Vergi ve SGK borçlarına yeni düzenleme: Vatandaşa nefes değil, yeni faiz yükü getiriliyor

 Sosyal Güvenlik Uzmanı
Mehmet Akif Cenkci yazdı: Vergi ve SGK borçlarına yeni düzenleme: Vatandaşa nefes değil, yeni faiz yükü getiriliyor

Türkiye’de milyonlarca esnaf, işçi, üretici ve işveren bugün ekonomik olarak ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Ankara ise yine “yapılandırma” adı altında sorunu zamana yaymaya çalışıyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıkladığı yeni düzenlemeye göre, SGK borçlarında taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılıyor. Teminatsız tecil limiti de 1 milyon liraya yükseltiliyor.

İlk bakışta kulağa olumlu geliyor.

Fakat işin içine girince tablo değişiyor.

Çünkü vatandaşın sorunu taksit süresinin kısa olması değil.

Vatandaşın sorunu, faiz yükü altında artık nefes alamıyor olmasıdır.

Bugün kamu borçlarında uygulanan gecikme zammı aylık yüzde 3,7 seviyesinde. Bunun yıllık karşılığı yaklaşık yüzde 44.

Tecil faizi ise yüzde 39.

Yani devlet vatandaşa şunu söylüyor:

“Borcunun üzerine devasa faiz yükü binecek. Sonra ben sana bunu uzun vadeye böleyim.”

Bu rahatlatma değil.

Bu, borcu büyüterek zamana yaymaktır.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yürüttüğü ekonomi politikası zaten piyasadaki nakdi kurutmuş durumda.

Krediye ulaşmak zor. Finansman maliyetleri yüksek.

Esnaf satış yapamıyor, üretici maliyetin altında eziliyor, KOBİ’ler ayakta kalmaya çalışıyor.

Bugün küçük işletmeler aynı anda şunları ödemeye çalışıyor:

Vergi borcu,

SGK primi,

Maaşlar,

Kiralar,

Enerji giderleri,

Banka kredileri,

Çek ve senetler…

Peki bu tabloda devlet ne yapıyor?

E-haciz uyguluyor.

Banka hesaplarına bloke koyuyor.

Şirket hesapları yetmiyor, şahsi hesaplara kadar müdahale ediliyor.

Sonra da çıkıp “72 ay taksit yaptık” deniliyor.

Oysa mesele vade değil.

Mesele, vatandaşın artık ödeme gücünü kaybetmiş olmasıdır.

Bugün Anadolu’daki binlerce esnafın borcunun önemli kısmını artık ana para değil faiz oluşturuyor.

İnsanlar çalışıyor ama borç küçülmüyor.

Kazandıkça faiz büyüyor.

İşte tam da bu yüzden mevcut düzenleme sahadaki gerçeğe temas etmiyor.

Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı göstermelik bir taksit düzenlemesi değil; kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir yapılandırmadır.

Ne yapılmalı?

Öncelikle gecikme zamları makul seviyeye çekilmeli.

Tecil faizleri düşürülmeli.

Biriken faiz yükünün önemli bölümü silinmeli.

SGK ve Genel Sağlık Sigortası borçları kapsamlı şekilde yapılandırma kapsamına alınmalı.

Çünkü vatandaşın borcunu ödeyebilmesi için önce o borcun ödenebilir hale gelmesi gerekir.

Ekonomi yalnızca rakamlardan ibaret değildir.

Ekonomi; kepenk kapatmayan esnaftır, maaşını zamanında alan işçidir, üretime devam eden işletmedir.

Esnaf ayakta kalamazsa vergi de toplanamaz.

İşveren nefes alamazsa istihdam da korunamaz.

Üretici çökerse ekonomi büyüyemez.

Sosyal devlet anlayışı, vatandaşını faiz yükü altında ezmek değil; ona yeniden ayağa kalkabileceği bir alan açmaktır.

Bugün yapılması gereken çok nettir:

Sadece borcu erteleyen değil, gerçekten çözüm üreten; düşük faizli, kapsamlı ve halkın yükünü hafifleten gerçek bir vergi ve SGK yapılandırmasıdır.

Çünkü vatandaş artık nefes almak istiyor.

Ekonomi Haberleri