİLERE KARŞI OLUMSUZ DUYGU BESLEYEBİLİR Mİ?"

Mahir Gün'ün avukatı Gamze Keleş, müvekkilinin Ekrem Edit isimli hesabı hiçbir çıkar gözetmeden oluşturduğunu belirtti. Savcılığın fotoşoplu bir görseli alıp araştırmadan iddianameye koyduğunu ifade eden Keleş, "Müvekkilim Alevi. Alevilere karşı olumsuz duygu besleyebilir mi?" dedi. Gün'ün avukatının tahliye talebinin ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, "Bu genç adamı ben tanımıyordum. Burada tanıdım, Ekrem Edit'miş. Soyadından dolayı casusluk dosyasında Hüseyin Gün ile karıştırıyordum. Bu nasıl bir durumdur, yazıktır" diyerek tepki gösterdi.

"HUKUKİ KARŞILIĞI OLMAYAN SUÇTAN TUTUKLU"

Mustafa Akın'ın avukatı Berfin Rabia İstek, müvekkilinin 10 ayı aşkın süredir tutuklu olduğunu ve 'özel vasfa haiz üye' statüsünde bulunduğuna dikkati çekti ve "İddia makamı Yargıtay içtihatlarından bahsetmiş. Özel vasfa haiz diye bir şey yok Yargıtay içtihatlarında. Mustafa Akın hukuki olarak bir karşılığı olmayan suçtan 10 aydır tutuklu" dedi.

"MÜVEKKİLİMİN KALP PİLİNİN OMZUNA KADAR KAYDIĞI TESPİT EDİLDİ"

Savcılığın tahliyesini talep ettiği Davut Bildik'in avukatı Burak Güngör söz aldı. Hapiste kalp pilinin neredeyse omzuna kadar kaydığı tespit edilen Bildik'in gözaltı kararı bile olmadan tutuklandığını söyleyen Güngör, başkanlık konutunun kamera kayıtlarının silindiği iddiasına yönelik, "Cihaz sağlam. Nerede olduğunu kendisi gösteriyor. Delil karartmak isteyen bir insan sizin aradığınız cihazı neden size teslim etsin" dedi.

"BABASI, KIZI CEZAEVİNDEYKEN DEMANS OLDU"

İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu'nun avukatı Elif Bozyiğit, müvekkilinin işi gereği sık sık telefon görüşmesi yapmakta olduğuna değindi. Ekrem İmamoğlu'nun yıllardır kullanılmayan telefonundan temin edilen bir delil olmadığını belirten Bozyiğit'in ardından Kadriye Kasapoğlu'nun bir diğer avukatı Mehmet Can Seyhan söz aldı. Seyhan, cep telefonunun İBB'ye ait olduğunu ve İBB'nin demirbaşı olduğunu belirtti.

Avukat Mehmet Can Seyhan, "Bunu söyleyeceğim için Kadriye Hanım'dan özür dilerim ama şimdi söylemeyeceğiz de ne zaman söyleyeceğiz. Babası, kızı cezaevindeyken demans oldu. Öncesinde ziyarete geliyordu ama artık gelemiyor çünkü kızını hatırlamıyor" dedi.

16.14 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Mahkeme Başkanı Hüseyin Gün'ün de salona getirileceğini söyledi. Duruşmaya 1 saat ara verildi.

CANLI- AVUKATLAR TAHLİYE BEYANLARINDA BULUNMAYA BAŞLADI 13.05

Mehmet Çağlar Kuru'nun avukatı Naci Kazan, İBB iddianamesinde sık sık görülen bir hatayı dile getirerek tahliye talebini mahkemeye sundu. Avukat Kazan, müvekkilinin 19 yıldır İBB'de çalıştığını ancak iddianamede Savunma Elektronik'te çalışıyormuş gibi yer aldığını belirtti. Kazan, Kuru'nun Hüsnü Şen ile karıştırıldığını ifade etti.

Nuri Cem Ceylan'ın avukat Cansu Çiftçi ise, müvekkilinin isminin 9 yerde geçtiğini, bunun 6'sının kimlik tespiti olduğunu belirtti. Müvekkilinin şehir plancısı olduğunu ancak İBB Hanem projesinden suçlandığına da dikkati çeken Çiftçi, "İBB Hanem projesinin ne olduğu bilinmiyor. İddianamenin yazılmasına 10 gün kala eklendi" dedi.

Zehra Keleş'in avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin ödüllü bir sosyolog olduğunu, örgüt üyesi olarak gösterildiği şemada yer alanlarla tek bir telefon kaydı dahi olmadığını ifade etti. İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz ise, savcılığın 7 kişini tahliyesini talep etmesine yönelik, "Mütalaa için verilen 1 saatlik ara bir zaman kaybı. Hangi objektif kriterlerle bu talep yapıldı. Kişiler arasında ayrıma gidilmiştir. müvekkilimiz hakkındaki suçlamalara dayanak olarak gösterilen raporun içerisinde müvekkilimizin ismi geçmiyor; isnat edilen suçlamalarla herhangi bir ilgisinin ve bilgisinin olmadığı da açık ve net bir şekilde görülüyor" dedi.

