Armağan Çağlayan'ın "Gör Beni" isimli programına konuk olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan; tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile olan dostluğunu ve 19 Mart gecesi yaşananları anlattı.
1968 yılında Sivas'ta doğan Aslan, üçüncü sınıfa kadar köyde eğitim gördüğünü belirterek; "Bir adam boyu kar yağdığını hatırlarım. Çocuk yaşta iki saat yürüyüp ölüm haberi götürdüğüm günleri unutamam" dedi.
10 Kasım'ın doğum günü olduğunu ifade eden İBB Başkan Vekili, doğum gününü bu zamana kadar hiç kutlamadığını belirterek; "Cumhuriyeti emanet ettiği gençler olarak o günü farklı yaşadık" şeklinde konuştu.
"TUVALET DE YIKADIM, YER DE SÜPÜRDÜM"
İstanbul’a kara lastik ayakkabıyla geldiğini anlatan Aslan, öğrencilik yıllarında bakkal çıraklığı yaptığını söyleyerek; "Ya sabah 05.30’da kalkıp bakkal açacaktım ya da okuyacaktım" diyerek gençlik dönemini özetledi.
Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşa ve Gemi Makineleri Mühendisliği mezunu olan Aslan; ekonomik nedenlerle mesleğine gemilerde başlayamadığını, bir dönem kasaplık yaptığını ve sanayide çalıştığını aktardı.
Aynı şirkette 33 yıl görev yaptığını belirten Aslan; "Tuvalet de yıkadım, yer de süpürdüm. Gece yarılarına kadar freze tezgahında kendimi geliştirdim. Genel müdürlük de yaptım. Küçük bir atölyeden dünyada ilk beşe giren bir şirket olduk" dedi.
"MAZBATAYI ALMADAN İŞ BİTMEZ"
Yaklaşık bir yıldır Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu olan Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile tanışmasını "hayata aynı yerden bakmak" ifadesiyle tanımlayan Aslan; Beylikdüzü döneminde Hasan İmamoğlu’nun kendisine "Oğlumu sana emanet ediyorum" dediğini aktardı. Aslan, 31 Mart sürecini anlatırken; "Mazbatayı almadan iş bitmez" diyerek hukuk ve irade vurgusu yaptı.
NURİ ASLAN 19 MART GECESİNİ ANLATTI
İmamoğlu'nun diplomasının iptal edildiğini 18 Mart akşamı öğrendiğini belirten Aslan, gece saat 03.30’a kadar belediyede kaldığını söyledi.
Sabah saatlerinde gelen telefonla Ekrem İmamoğlu’nun evinin polis ablukasında olduğunu öğrendiğini aktaran Aslan, Saraçhane’ye gidiş anını; "Babası size emanet etmiş, o da 'burası sana emanet' demiş. O anda dümeni tutmak zorundasınız" sözleriyle anlattı.
Sekiz gün boyunca Saraçhane’den ayrılmadığını belirten Aslan, böyle bir sürecin ülke adına bir daha yaşanmamasını temenni etti.
"CUMHURİYET'İN ÇOCUKLARI CUMHURİYET'E SAHİP ÇIKTI"
O gece yapılan değerlendirmelerde "Burayı terk edecek miyiz? Cumhuriyetin kalesini teslim edecek miyiz?" sorusunun gündeme geldiğini aktaran Aslan, Saraçhane’ye yürüyen gençler için "Cumhuriyet'in çocukları Cumhuriyet'e sahip çıktı" ifadelerini kullandı.
Bayram sabahı Beylikdüzü’nde namaz kıldıktan sonra Silivri’ye gittiğini söyleyen Aslan, ilk görüşmede yaşadığı duygusal anları paylaştı ve İmamoğlu’na; "Hiç üzülme. Bizim hizmetimiz millete ve Allah'adır. Bu millet çocuklarına sahip çıkacaktır" dediğini aktardı.
"TEK KORKUM HATA YAPMAK"
Konuşmasının sonunda, "Ben bir Cumhuriyet çocuğunun emanetini, bir Cumhuriyet çocuğu olarak taşıyorum" diyen Nuri Aslan; korkmadığını ancak tek endişesinin hata yapmak olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Tek korkum, bir hata yaparım da kardeşlerim bir gün daha fazla zindanlarda kalır mı diye."