AKP’li Zeynep Alkış, HÜDA PAR’ın kadınların endişe ve kaygı duyacakları güçte olmadığını savunarak, ‘Kadını siyasette gösterme noktasında Yeniden Refah’ın önüne geçmiş durumdalar’ dedi. Alkış "Tabii güç ellerine geçtiğinde söylemleri ve eylemleri farklı olabilir. Ama şu an bir otokontrol içindeler" dedi.
AKP Siyasi ve Hukuk İşleri Başkan Yardımcısı Zeynep Alkış, 6284’ün kaldırılması gerektiğini savunan HÜDA PAR’ın kadınların endişe ve kaygı duyacakları güçte olmadığını savundu. Alkış, “HÜDA PAR’ın kadınlarla ilgili konularda AK Parti’nin düşüncelerine göre hareket edeceğini düşünüyorum” dedi.
Alkış, HÜDA PAR’ın “Kendilerini ifade ediş şekillerinde, kadın haklarını ele alışları İslam doğrultusunda” olduğunu dile getirerek, “Kadını siyasette gösterme noktasında Yeniden Refah’ın önüne geçmiş durumdalar” ifadelerini kullandı.
Cumhur İttifakı ortaklarından Yeniden Refah Partisi, Düzce'de milletvekili adaylarının propagandasını yapabilmek için hazırladığı minibüsün üzerindeki görsellerde sadece erkek adayların fotoğraflarına yer verdi. Kadın adayın ise ismine yer verilirken fotoğrafı karartıldı.
'NORMALDE EKRANA KADIN ÇIKARMAZLAR'
Gazete Duvar'dan Meral Candan'a konuşan AKP’li Zeynep Alkış şöyle konuştu:
"Açıkçası HÜDA PAR ile ilgili bir itirafta da bulanayım; son dönemde kadınları ekrana çıkarmaları beni çok şaşırttı. Kendilerini ifade ediş şekillerinde, kadın haklarını ele alışları İslam doğrultusunda. En son HÜDA PAR Kadın Kolları Başkanı Münevver Aktaş’ı dinledim. Normalde HÜDA PAR ekrana kadın çıkarmaz. Kadını siyasette gösterme noktasında Yeniden Refah’ın önüne geçmiş durumdalar. Türkiyelileşme iddiasındalar. Yerel siyasette talepleri ve istekleri farklıydı. Ama Türkiyelileşme sürecine girdikten sonra değişti. İttifaka girme amaçları da buydu. Son dönemde onlara yapılan tüm eleştirilere karşı kadın kollarından birilerini ya da kadınlarla ilgili çalışanları sahaya sürdüklerini görüyorum. Bu kadın hareketi açısından aslında önemli ve kıymetli bir adım. HÜDA PAR’ın kadınlarla ilgili konularda AK Parti’nin düşüncelerine göre hareket edeceğini düşünüyorum.
Bunu, onların nazarında söylüyorum çünkü onları yerelden çok iyi tanıyorum. Bütün bu ideolojik hareketler, kendi içlerinde yapacakları devrimin kadınsız olmayacağının farkında. HÜDA PAR da o çizgiye geldi. Kadın perspektifinden baktığımda böyle düşünüyorum. Yani HÜDA PAR da Türkiyelileşmenin önünde kendi adına aşacağı en önemli şeyin, kadın görünürlüğünü ve varlığını siyasete yansıtmak olacağının farkına vardı. Belki Türkiye adına kadınlar olarak kazanımımız, bu olabilir. Hangi fikirde olursa olsunlar, kadınların ortak paydada bulaşabileceği bir yer olabiliyor.
‘KADINLARI EKRANA ÇIKARDILAR, SÖZCÜ YAPTILAR’
Bunu çok vicdani ve insani duygularımla söylüyorum; hatta partizanlık da yaparak söylemiyorum, etki ve yetki alanları, bunu yukarıya taşıyacak güçte değil. Bunu yönlendiren en önemli güç de Recep Tayyip Erdoğan ve oluşturduğu yönetim grubudur. Kadınları ekrana çıkardılar, sözcü yaptılar… Normalde peçeli olsa dahi kadınları göstermeyen, seslerini dinletmeyen bir gruplar. Dolayısıyla ısrarla ekranlara kadınları çıkardılar.
‘KADINLARIN SİYASETTE GÖRÜNÜR OLMASINI İSTİYOR’
HÜDA PAR’dan tanıdığım isimler var. Daha yeni jenerasyon isimler ve kadınların siyasette görünür olmasını istiyor. Benim de kaygılarım vardı ve kendilerinden bu yönde cevaplar aldım. Ama geçmişte bu konuda böyle düşünmüyorlardı, bunu da söyleyelim.
‘OTOKONTROL İÇİNDELER’
HÜDA PAR kadınlar üzerinden Türkiyelileşme adımını atmış oldu ama olumsuz anlamda değil. Ben HÜDA PAR’ın kadınların endişe ve kaygı duyacakları güçte olduğunu düşünmüyorum. Tabii güç ellerine geçtiğinde söylemleri ve eylemleri farklı olabilir. Ama şu an bir otokontrol içindeler.”