Avukat Yağmur Kavak, Zafer Keleş'in 65 yaşında olduğunu ve birçok hastalığı olduğunu belirtti ve "Yalnızca bir tane ifadeyle tutuklandı. O da etkin pişmanlıktan yararlanan Ertan Yıldız'ın ifadesi" dedi. Kavak, "Haksız süren tutsaklık sürecinin perşembe günü sona ereceğine inanıyoruz" ifadelerini de kullandı. Kavak ayrıca, 5 Nisan avukatlar gününü hatırlatarak, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın da tahliye edilmesini talep etti.

Avukat Yağmur Kavak, Zafer Keleş'in 65 yaşında olduğunu ve birçok hastalığı olduğunu belirtti ve "Yalnızca bir tane ifadeyle tutuklandı. O da etkin pişmanlıktan yararlanan Ertan Yıldız'ın ifadesi" dedi. Kavak, "Haksız süren tutsaklık sürecinin perşembe günü sona ereceğine inanıyoruz" ifadelerini de kullandı. Kavak ayrıca, 5 Nisan avukatlar gününü hatırlatarak, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın da tahliye edilmesini talep etti.

Mütalaanın ardından Yol Bakım Daire Başkanı Seyfullah Demirel'in avukatları Yeşim Gül ile İnci Demirel tahliye taleplerini sundu. Avukat Gül, emniyette ve savcılıkta müvekkilinin ifadesinin alınmadığını, Sulh Ceza Hakimliği'nde ise hakimin Demirel'in sözünü keserek tutuklama kararı verdiğini söyledi. Ardından Zafer Keleş'in avukatı Yağmur Kavak tahliye talebi için söz aldı.

Iraz Bayrak'ın avukatı Mehmet Burak Arkçı, müvekkilinin 2021'de işe başladığını, suçlama konusu İstanbul Senin uygulamasının 2019'da konuşulduğunu belirtti. İtirafçı Naim Erol Özgüner'in işe alması nedeniyle örgüt suçunun oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çeken avukat Arkçı, müvekkilinin üniversitedeki hocası tarafından yönlendirilerek İBB'ye başvurduğunu ve CV'si başarılı bulunduğu için işe alındığını belirtti.

Emrah Yüksel'in avukatı Hayrettin Berksoy, müvekkilinin Hüseyin Gün'ün hiyerarşisi altında gösterildiğini ancak hiçbir temaslarının olmadığını belirtti. Yüksel ve Gün arasında 5 kaydı olması nedeniyle suçlandığını ancak baz kaydının herkes arasında olabileceğine değinen Berksoy'un ardından Esra Bulduk'un avukatı Ruşen Ali Nergiz söz aldı. Müvekkilinin hapis cezası alsa bile tutuklu kaldığı sürenin infaz için yeterli olduğuna dikkati çeken Nergiz, Anayasa ve AİHS'e uyulması çağrısı yaptı.

İBB DAVASI'NDA SAVCI 7 KİŞİNİN TAHLİYESİNİ İSTEDİ | 12.45

İBB Davası'nda savcı mütalaasını açıkladı. Savcı 7 kişinin tahliyesini istedi. Tahliye edilmesi istenen isimler şöyle:

Sırrı Küçük (Özgür Karabat'ın şoförü), Fatih Yağcı (Ağaç AŞ satın alma şefi), Evren Şirolu (iş insanı), Kadriye Kasapoğlu (İmamoğlu'nun özel kalem müdürü), Davut Bildik (ISBAK çalışanı), Ali Üner (iş insanı), Ebubekir Akın (iş insanı).

Duruşma savcısı mahkemede şunları ifade etti:

Başkanım, yargılamanın genel aşamasında, tutukluluk ve tahliye durumu değerlendirildiğinde; sanıklardan Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şiroğlu, Ebubekir Akın, Davut Birlik ve Kadriye Kasapoğlu yönünden mevcut delil durumu, sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine; diğer sanıkların bu şamada mevcut tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi mütalaa olunur.

ARA VERİLİRKEN NOT DİYALOĞU YAŞANDI 11.25

İBB davasının 13’üncü gününde, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun hukuki değerlendirmesinin ardından mahkeme salonunda dikkat çeken bir diyalog yaşandı. Mahkeme Başkanı’nın, yanlışlıkla kendisine ulaştırılan bir not kâğıdıyla ilgili açıklaması salonda gülüşmelere yol açtı.

Mahkeme Başkanı, notun “Sayın Başkanım” diye başlaması nedeniyle kendisine hitaben yazıldığının düşünüldüğünü belirtti. Notta Ekrem İmamoğlu’yla ilgili olabileceği değerlendirilen ifadeler bulunduğunu söyleyen Başkan, bu tür not alışverişlerinin denetime tabi konular arasında görüldüğünü kaydetti.

