TBMM’de İmralı Süreci'nde kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı ortak raporda “umut hakkı” başlığının yer alıp almayacağına dair belirsizlik sürüyor. AKP kulislerinde sürecin “umut hakkı” çerçevesinde ilerlediğine dair yorumlar yapılsa da, bu başlığın rapora girmemesi yönünde güçlü bir eğilim bulunuyor.
MHP cephesi ise “umut hakkı”nı sürecin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Parti içinden kurmaylar, bu başlığın kendi hazırladıkları belgelerde yer aldığını belirtse de, ortak raporda yer almasının komisyonun genel uzlaşısına bağlı olduğunu vurguluyor. Ancak metnin tıkanmaması için geri adım ihtimali de kulislerde konuşuluyor.
"YAZIYA DÖKÜLÜRKEN FRENE BASILIYOR"
Komisyon üyeleri arasında, “umut hakkı” başlığının en çok çekince yaratan konulardan biri olduğu ifade ediliyor. Sürecin artık teknik bir çalışmadan çok, iktidar içi siyasi dengeleri gözeten hassas bir zemine kaydığı yorumları yapılıyor. Komisyon kulislerinde şu ifade sıkça dile getiriliyor: “Konu konuşuluyor ama yazıya dökülürken frene basılıyor.”
Kurmaylar, bu başlığın komisyonda tartışıldığını ancak ortak metne girip girmeyeceği konusunda net bir uzlaşı olmadığını belirtiyor. Raporun gecikmesinin en önemli nedenlerinden birinin de bu başlıktaki çekimserlik olduğu ifade ediliyor.
AKP BU YÜZDEN TEDİRGİNMİŞ
AKP cephesinde, “umut hakkı”nın doğrudan metinde yer almasının kamuoyunda “siyasi jest” ya da “serbest bırakma adımı” olarak algılanabileceği görüşü hâkim. Bu nedenle ortak raporun asgari uzlaşı metni olarak kurgulanması, tartışmalı başlıkların ise daha sonra değerlendirilmesi isteniyor.
AKP’li üyeler, “umut hakkı” yerine infaz hukuku çerçevesinde daha teknik bir dil kullanılmasını öneriyor. Buna göre; “iyi hâl, şiddetten kopuş, örgütsel bağların sona erdiğinin tespiti” gibi kriterlerin öne çıkarıldığı bir yaklaşım benimseniyor. Bu tercih, parti tabanının güvenlik hassasiyetini gözetme ve toplumsal tepki riskini azaltma amacı taşıyor.
CHP'NİN GÖRÜŞÜ
Komisyona sunulan CHP raporunda “umut hakkı”na dair herhangi bir atıf bulunmuyor. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Kendi raporumuzda teröre bulaşmamış kişilerin dönüşüne ilişkin dahi özel bir öneri yer almıyor” açıklamasında bulunmuştu. CHP’nin ortak raporun kapsamının genişletilmesine ve yeni siyasi başlıklarla yüklenmesine mesafeli durduğu ifade ediliyor.
GÖZLER ERDOĞAN'DA AMA SUSKUN
Kulislerde, terör örgütü PKK'nın lideri Öcalan’a yönelik infaz rejimi tartışmalarının “umut hakkı” başlığı üzerinden dolaylı şekilde gündeme geldiği belirtiliyor. Ancak kurmaylar, doğrudan bir serbest bırakma çağrısının olmadığını özellikle vurguluyor. Yine de bu kavramın raporda yer almasının AKP içinde ciddi rahatsızlık yarattığı aktarılıyor.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın konuya dair sessizliği de dikkat çekiyor. Parti içi değerlendirmelerde Erdoğan’ın, henüz uzlaşı sağlanmamış başlıklarda erken bir siyasi pozisyon almak istemediği ve ortak raporun tamamlanmasını beklediği yorumu yapılıyor. Bu sessizliğin de rapor yazım sürecini etkilediği ifade ediliyor.
RAPORUN UZAMASININ NEDENİ OLDU
Kulislerdeki genel kanaate göre ortak raporun tamamlanamamasının temel nedeni, iktidar bloğu içindeki görüş ayrılıklarının açık biçimde metne yansıtılmak istenmemesi. Bu nedenle ya tartışmalı başlıkların tamamen dışarıda bırakılması ya da muğlak ifadelerle geçilmesi seçenekleri üzerinde duruluyor.
Eğer “umut hakkı” ortak raporda yer almazsa, konunun ilerleyen süreçte ayrı bir siyasi ve hukuki zeminde yeniden gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Bu yaklaşımın, ortak raporu kilitlemeden süreci devam ettirme amacı taşıdığı değerlendiriliyor.