Yapay zekâ çağında eğitim liderliği: Dönüşümü kim yönetecek?

 TÜRKİYE VE EĞİTİM HEPİMİZİN
Şahin Aybek yazdı: Yapay zekâ çağında eğitim liderliği: Dönüşümü kim yönetecek?

“YZ çağında eğitim liderleri, birer teknoloji lideri olmak için mücadele etmelidirler.”

Prof. Dr. Mehmet Sincar ile eğitimde yapay zeka kullanımını konuştuk.

EĞİTİMDE YAPAY ZEKA KULLANIMINI NASIL ELE ALALIM HOCAM?

Yapay zekâ, insanlığın önündeki zorlukların üstesinden gelmek ve yeni fırsatlar yaratmak için kullanılan gelecek odaklı bir teknolojidir. Bu teknoloji bir çok bilim alanında olduğu gibi eğitim de kullanılmaktadır. Eğitimde yapay zekâ (YZ) entegrasyonu, bir “yazılım güncellemesi” değil; kültürel ve pedagojik bir paradigma değişimidir. Bu noktada asıl odak noktası, YZ’nin hangi insani değerler ve pedagojik amaçlar çerçevesinde kullanıldığıdır. Bu nedenle eğitim liderliği öğrenme ekosisteminin mimarı olarak hareket etmelidir. Mevcut eğitim anlayışı hâlâ ortalama öğrenciyi hedeflerken, YZ her öğrenciyi kendi öğrenme hızına göre yakalayabilmektedir. Bu nedenle gerçek dönüşüm, teknolojiyi sınıfa sokmak değil, öğretmenin rolünü “anlam inşa ediciliği” ile güçlendirebilmeli ve pedagojik bir pusula oluşturmalıdır. Bu bağlamda şu beş soruya verilecek cevap oldukça önemlidir.

YAPAY ZEKÂ EĞİTİMİ NASIL DÖNÜŞTÜRÜYOR?

Kişiselleştirilmiş öğrenme: İmkân ve sınır

Eğitim sistemleri uzun yıllar boyunca “ortalama öğrenciye” göre tasarlandı. Oysa her sınıfta hız, ilgi ve öğrenme biçimi farklı olan öğrenciler var. Yapay zekâ destekli sistemler öğrencinin hata örüntülerini analiz ederek ona özel içerik sunabiliyor. Örneğin bir öğrenci matematikte işlemsel hatalar yaparken diğeri problem kurmada zorlanabilir. Sistem bu ayrımı fark edip farklı türde alıştırmalar üretebilir. Bu önemli bir imkândır. Çünkü öğretmenin 30 öğrencinin mikro düzeyde tüm ihtiyaçlarını aynı anda takip etmesi gerçekçi değildir. Ancak burada kritik bir sınır var:
Kişiselleştirme yalnızca içerik seviyesinde kalırsa yüzeysel olur. Öğrencinin öğrenme motivasyonu, öz düzenleme becerisi ve anlam kurma süreci hâlâ insan rehberliği gerektirir. Yapay zekâ bireyselleştirme kapasitesi sunar; ama pedagojik yön hâlâ öğretmendedir.

Öğretmenin rolü: Derinlik kazanımı

İnternet tarihi açısından uzun zaman önce bilgiye erişimin sınırları kalktı. Üretken yapay zekânın hayatımıza girmesiyle birlikte öğrenciler birkaç saniyede kapsamlı bir metin üretebilir hale geldiler. Bu durum ilk bakışta öğretmenin rolünü zayıflatıyor gibi görünebilir. Oysa aslında roller değişiyor. Eğitim liderleri ve öğretmenler öğrencilerinin ödevlerini tamamen yapay zekâ ile hazırladıklarını fark ettiğinde ödevleri yasaklamak yerine YZ kullanımına ilişkin bir yol haritası belirleyebilir. Öğrencilerden; ödevlerini eleştirmelerini ve alternatif bir bakış açısı geliştirmelerini isteyebilir. Bir anda üretim değil, analiz ön plana çıkmış oluyor. Teknoloji pedagojinin yerine geçmiyor; pedagojiyi destekliyor. Liderlerin görevi teknolojiyi değil, öğrenmeyi merkeze koymaktır.

EĞİTİM LİDERLERİ BU DÖNÜŞÜMÜ NASIL YÖNETMELİDİR?

