İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada 9’uncu celse dün (24 Mart) akşam saatlerinde tamamlandı. Duruşmada Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. Gün boyunca hem Şahan’ın suçlamalara verdiği yanıtlar hem de bazı CHP’li milletvekillerinin adliye binasına alınmaması tartışma yarattı.
Celse, Şahan’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu’nun yönelttiği sorular ve mahkeme heyetinin değerlendirmeleriyle sona erdi. Mahkeme, duruşmaya bugün saat 10.00’da devam edilmesine karar verdi.
İki kez kanser hastalığı atlatan, cezaevinde 20 kilo kaybettiği için doktor reçetesi ile ek gıda takviyesi alan Beylikdüzü Belediye Mehmet Murat Çalık'ın bugün savunma yapması bekleniyor.
Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'den tüm gelişmeleri anbean takip ediyor.
CANLI- ŞAHAN'IN AVUKATI SAVUNMA YAPMAYA BAŞLADI 10.50
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın avukatı savunma yapmaya başladı.
Avukat Doğa Şanlıoğlu, şunları ifade etti:
"İlk olarak; soruşturmanın başlangıcından iddianamenin düzenlenmesine kadar yapılan tüm iş ve işlemler, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırı şekilde gerçekleştirilmiş ve süreç, anayasal hakların ihlali niteliğinde yürütülmüştür.
Soruşturma süreci boyunca, müvekkilimizin ifadesi dışında hiçbir belgeye erişemezken; gerçek olup olmadığı belli olmayan beyanlar üzerinden kuruma ve müvekkilin ailesine yönelik sorular sorulmuş, ancak bunlara cevap verme imkânı dahi tanınmamıştır.
Arama ve el koyma tutanakları ile çeşitli iddiaların televizyon kanallarında ve internet sitelerinde yayımlanması suretiyle, hukuka aykırı bir soruşturma yürütüldüğü kanaatindeyiz, efendim.
Tesis edilen yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin tamamı Anayasa’ya, özellikle de ölçülülük ilkesi bakımından aykırıdır.
Müvekkil, belediye başkanı sıfatıyla rahatlıkla davet edilip ifadesi alınabilecek bir kişidir. Nitekim kendisi de samimi ifadesinde bunu açıkça belirtmiştir: “Bir kilometre mesafedeyiz.”Buna rağmen, çokça dile getirildiği üzere, şafak baskınıyla evinden alınmasının hiçbir hukuki meşruiyeti bulunmadığı kanaatindeyiz.
İddianamenin ilk bakışta dahi, ondan beklenen akademik dil ve hukuki temellendirmeden uzak olduğu görülmektedir.
Şu an elimizde iki farklı iddianame bulunmaktadır: Biri savcılık tarafından basına servis edilen, diğeri ise imzalı olarak dosyada yer alan metin. Bu iki metin aynı değildir, sayfa sayıları dahi farklıdır.
Aynı iddianamede, müvekkilin bir yerde “örgüt yöneticisi” olarak nitelendirildiği ve bu kapsamda sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülürken; hem giriş hem de sonuç bölümünde “örgüt üyesi” sıfatıyla cezalandırılması talep edilmektedir. Bu durum açık bir çelişkidir.
Bazı eylemlerde şüpheli listesinde yer alan ve kendilerine somut fiil isnat edilen kişiler hakkında sonuç bölümünde cezalandırma talebi bulunmamaktadır. İddianamenin değerlendirme kısmında yer almayan bilgilerle, olaylara ilişkin anlatımlar arasında ciddi tutarsızlıklar söz konusudur.
Örneğin; bazı eylemlerde kişiler rüşvet iddiasıyla suçlanmakta, ancak aynı kişilerin beyanlarında bu iddiaların doğru olmadığı ifade edilmektedir. Yine aynı olay, bir yerde “irtikap”, başka bir yerde “rüşvet” olarak nitelendirilmektedir. Bu tür çelişkilerin hukuki izahı yapılmamıştır.
İddianamede uzun uzun örgüt suçunun unsurlarına yer verilmesine rağmen, rüşvet ve irtikap suçlarının unsurlarına ilişkin yeterli bir açıklama yapılmamaktadır.
Bu durum, suç vasfı belirlenirken keyfi tercihler yapıldığı izlenimini doğurmaktadır.
Ayrıca, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin temellendirme de hukuki açıdan yetersizdir. Bazı sanıklar bakımından, isnat edilen suçların niteliği gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması teknik olarak mümkün değildir.
Bununla birlikte, isnat edilen suçlar rüşvet ve irtikap gibi görev suçları olmasına rağmen, sanıkların görev tanımlarının araştırılmadığı görülmektedir. Dahası, kamu görevlisi olmayan kişiler de bu suçlar kapsamında fail olarak gösterilmiştir. İsnat edilen suçlarla ilgili herhangi bir soru sorulmamıştır, başlangıç şüphesi dahi bulunmamaktadır"
İMAMOĞLU'NUN AVUKATINDAN DİKKAT ÇEKEN 'KOPYALA YAPIŞTIR" SORUSU | 10.40
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Fikret İlkiz'in soruları üzerine Resul Emrah Şahan'ın hakkında tutuklama kararı verilen duruşmaya tek başına çıktığını öğrenildi. Ancak Ekrem İmamoğlu, Mahir Polat, Mehmet Ali Çalışkan ve Resul Emrah Şahan’ın aynı anda duruşmaya çıktığı şeklinde tutanak tutulduğu ortaya çıktı.
