Akar ve Soylu'nun "Türkiye'nin iki silahlı gücünün asker ile polis ve jandarmanın başında bulunan medyatik siyasetçiler" olduğunu belirten Yetkin, iki ismin bakan kalamamasında birden fazla etkenin rol oynadığını yazdı:
"Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan seçimi kazandığı durumda kabinesinde iki ismi yerinde tutma işaretini Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Ersoy’u milletvekili aday listesine koymayarak göstermişti; nitekim Erdoğan kazanınca görevlerine devam ettiler. Aynı şekilde bakanlıklarını sürdürme isteklerini gizlemeyen Soylu ve Akar’a da “Siz aday olmayın” diyebilirdi. Her iki siyasetçinin ümidi de son dakikaya dek sürdü ama Erdoğan 3 Haziran’da ilan ettiği kabinede ve başka ifadeyle yeni A-takımında onlara yer vermedi.
BİRKAÇ ETKEN ROL OYNADI
Örneğin Erdoğan’ın Soylu’yu Covid-19 salgının en kritik aşamasında Sağlık Bakanı Koca ile takışıp istifa etmesine rağmen, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin arka çıkmasının da etkisiyle yerinde tutmak zorunda kalmasını unuttuğunu sanmıyorum.
Aynı şekilde Soylu ve Akar’ın özellikle 2020-2021 döneminde bazı kamuoyu yoklamalarında beğeni düzeylerinin Erdoğan’ı yakalayıp geçme eğilimi gösterdiği, Meclis kulisinde Soylu’nun Erdoğan’dan sonra AK Parti’nin başına geçebileceği iddialarının yayılmasını da.
Soylu’nun son zamanlarda özellikle ABD ve Almanya’ya karşı Dışişlerini zor durumda bırakan dış politika çıkışları, Soylu ve Akar’ın PKK ile mücadelede medya görünürlüğü olarak öne çıkan rekabetleri de Erdoğan’ı rahatsız görünürlük rekabetinin de Erdoğan’ı çok memnun etmediği anlaşılıyor. Yeni MSB Yaşar Güler’in medya ilişkilerine Akar kadar açık olmak istememesi buna bağlanıyor.
Akar-Soylu-Fidan üçlüsünün PKK ile mücadelede özellikle 15 Temmuz’dan bu yana önleyici eylem ile daha önce alınmamış derecede mesafe aldığı ortada. Erdoğan, özellikle Soylu ve Akar bağlamında bunu ileriye yönelik siyasi kazananıma çevirme eğilimlerinin önünü kesmek istemiş olabilir.
YENİ A-TAKIMI
Erdoğan’ın önceki A-Takımında yer alıp şimdi Fidan gibi başka konumda devam eden bir diğer isim de İbrahim Kalın oldu. Cumhurbaşkanının Ulusal Güvenlik Danışmanı konumundaki Kalın artık MİT’in başında.
Onun yerine gelen Akif Çağatay Kılıç, A-Takımının yeni üyesi. Bu konumda ilk deneyimi de İsveç’in NATO üyelik müzakereleri gibi Türkiye’nin halen önündeki en önemli dış politika sorunlarından biri oldu. Erdoğan’ın Kalın’ın yerine Batı-odaklı bakışa sahip TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Kılıç’ı getirmesi de dikkat çekici bir gelişme.
İstanbul Valisiyken Erdoğan’ın Soylu’nun yerine İçişleri Bakanı atadığı İstanbul Valisi Ali Yerkilaya da A-Takımının yeni üyesi. Yerlikaya’nın ilk işleri arasında Soylu dönemi dosyalarına bakmanın da bulunduğu basına yansıdı."