CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tutukluların avukatlarıyla görüşmelerine yönelik açıklamalarına sert sözlerle yanıt verdi. Emir, yapılmak istenen düzenlemenin savunma hakkını fiilen ortadan kaldıracağını savundu.
"KUMPASIN İTİRAFINI YAPMIŞ"
Murat Emir, Gürlek’in açıklamalarını eleştirerek şöyle dedi:
“AKP’li siyasetçi Akın Gürlek, ‘somut delil’ kılıfına gizleyerek, savunma hakkını fiilen bitirecek ve avukatların müvekkilleri ile görüşmelerini kısıtlayacak yeni bir kumpasın itirafını yapmış.”
Emir, Gürlek'in hukuk devleti vurgusuna da "Bize hukuk devleti masalı okumayın!" sözleri ile tepki gösterdi.
"HANGİ SOMUT DELİL"
İBB davasına dikkat çeken Emir, İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın dosyasını işaret ederek şöyle konuştu: “Masumiyet karinesi diyorsunuz, İBB davasından tutuklu Avukat Mehmet Pehlivan dosyasına dönüp bir bakın. Hangi somut delil var?”
Düzenlemenin siyasi amaç taşıdığını savunan Emir, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Amacınız hukuku korumak değil; kumpas davalarıyla siyasi rehin aldığınız başkanlarımızı ve cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu dört duvar arasında avukatsız ve savunmasız bırakmak.
Avukatları kriminalize ederek yargıyı daha da silahlaştırmanıza izin vermeyeceğiz.
Aklınıza kazıyın; savunma susmadı, susmayacak!
AKIN GÜRLEK NE DEMİŞTİ?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, avukatların müvekkilleri ile 24 saat görüşmesinin doğru olmadığını savunmuştu. 80 baro ve Türkiye Barolar Birliği de Gürlek tepki göstermişti.
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da bir süredir CHP'li milletvekilleri ile cezaevinde görüşmediği öğrenilmişti.
Gürlek, avukat-müvekkil görüşmesine ilişkin tartışmada bugün şu açıklamayı yapmıştı:
- “Ancak hiçbir hak sınırsız değildir. Ceza infaz kurumlarında, somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıktığında, kanuna dayalı, hâkim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirler alınabilir. Bu, savunma hakkını kaldırmak değil, kötüye kullanımın önüne geçmektir.
- Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var.
- Tutukluların suçluluğu henüz kesinleşmediğinden orada masumiyet karinesi var ancak avukatlarının örgütsel süreçlerin bir parçası olması, aynı şekilde içeriden aldığı talimatları da dışarı iletmesi hukuk devletinde kesinlikle kabul edilemez.
- Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, bu konuda somut şartlar aranacak yani bir kere mahkeme kararı olacak, ikincisi de somut bir tespit olacak. Böyle bir durum ortaya çıkarsa.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da “Avukatla terör suçlarında ya da örgüt suçlarında hâkim kararıyla somut delil olması durumunda yapılan kısıtlamalar makuldür” diyor.
- Bizim yasamızda bu konuda bir düzenleme olmadığından bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu anlattık. Bu illa yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey de yok.”