Dönüşüm belirli somut hedefler söz konusu olduğunda gerçekleşir. Bu nedenle eğitim liderleri tamamen gönüllü öğretmen ve öğrencilerle -dahil edilebiliyorsa velilerle- küçük bir ekip oluşturarak eğitim odaklı YZ teknolojilerinin deneneceği bir süreç oluşturmalıdır. Elde edilen başarılı ve başarısız sonuçlar önyargısız olarak tartışılmalıdır. Bu yaklaşım iki sonuç doğurur: 1-Direnç azalır. 2- Kurumsal öğrenme gerçekleşir. Yapay zekâ çağında liderlik kontrol değil, öğrenme kültürü inşa etmektir. Bu kültür oluşmaya başladığında “daha iyi bir öğrenme mümkün mü?” sorusu artık rutin bir soru haline gelir. Böylece teknoloji öğrenme için vitrin olmaktan ziyade gerçek ve etkili bir araç haline gelir.

ZORLUKLAR NELERDİR?

Eğitim liderleri yapay zekâ teknolojilerini okullarda kullanmak isterken çeşitli zorluklarla karşılaşabilir. Öncelikle bu teknolojilerin nasıl kullanılacağını anlamak ve doğru şekilde uygulamak önemli bir konudur. Yapay zekâ eğitim için büyük fırsatlar sunsa da bu fırsatları değerlendirmek için doğru kararlar alınması gerekir. Eğitim liderleri yalnızca teknolojiyi okula getirmekle sorumlu değildir; aynı zamanda bu teknolojinin eğitim sürecine uygun şekilde kullanılmasını da sağlamalıdır. Bunun için öğretmenlerle, öğrencilerle ve diğer paydaşlarla birlikte hareket etmek gerekir. Ayrıca yeni teknolojilerin uygulanması bazen dirençle karşılaşabilir. Bazı öğretmenler veya çalışanlar yeni sistemlere alışmakta zorlanabilir. Bunun yanında eğitim liderlerinin teknolojinin eğitim üzerindeki etkilerini iyi analiz etmesi gerekir. Yapay zekâ araçlarının gerçekten öğrenmeyi destekleyip desteklemediğini değerlendirmek önemlidir. Eğitim liderleri aynı zamanda teknolojinin getirdiği etik sorunları ve veri güvenliği konularını da düşünmek zorundadır. Bu nedenle yapay zekânın okullarda kullanılması sadece teknik bir konu değildir; aynı zamanda yönetim, planlama ve iş birliği gerektiren bir süreçtir.

YZ KULLANIMI SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ NASIL BİR PROFİLE SAHİP OLMALIDIR?

Öğrencilere nasıl düşüneceklerini öğretmelidir. Yani bir bilginin doğru olup olmadığını nasıl anlayacaklarını göstermelidir.

Yapay zekâyı akıllıca kullanmayı öğretmelidir. Yapay zekâdan yardım alırken sorgulamayı ve doğru sorular sormayı öğretmelidir.

Her öğrencinin farklı olduğunu bilmelidir. Bazı öğrenciler hızlı öğrenir, bazıları daha fazla zamana ihtiyaç duyar. Öğretmen bunu fark edip herkese uygun öğrenme yolları bulmalıdır.

Merak uyandırmalıdır. Öğrenciler “Bunu neden öğreniyoruz?” diye sorduğunda cevap verebilmeli ve onları araştırmaya teşvik etmelidir.

İyi bir rehber olmalıdır. Öğretmen bazen anlatan kişi değil, öğrencilerin keşfetmesine yardım eden bir yol gösterici olmalıdır.

Kısaca geleceğin öğretmeni, teknolojiyi etkili kullanan, düşünmeyi öğreten ve öğrencilerin meraklı olmalarını sağlamak için çabalayan bir rehber olmalıdır.

GELECEĞİN EĞİTİM LİDERLERİ NASIL OLMALI?

Eğitim liderleri sadece okulu yönetmez; aynı zamanda eğitimin geleceğini planlarlar.

Yapay zekâ ve teknolojiyi doğru şekilde okullara kazandırmalıdır.
Ama teknolojiyi sadece araç olarak görmeli, eğitimin merkezinde yine insanın olduğunu unutmamalıdır.

Öğretmenlerin gelişmesini desteklemelidir.
Öğretmenlerin yeni yöntemler öğrenmesine ve kendilerini geliştirmesine fırsat vermelidir.

Adil ve etik kararlar almalıdır.
Yapay zekâ kullanılırken öğrencilerin haklarının korunmasına dikkat etmelidir.

Değişime açık olmalıdır.
Dünya hızla değiştiği için eğitim sistemini de sürekli geliştirmelidir.

Ortak bir öğrenme kültürü oluşturmalıdır.
Okulu sadece ders yapılan bir yer değil, herkesin birlikte öğrendiği bir topluluk haline getirmelidir.

Özetle, YZ çağında eğitim liderleri, birer teknoloji lideri olmak için mücadele etmelidirler.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Eğitim Haberleri