Akın Gürlek 80 baronun bildirisine yanıt verdi! "Hiçbir hak sınırsız değildir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İBB soruşturmalarında birçok kez dile getirilen “tutukluluk istisnaidir” tepkilerine ilk kez yanıt verirken, 80 baronun avukat-müvekkil görüşmelerine ilişkin açıklamalarına dair de sessizliğini bozdu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İmralı Süreci'nde yasal düzenleme tartışmalarının TBMM çatısı altında yürütüleceğini vurgularken; “Umut Hakkı” tartışmasında “genel af” olmayacağını söyledi.

Gürlek, İBB soruşturmalarında çokça yöneltilen 'tutuklama istisnadır' eleştirilerine de ilk kez yanıt verdi.

Uyuşturucu ve yasadışı bahis operasyonlarına ilişkin “somut delil” vurgusu yapan Gürlek, 80 baronun avukat görüşmelerine yönelik olası kısıtlamalara yönelik tepkisine de ilk kez yanıt verdi.

Sosyal medyada kimlik doğrulama, sahte hesaplarla mücadele ve yeni anayasa ihtiyacı gibi konularda da değerlendirmelerde bulunan Gürlek, 81 ilin başsavcıları ile de toplantı yapacağını açıkladı.

80 BARONUN TEPKİSİNE YANIT VERDİ

İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun cezaevindeki görüşmeleri nedeniyle tartışmaya açılan avukatların müvvekilleri ile 24 saat görüşebilme tartışması bitmedi.

80 baro ve Türkiye Barolar Birliği, Akın Gürlek'in görüşmelere 'kısıtlama' getirilebilir açıklamasına tepki göstermişti.

Baroların tepkisi üzerine ilk kez konuşan Gürlek, yaklaşımı şöyle özetledi:

"Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle sözkonusu olamaz. Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek

Ancak hiçbir hak sınırsız değildir. Ceza infaz kurumlarında, somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıktığında, kanuna dayalı, hâkim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirler alınabilir. Bu, savunma hakkını kaldırmak değil, kötüye kullanımın önüne geçmektir."

Görüşmelerin delil karartma ya da talimat aktarımı aracı hâline gelmesi halinde hukuk devletinin kayıtsız kalamayacağını söyleyen Gürlek, "Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var" dedi.

Herhangi bir kesinleşmiş kararı olmayan tutukluların da cezaevindeki görüşmelerine ilişkin Gürlek şöyle konuştu:

"Tutukluların suçluluğu henüz kesinleşmediğinden orada masumiyet karinesi var ancak avukatlarının örgütsel süreçlerin bir parçası olması, aynı şekilde içeriden aldığı talimatları da dışarı iletmesi hukuk devletinde kesinlikle kabul edilemez"

Getirmek istediği avukat-müvekkil görüşmesi düzenlemesinde “somut şartlar” aranacağını belirten Gürlek, şunları ifade etti:

"Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, bu konuda somut şartlar aranacak yani bir kere mahkeme kararı olacak, ikincisi de somut bir tespit olacak. Böyle bir durum ortaya çıkarsa

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da “Avukatla terör suçlarında ya da örgüt suçlarında hâkim kararıyla somut delil olması durumunda yapılan kısıtlamalar makuldür” diyor.’

Bizim yasamızda bu konuda bir düzenleme olmadığından bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu anlattık. Bu illa yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey de yok."

"TUTUKLAMA İSTİSNAİDİR" TEPKİSİNE DE İLK KEZ YANIT VERDİ

Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in sık sık dile getirdiği, "Tutuklama en istisnai tedbirdir" açıklamalarına da ilk kez yanıt verdi.

Hürriyet'ten Hande Fırat'a konuşan Gürlek şunları ifade etti:

“Yürütülen soruşturmalarda kuvvetli şüphe sebepleri bulunmaması halinde tutuklama tedbirine başvurulmamakta. Dosyaların kapsamını bilmeyerek ya da kimi zaman çarpıtarak yapılan yorumlara kamuoyumuzun itibar etmemesi gerekir.

Yargı; şahısların isimlerine, ünvanlarına bakmaz. Somut olarak suç var mı, yok mu, kuvvetli suç şüphesi var mı yok mu buna bakar. Hâkim-savcı buna göre değerlendirme yapar. Tutuklama bir istisnadır, şartları vardır. Üstelik yargının kendi arasında bir kontrol mekanizması da bulunmaktadır.

Cezaevlerindeki doluluk oranlarını da yakından takip ediyoruz. Modern, ıslah odaklı kurumlar inşa ediyoruz. Bugün cezaevlerindeki tutuklu oranı yüzde 15 civarında, bu oran geçmişte çok daha yüksekti.

Yeni Yargı Reformu Stratejisi kapsamında infaz dengesini yeniden ele alıyoruz. Amacımız cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, infazda adaleti güçlendirmek ve sistemi daha hakkaniyetli hâle getirmek. Şunu net söyleyeyim: Bu düzenlemeler asla suçla mücadelede bir zafiyet anlamına gelmeyecektir.”

İmralı Süreci'nde TBMM Komisyonu’nun raporunu açıklamasının ardından yasal düzenleme ihtimali yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin Meclis çatısı altında yürütüldüğünü vurguladı.