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Fikret İlkiz, Şahan'a sorular yöneltti.
Avukat Fikret İlkiz: Zor bir yerden sormayacağım. Siz, gözaltı tarihinizi unutmadığınızı biliyorum. 19 Mart tarihinde gözaltına alındığınızı ve 23 Mart 2020 tarihinde hakkınızda bir tutuklama kararı verildiğini ifade etmiştiniz. Bu tutuklama kararıyla ilgili olarak soruyorum: Hakkınızda tutuklama kararı veren Sulh Ceza Yargıçlığı yanına çıktığınızda tek başınıza mıydınız, yoksa yanınızda örneğin Ekrem İmamoğlu var mıydı?
Emrah Şahan: Tek başınaydım.
Avukat Fikret İlkiz: Tek başınıza çıktığınız o duruşmada, sonuçta hakkınızda tutuklama kararı verilince altını imzaladınız. Ayrıca duruşma sırasında yanınızda avukatınız da vardı ve kararın bir örneği size verildi, değil mi? Dava dosyasındaki 9 sayfalık tutuklama kararı var. Bunu da unutmadığınızı, üzerindeki saatin 11:40 olduğunu ve 23.03.2025 tarihinde bu tutuklama kararının verildiğini biliyorum. Dava dosyasında bulunan 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2025/348 sorgu sayılı ve Hâkim Songül Özdemir Aydoğdu imzalı 9 sayfalık bu tutuklama kararını size verdiler, değil mi? Öyle hatırlıyorum. Şimdi, bu tutuklama kararında özellikle dört şüpheli var: Ekrem İmamoğlu, Mahir Polat, Mehmet Ali Çalışkan ve siz, yani Resul Emrah Şahan. Bu tutanak böyle düzenlenmiş ya da bu şekilde kesilip kopyala-yapıştır yöntemiyle oluşturulduğuna göre; sizin ifadenize göre sorguda tek başınaydınız ve yanınızda sadece avukatınız vardı. Ama daha sonra, 9 sayfadan oluşan, kesilip yapıştırılmış ve dava dosyasındaki orijinalinde, üzerinde sizin ve vekilinizin imzası olan bu tutanağı mı verdiler size?
Emrah Şahan: Evet.
Avukat Fikret İlkiz: Çok teşekkür ederim.
BUĞRA GÖKCE'NİN DOĞUM GÜNÜ, İMAMOĞLU SARILDI 10.30
Tutuklu İPA Başkanı Buğra Gökce'nin bugün doğum günü olduğu öğrenildi. İzleyici kısmından Gökce'nin doğum günü kutlandı. Bunun üzerine de İmamoğlu, Gökce'ye sarıldı. İmamoğlu, "Hepiniz adına sarılıyorum" dedi.
ÇALIK'IN ANNESİ DURUŞMA KAPISINDA | 09.45
Bugün savunma yapması beklenen Mehmet Murat Çalık'ın annesi Gülseren Çalık, Silivri'ye geldi. Anne Çalık'ın mahkeme kapısı önünde beklediği görüldü.
DÜN NELER YAŞANDI?
9’uncu celsede ilk olarak sanıklardan Altan Ertürk ve avukatlarının savunmaları dinlendi. Günün ilerleyen saatlerinde kürsüye çıkan Resul Emrah Şahan, hakkındaki suçlamaların siyasi olduğunu savundu. Şahan, gözaltı sürecini eleştirdi, Kent Uzlaşısı dosyasına, Şişli’de yürüttüklerini söylediği belediye çalışmalarına ve imar dosyalarına ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu. Savunmasında özellikle Torunlar Center, Marmara Üniversitesi Nişantaşı Kampüsü, yılbaşı süslemeleri iddiaları ve belediyeye yönelik ‘rant’ suçlamaları üzerinde durdu.
Duruşmanın sonunda Ekrem İmamoğlu söz alarak Şahan’a, görev yaptığı dönemde kendisinden usulsüz, hukuksuz ya da menfaat odaklı herhangi bir talep gelip gelmediğini sordu. Şahan bu sorulara “hayır” yanıtını verdi. İmamoğlu ayrıca belediye meclis üyeleri ve iş yönlendirme iddialarına da değindi; mahkemeye de sürecin siyasetten arındırılması çağrısında bulundu. Mahkeme heyeti, celseyi tamamlayarak duruşmayı bugün devam etmek üzere erteledi.
Beyoğlu Belediyesi hakkında yazılan iddianamenin kabul edildiği, ancak birleştirme talebine ilişkin kararın daha sonra verileceği belirtildi.