Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden 'karanlık finansman' haberine tepki

Boğaziçi Üniversitesi’nden bir grup akademisyen, Yenişafak’ta yer alan ve açtıkları davaların “karanlık finansmanla” yürütüldüğü iddiasına tepki gösterdi. Akademisyenler, yargı yoluna başvurmanın anayasal hak olduğunu vurguladı, davaların bireysel olarak yürütüldüğünü ve masrafların kişisel olarak karşılandığını belirtti.

Boğaziçi Üniversitesi’nden bir grup akademisyen, iktidar medyası organı Yenişafak’ta yer alan ve 2021’den bu yana açılan davaların arkasında “karanlık bir finansman” bulunduğu iddiasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Akademisyenler, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve hedef gösterme içerdiğini belirtti.

Yeni Şafak'ın ismine değilnilmeden yapılan açıklamada 16 Şubat 2026 tarihli köşe yazısında dava sayılarının abartıldığı ve davaların masraflarına ilişkin “karanlık finansman” ithamıyla akademisyenlerin hedef alındığı vurgulandı.

Metinde, anayasal hakların kullanılmasının kriminalize edilmesinin kabul edilemez olduğu belirtilerek şu cümleler yer aldı:

“En temel anayasal haklarımızı kullanarak yürütmekte olduğumuz hukuk arayışımızın kriminalize edilmesi kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sistemine başvurmak, her yurttaşın en tabii hakkıdır.”

Açıklamada, hukuki denetim talebinin anayasal bir hak olduğu hatırlatıldı ve kadro alımlarına ilişkin açılan davaların gerekçesi şu ifadelerle aktarıldı:

“Akademik teamüllere tamamen aykırı bir şekilde ve çoğu zaman da hukuk kuralları göz ardı edilerek verilen ilanlarla, ilgili bölümlerin iradesi yok sayılarak kadrolaşma amacıyla gerçekleştirilen öğretim üyesi alımlarına karşı ilgili bölümlerimizden birçok öğretim üyesi dava açmışlardır ve açmaya da devam edeceklerdir.”

"SORGULANMASI GEREKEN REKTÖRLÜKTÜR"

Davaların önemli bir bölümünün kazanıldığı belirtilen açıklamada, masraflara ilişkin iddialara da yanıt verildi:

“Nitekim, açmış olduğumuz davaların kayda değer bir miktarı kazanılmıştır. Kazanılan davaların masraflarını davaların muhatabı olan üniversite yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının—yani bizlerin—vergileri üzerinden ödemektedir. Sorgulanması gereken, davalara konu olan kararları ya bilerek ya da yeterince düşünmeden alan mevcut Rektörlük makamıdır.”

“Her hukuki sürecin meşruiyetine ‘karanlık finansman’ iddiasıyla gölge düşürme çabasının oluşturabileceği hasarların boyutunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” denilen açıklamada, her davanın ilgili öğretim üyesi tarafından avukatlarla istişare edilerek yürütüldüğü ve masrafların kişisel olarak karşılandığı ifade edildi.

Metinde, bu masrafların mütevazı düzeyde olduğu ve iddia edilen yüksek meblağlarla ilgisinin bulunmadığı vurgulandı.

Açıklama, şu ifadelerle sona erdi:

“Unutmayalım ki, Boğaziçi Üniversitesi’nin liyakat temelli yapısına verilen darbeler aslında gençlerimizin iyi ve kaliteli eğitim alma hakkını hedef almaktadır. Bizler, anayasal haklarımız çerçevesinde, Boğaziçi Üniversitesi’nde yanlış ve usulsüzce yürütüldüğünü düşündüğümüz işlemleri adalet adına hukuka taşıdık ve taşımaya devam edeceğiz.”

Siyaset Haberleri