Erdoğan Danıştay'ın kuruluş yıldönümünde konuştu: Yargı yetkisine hukuk dışı müdahele hoş karşılanmaz

Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan, "Şu bir gerçek ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının yasama veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi de yoktur" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın kuruluş yıl dönümü töreninde yargı ile siyaset arasındaki sınırlara ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Yargıya hukuk dışı müdahalelerin kabul edilemeyeceğini söyleyen Erdoğan, aynı zamanda yargının yasama veya yürütme üzerinde vesayet kuramayacağını belirterek, “Şu bir gerçek ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının yasama veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi de yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen “Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni”ne katıldı.

Erdoğan, konuşmasında reform iradesinin sürdüğünü belirterek idari yargının etkinliğini artırmaya yönelik adımların devam edeceğini söyledi.

Erdoğan, reform gündemine ilişkin olarak şunları söyledi:

“Şunun bilinmesini isterim ki reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür. Kamu idaresinde etkinliği, hesap verilebilirliği, katılımı ve şeffaflığı artıracak yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Kamu idaresi yanında idari yargı yolunun etkinliğini artırma hedefi de reform gündemimiz içindeki öncelikli yerini koruyor.”

Erdoğan, idari yargı sisteminin daha etkin işlemesi için çalışmaların süreceğini ifade etti. Erdoğan, “İçinde bulunduğumuz dönemde daha etkin, daha hızlı, daha adil bir idari yargı sistemi için çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Kıymetli arkadaşlar, adalet ve doğrulukla hükmetmek, kamusal yetkileri bir tahakküm aracı olarak değil, halka hizmetin bir vasıtası olarak görmek, milletin emanetini ve sorumluluğunu taşıyan herkesin asli vazifesidir” dedi.

"YARGI ORGANLARININ OBJEKTİF HAREKET ETMESİ..."

Yargı organlarının tavrının büyük önem taşıdığını söyleyen Erdoğan, “Yargı organlarının objektif, adil, anayasanın ve yasaların çizdiği sınırlar içerisinde kalarak hareket etmesi, şüphesiz diğer tüm kurum, kuruluş ve şahısların tavırlarından çok daha önemlidir. Bu konuda oluşabilecek en küçük ihmalin veya ihlalin faturasını sadece ilgili merciler değil, millet ve devlet olarak hepimiz ödüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin çıkarını gözetmek mecburiyetindeyiz”

Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin geleceği ve huzuru için ortak sorumluluk vurgusu yaptı. Erdoğan, “Madem hepimiz bu ülkenin vatandaşlarıyız, öyleyse Türkiye'nin çıkarını, Türkiye'nin geleceğini, Türkiye'nin huzurunu gözetmek mecburiyetindeyiz. Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaksa, bu ancak topyekûn bir mücadele ile gerçekleşebilir” dedi.

Erdoğan, konuşmasında FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini de şu sözlerle hatırlattı.

“Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Başta yassı ada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay'ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık'ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık.”

Erdoğan, yargı yetkisinin kullanımı sırasında tartışmalı örnekler yaşandığını belirterek, “Yargı yetkisi kullanılırken yorumda sınırların zorlandığı, hukuki mütalaa ile siyasi mülahaza arasındaki çizginin bulanık hale geldiği hadiselere tanık olduk. Bunların hepsi ve daha fazlası halen hafızalarımızdadır” dedi.

YARGIYA SİYASİ MÜDAHALE ELEŞTİRİSİ

Erdoğan, yargıya hukuk dışı müdahalelerin kabul edilemeyeceğini söyledi. Erdoğan, “Şu bir gerçek ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının yasama veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi de yoktur” ifadelerini kullandı.

Anayasanın yargı yetkisini hukuka uygunluk denetimiyle sınırladığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Anayasamız yargı yetkisini hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı tutmuş, bu yetkinin bir yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağını belirtmiştir. Yani hukuki denetim yetkisini yargı mercilerine verirken, idari takdir yetkisini idare lehine saklı tutmuştur. Kuşkusuz bu iki konuyu birbirinden kesin sınırlarla tefrik etmenin zorluğu, bazen tartışmalı kararlara ve eleştirilere neden olabilmektedir. Ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Tam tersine yapıcı eleştirinin düzeltici, iyileştirici, dönüştürücü etkisinden en geniş biçimde istifade etmenin yollarını aramalıyız.”

"SOSYAL MEDYA ÇIĞIRINDAN ÇIKTI"

Erdoğan, sosyal medyadaki linç kültürüne de tepki gösterdi. Erdoğan, “Sosyal medyada artık iyice çığırından çıkan, giderek daha beyinsiz ve seviyesiz bir hal alan linç kültürünü, elbette bunun dışında tutuyorum. Çünkü bu linç kimi zaman siyasetçiye, kimi zaman yargıya, kimi zaman bürokrasiye, kimi zaman da sokaktaki vatandaşa yönelmektedir. Hak ve adalet arayışına hizmet etmekten ziyade bir operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır” dedi.

Erdoğan, konuşmasının devamında Danıştay’ın temelini oluşturan Şura-i Devlet’in kuruluş sürecini hatırlattı. Erdoğan, “Değerli dostlar, Danıştay'ın temelini oluşturan Şura-i Devlet 1868 yılında kurulduğunda, Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat Fermanı'yla başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasındaydı. Şura-i Devlet'in teşekkülünden 8 yıl sonra maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasamız yürürlük bulmuştur” ifadelerini kullandı.

Anayasaların devletle vatandaş arasındaki ilişkiyi belirlediğini söyleyen Erdoğan, “Malumunuz anayasalar hem devletin temel organizasyonunu, hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukuk üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel dayanağı da anayasal metinlerdir. Kanuni Esasi'yi takip eden dört anayasaya rağmen, Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir” dedi.

Erdoğan, mevcut anayasa tartışmalarına ilişkin olarak şunları söyledi:

“Kurucu anayasalarımız dışında son iki anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkânıyla önümüzde duruyor. Anayasayı darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip, topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp, toplumun kendisinin belirleyip, devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız.”

Erdoğan, yeni anayasa konusunu reform gündeminin üst sıralarında tutacaklarını belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Böyle bir anayasa ile inanıyorum ki; hem hukuku, hem demokrasiyi, hem devleti, hem de milleti aynı anda koruyacak, bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi, matematik hesabının üstünde, zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle değerli heyetinizi bir kez daha selamlıyor,”

Siyaset Haberleri