Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak rapor hazırlama sürecine ilişkin; TİP Milletvekili Ahmet Şık ile EMEP Genel Başkan Yardımcısı İskender Bayhan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u ziyaret etti.
Ziyaret çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayhan, "nihayet şükür kavuşturana" diyerek raporu aldıklarını belirterek "Bu konudaki sitemlerimizi de ilettik tabii. Eleştirilerimizi de paylaştık ama bu raporun bu kadar geç elimize ulaşması çarşamba günü komisyon toplantısı öngörülen tarih ve bunun sonuçlandırılması gibi bir şeyin bizi zora sokacağını bir kez daha ifade ettik. Hızlıca partilerimizin yetkili kurullarıyla biz de konuşup, görüşüp bir an önce rapora ilişkin düşüncelerimizi netleştireceğiz" dedi.
Raporu basından öğrendiğini belirten Bayhan, ayrıntıları şu anda bilmediklerini ifade ederek şunları söyledi:
"Ayrıntılarını bilemiyoruz şu anda raporun ayrıntılarını okumak üzerine belli konular üzerine Numan Başkan bizimle hem Komisyon Başkanı olarak hem de Meclis Başkanı olarak kendisinin önemsediği hususları paylaştı. Onları dinleyebildik, küçük notlar alabildik.
Şimdi raporu okuyacağız ve rapora ilişkin düşüncelerimizi çarşambaya kadar olgunlaştırıp kendisine de o zamana kadar değişiklik önerilerimize dair ön düşüncelerimizi ayrıca ön bir yazıyla da iletebileceğimizi konuştuk. Bütün bunları çarşambaya kadar yapmaya çalışacağız. Ne kadar mümkün olursa..."
"ŞERHSİZ BİR RAPORUN ÇIKMASI ZOR GÖRÜNÜYOR"
Raporun kendileri açısından önemli olduğuna değinen Bayhan, "Bu ülkede halkın önemli bir kesimi PKK'nin silah bırakacağına inanıyor. Bu sürecin sonunda silahları bırakıp artık Türkiye'de çatışmalı dönemin sona ereceğine inanıyor" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Halkımızın bir diğer önemli kesimi de saray iktidarının bu süreci kendi çıkarlarından bağımsız gerçekten bu halkın çıkarına barışçıl demokratik çözüm temelinde sürdüreceğine inanıyor. Dolayısıyla bu rapor eğer iki kesimin de kaygılarını giderecek en azından bu konuda umut verecek komisyonun çalışmalarını güç verecek komisyona güven verecek komisyonun daha doğrusu atacağı adımlar ve Meclis'in atacağı adımlara güven verecek içerikte olursa iyi olur."
Bayhan, rapora şerh düşülüp düşülmeyeceğine ilişkin, "Basına yansıdığı kadarıyla ve gördüğümüz kadarıyla ısrarla bir oy birliği ve şerhsiz bir rapor düşünülüyor ama şu anda bile gördüklerimiz kadarıyla bu çok zor görünüyor. Bu komisyondan oy birliğiyle şerhsiz bir raporun çıkması zor görünüyor" değerlendirmesinde bulundu.
"Oybirliğinin hangi başlıklarda çıkması zor görünüyor?" sorusuna Bayhan, şöyle yanıt verdi:
- "Bunu raporu belki okuyunca anlamak mümkün. Basına yansıyan bölümleri ile kendisine de söylediğim bölüm raporun içeriği açısından değil. Bir bütün olarak yedi başlıktan oluşuyor rapor. Hızlı baktığımızda yedi bölümden uzun bir ekler bölümü var.
- Kapsam açısından iyi yani öyle düşündüğümüzde ama içerik açısından bir şerhsiz rapor olur mu bunu raporu okuduktan sonra kesinleştirmek mümkün. Partilerimizin yetkili kurulları açısından da bakacağız artık. Bu son noktayı paylaşacağız çarşamba günü."
"RAPORDA, "UMUT HAKKI" KAVRAMI GEÇMİYOR"
Bayhan, raporda 'umut hakkı'nın geçip geçmediğine yönelik soruya ise şu yanıtı verdi:
- "Yok, 'Umut hakkı'nın zaten Feti Yıldız açıklamada da söyledi. Biz Başkan'a onu da özellikle sorduk. O 'adı geçmeden üstü kapalı düzenlenebilir' denen formülle herhalde çözülmüş. Onun ayrıntısına bakmamız lazım. Öyle bir bilgilendirme oldu. Raporda, 'Umut hakkı' kavramı geçmiyor."
"10 YIL ÖNCEKİ ÇÖZÜM SÜRECİ RAPORUNUN GERİSİNDE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"
TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise şerhsiz ve oy birliği ile çıkıp çıkmayacağı konusuna toplantıda şu an için yani üstünkörü bakabildiklerini belirterek şunları söyledi:
"İlerici tespitler ve öneriler de var ama sorunun tarifine ve kök nedene inme konusunda çok fazla eksiği olduğunu gördüm. Hızlıca baktığımda belki okuduğumda kanaatim değişebilir ama benim gördüğüm kadarıyla orada büyük bir eksiklik var. Hatta şöyle bir ifade kullanabilirim.
Bir önceki sürecin yani 10 yıl önceki sürecin komisyonu AKP ve bir BDP'li arkadaşımızdan oluşuyordu. AKP'li üyelerin yazdığı bir rapor vardı.
Sorunun tespitleri açısından o raporun gerisinde olduğunu düşünüyorum. Sadece görebildiğim kadarıyla tabii eğer yanılıyorsam zaten çıkıp özürümü dilerim ama hızlıca baktığımda o raporun gerisinde olduğunu söyleyebilirim."
İçinde "Kürt meselesi" diye bir tanımın olmadığı bir raporun kabul edilemeyeceğini söyleyen Şık, "Kürt meselesi diye bir tanım göremedim anlatabiliyor muyum? O zaman biz neyi tartışıyoruz diye bir soru işareti var. Bir de çok açık söyleyeyim birtakım yasal değişiklik önerilerinde bulunuluyor ya da yasaların ısrar edilmesine dair öneriler var ama çok açıkça şu da ortada bu ülkede sadece yargının hukuk normlarına uyması için bir yasal düzenleme gerekmiyor. O yasal düzenleme gerektirmeyen alanlara dair bir adım atılması gerektirdi. Maalesef bugüne kadar atılmadı. Bu da ben de ve Partim de kocaman bir soru işareti olarak duruyor" dedi. (ANKA)