Mahkeme Başkanı şöyle dedi:

“Oturumu kapattıktan sonra tarafıma bir not kâğıdı getirildi. Bu notun, avukatlarımızdan biri tarafından bırakıldığı anlaşılıyor. Daha önce de şu hususta uyarıda bulunmuştuk: Sanıklarla savunma alışverişi yapıldığı yönünde jandarma tarafından sürekli şikâyetler geliyor. Bu nedenle konuyu hassasiyetle takip ediyoruz.”

Mahkeme Başkanı şöyle devam etti:

“Not ‘Sayın Başkanım’ şeklinde başladığı için, bana hitaben yazıldığı düşünülerek görevli arkadaşlar tarafından tarafıma iletildi. Böyle bir not varsa, sahibine iade etmek isteriz. Ancak anladığım kadarıyla şu an sahip çıkan yok.”

Mahkeme Başkanı şöyle dedi:

“Notun içeriğini okumayı tercih etmedim. Fakat içinde ‘cumhurbaşkanı adaylığı’ ve ‘Dilek Hanım’ gibi ifadeler geçtiği belirtilince, Ekrem Bey ile ilgili olabileceğini düşündüm.”

Mahkeme Başkanı şu ifadeleri kullandı:

“Takdir edersiniz ki dosyada bir ‘örgüt’ iddiası da söz konusu. Bu nedenle bu tür not alışverişlerinin denetime tabi olması gereken hususlar olduğunu değerlendiriyoruz. Bu çerçevede de bir uyarı yapmış olayım. Sahibi çıkmadığına göre not şimdilik bizde kalsın; bu tür alışverişlere aracı olmak istemiyoruz.”

Bu sözlerin ardından Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında kısa bir diyalog yaşandı. Salonda gülüşmelere neden olan konuşmada, notun kim tarafından yazıldığı konusu netleşmedi.

Ekrem İmamoğlu şöyle dedi:

“Sizden daha güvenilir aracı mı olur Başkanım”

Mahkeme Başkanı şöyle yanıt verdi:

“Not ‘Sayın Başkanım’ diye başladığı için içeriğine vakıf olmak zorunda kaldık.”

Ekrem İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Size sorun olacaksa alabilirim, isterseniz. Sizde kalması sıkıntı olr. Siz deşifre ettiniz. Sizde kalsın; belki de sizindir… Ben alırsam daha iyi olabilir.”

Mahkeme Başkanı ise şöyle konuştu:

“Hayır, suç teşkil eden bir unsur yok. Sadece bazı ifadeleriniz, Dilek Hanım’ın cumhurbaşkanı adayı olarak hazırlanması şeklinde yorumlanmış. Size iletilmek istenmiş olabilir; ancak sahibini bilmiyoruz. Sahibi çıkarsa kendisine veririz.”

Açıklama istemiyoruz; sadece bu notun sahibini uyarmak istedik. Bu ortam, bu tür alışverişlere uygun değil. Daha dikkatli olunmasını rica ediyoruz.”

DURUŞMAYA MÜTALAA ARASI! 11.24

Mahkeme Başkanı duruşmaya 1 saat ara verdi. Dönüşte duruşma Savcısı 107 tutuklu hakkındaki mütalaasını açıklayacak

CANLI- İSTANBUL BARO BAŞKANI MEHMET PEHLİVAN ADINA SÖZ ALDI 10.52

İstanbul Barosu Başkanı Prof. İbrahim Kaboğlu ilk sözü aldı. İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan adına söz aldığını belirten Kaboğlu, tutukluluğun ölçülülük kuralını ihlal ettiğini söyledi.

CANLI- TUTUKLULAR SALONA ALKIŞLARLA GİRDİ 10.40

İBB Davası'nda tutuklular salona alkışlar eşliğinde getiriliyor. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' sloganı ile salona giriş yaptı. Saat 10.41 itibarı ile duruşmanın başladığı ifade edildi.

CANLI- AİLELER YAKINLARINA SESLENİYOR 10.36

Aileler, duruşma salonuna tutuklu olarak getirilen yakınlarına el sallayıp, "Günaydın" diye seslendi. Dava henüz başlamadı.

DÜN NELER YAŞANDI?

Dünkü 12. celsede, İmamoğlu aynı gün Silivri’de hem İBB davasında hem de ‘bilirkişi’ davasında hakim karşısına çıktı. ‘Bilirkişi’ davası 13 Temmuz’a ertelenirken, İmamoğlu mahkeme salonunda yargı sürecine ve hakkında açılan yeni soruşturmalara tepki gösterdi.

Günün ilerleyen saatlerinde iş insanı Ebubekir Akın, hakkındaki suçlamaların baz kayıtları ve mesafe verileri üzerinden kurulduğunu savunarak suçlamaları reddetti. Eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş ise hem tutuklanma sürecine hem de ihale iddialarına itiraz etti. Karataş’ın avukatı da dosyada isim ve HTS kayıtlarının karıştığını söyledi. Duruşma sonunda mahkeme, yargılamaya bugünden itibaren savunması henüz alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleriyle devam edilmesine karar verdi.

Siyaset Haberleri