Gürlek, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesinin kritik eşik olduğunu belirterek, "En kritik eşik, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi. Bu tespiti de devletin güvenlik birimleri yapacaktır ve takipçisi olacak. Yapılacak çalışmaların hukuki altyapısı da büyük oranda bu tespit ve teyit sürecinin sonuçlarına göre olacak" dedi.

Yasal düzenleme adresine ilişkin olarak da Gürlek,"Yasal düzenleme yapılacaksa bunun adresi elbette ki Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Adalet Bakanlığı olarak biz de bu sürece teknik olarak destek veririz ama sürecin ana aktörü Meclis" dedi.

Gürlek, “Af algısı” tartışmalarına ise şu ifadelerle yanıt verdi:

‘Net ifade edeyim; yapılacak olası düzenlemelerin genel affa dönüşmesi sözkonusu değil.’

Gürlek, olası düzenlemelerin “cezasızlık” anlamına gelmeyeceğini söyleyerek şöyle konuştu:

"Yapılacak olası düzenlemeler cezasızlık anlamına gelmeyecek. Kapsamın ne olacağına da yine Meclis karar verecek. Süreç şeffaf, hukuka uygun ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütülecek"

Gürlek, ağırlaştırılmış müebbet ve terör suçları bakımından mevcut durumu da anlattı.

Gürlek, terör suçlarında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığını belirterek, "Dolayısıyla mevcut hukuk düzeninde bu kişiler için “umut hakkı” şeklinde bir uygulama zaten bulunmuyor"dedi.

Yeni bir düzenleme olup olmayacağına ilişkin kararın TBMM’de şekilleneceğini vurgulayan Gürlek, "Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusu ise yasama organının, yani TBMM’nin takdirinde. Süreç orada şekillenecek" dedi.

Sürecin kişilere özel değil, toplumsal ihtiyaçlara göre ele alınması gerektiğini belirten Gürlek, "Burada şahıslara değil, yani şahsi bir düzenleme değil, genel olarak toplumun ihtiyaçları ve söz konusu sürücün zarar görmemesine ilişkin bir çalışma yapmamız lazım" dedi.

Gürlek, hedefi de şöyle tarif etti: ‘Amaç, terörsüz bir Türkiye hedefi ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi çerçevesinde değerlendirme yapılması.’

Koşullu salıverilme tartışmalarına ilişkin olarak da Gürlek, şunları dile getirdi:

"Halihazırda idam cezasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan suçluların cezaları bakımından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması sözkonusu olamayacak"

UYUŞTURUCU OPERASYONLARI VE ÖZEL HAYAT

Bakan Gürlek, özel hayatın sosyal medyada tartışılmasına karşı olduklarını vurgulayarak, "Hiç kimsenin özel hayatının sosyal medya üzerinden tartışılmasını istemiyoruz. Herkesin özel hayatının korunması gerekiyor. Savcı, hâkim sadece suç var mı yok mu buna bakar" dedi.

Soruşturmaların “soyut iddialar” üzerinden yürütülmediğini söyleyen Gürlek, "Kamuoyuna yansıyan soruşturmaların hiçbiri soyut iddialardan ibaret değildir. Uyuşturucu testine gönderilen hiçbir şüpheli böyle bir soyut iddia üzerine gönderilmemektedir" dedi.

Operasyonların dayanağına ilişkin de Gürlek, "Operasyonlar ya da test uygulamaları soyut iddialarla yapılmaz, somut delillere dayanır." dedi.

SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ, "KLAVYE DELİKANLILIĞI KİMLİK YAPILACAK"

Gürlek, sosyal medyada kimlik doğrulama ve sahte hesaplarla ilgili öngörülen düzenlemeyi şu ifadelerle anlattı:

"Yapılacak düzenleme ile bir kişi sosyal medyada itibar suikastı yapıyorsa, açık kimliği ile yapacak.

‘Klavye delikanlılığı yapan açık kimliği ile yapacak"

Gelecek düzenleme ile birlikte de bir geçiş süreci olacağını belirten Gürlek, "Bunun için bir geçiş süreci olacak. O süre içinde kişinin gerçek hesaba geçmesi gerekecek. Geçmiyorsa sahte hesaplar kapatılacak" dedi.

Gürlek, yurt dışındaki vatandaşlar için de düzenlemenin geçerli olacağını şöyle belirtti:

‘Bu, yurtdışından vatandaşlarımız için de geçerli olacak. Aynı şekilde pasaportla doğrulama olacak, cep telefonuna da bir doğrulama mesajı gelecek.’

81 İLİN SAVCILARINI TOPLAYACAK

Gürlek, 81 ilin başsavcıları ile toplantı yapacağını açıkladı:

"81 ilin başsavcısını zaten kendim yakın zamanda toplayacağım. Mesajımız şu olacak; yasadışı bahis, uyuşturucu, sanal kumarda tavizsiz mücadelemiz olacak. Ellerindeki dosyalarda hassasiyet göstermelerini isteyeceğiz.

Yasadışı bahisle ilgili belki kanun düzenlemesine ihtiyaç olabilir. Düzenlemenin teşvik etme, reklam yapma gibi konuları içermesini planlıyoruz"

Siyaset Haberleri