Türkiye Hürmüz Boğazı'nda garantör ülke olmak zorunda

 TÜRKİYE VE EĞİTİM HEPİMİZİN
Şahin Aybek yazdı: Türkiye Hürmüz Boğazı'nda garantör ülke olmak zorunda

Dr. Hamit Çelik ile İran-ABD savaşını konuştuk…

Dr. Hamit Çelik

Sayın Dr. Çelik, mevcut İran-ABD savaşında bölgedeki ana aktörlerin (Türkiye, Arap ülkeleri, Körfez ülkeleri, İran, ABD ve İsrail) gerçek hedefleri ve çıkarları nelerdir?

Türkler, Araplar ve Körfez Ülkeleri:

  • Güçlü bir İran istemiyorlar. Çünkü güçlü İran, Arap monarşilerinin sonu demektir.
  • Hürmüz Boğazı'nın tamamen ABD kontrolüne geçmesini de istemiyorlar.
  • İki büyük korku arasında sıkışmış durumdalar.

İran:

  • Rejimini korumak ve hayatta kalmak istiyor.
  • Toprak bütünlüğünü korumak istiyor.
  • Kürt ve Azeri tehdidini bertaraf etmek istiyor.

ABD:

  • Ortadoğu'dan onurlu bir çıkış yapmak istiyor.
  • Aynı zamanda petrolü kontrol etmeye devam etmek istiyor.

İsrail:

  • Düşmanlarını (İran, Araplar, Türkiye) birbirine düşürmek istiyor.
  • Kaos ortamında güçlenmek istiyor.
  • En net stratejiye sahip aktör konumunda.

---

İran rejimi için en büyük iç tehdit nedir? "Etnik birlik" senaryosu (Kürtler ve Azeri Türklerin birleşmesi) gerçekleşirse İran'ı nasıl bir gelecek bekliyor?

İran için Büyük Tehdit:

  • İran rejimi için en büyük korku, Kürtler ve Azeri Türklerin birleşmesidir.
  • Askeri güçten daha büyük bir kırılma noktasıdır.

Etnik Birlik Gerçekleşirse:

  • Mevcut İran devleti parçalanır.
  • Azeri Türkler kendi devletini kurar.
  • Kürtler kendi devletini kurar.
  • Fars kökenli nüfus, kendi bağımsız devletini kurar.
  • Mollalar rejimi tarihe karışır.

---

İran'ın parçalanması neden bir "felaket senaryosu" olarak değerlendiriliyor?

Yeni İttifak:

  • İranın Parçalanma sonrası kurulacak yeni devletlerden özelikle nüfusu 20-25 miliyon olan Fars kokenli insanlardan oluşan bağımsız bir Acem devleti, hemen ABD ve İsrail'le ittifak yapar. suanki molla rejimine muhalifl olanlarda bu Fars kökenli acemlerdir. Suan Yuzde 50 sinde fazlası İsrail ve ABD işgaline destek veriyorlar . Çoğunlukla yurt dışında yaşıyorlar

Tarihsel gerçek: Yahudiler ve Farslar kendilerini diğer halklardan üstün görür.

  • Her iki aktör de kaos ortamında beslenir ve çatışmadan güç devşirir.

Üçlü İttifakın Hedefi:

  • Ortadoğu petrolünün tamamını kontrol etmek.
  • Arapları, Türkleri ve Kürtleri kuşatmak.
  • Onları kontrol altına almak.

Türkiye İçin Sonuçları (Felaket Senaryosu):

  • Güneyde dev bir düşman blokuyla karşı karşıya kalır.
  • Enerji hatları tamamen düşman kontrolüne geçer.
  • Bölgedeki Türk ve Kürt nüfus baskı altına alınır.
  • Yeni bir sömürge düzeni kurulur.

---

Tüm bu tehlikeler karşısında Türkiye'nin izlemesi gereken stratejik hamle nedir? "Hürmüz Boğazı'na garantörlük" fikrini açar mısınız?

Temel Strateji:

  • Türkiye felaket senaryosunu önlemek için derhal harekete geçmeli.
  • Hürmüz Boğazı'na garantör ülke olmalı.

Kullanılacak Kozlar:

  • Kürt kartı
  • Azeri kartı

Yapılacak Anlaşmalar (3 Ayaklı Strateji):

  • İran ile anlaşma: Mollalarla anlaş, rejimlerinin devamını garanti et. Karşılığında İran'ın toprak bütünlüğünü koru.
  • ABD ile anlaşma: Hürmüz Boğazı'na garantör ülke ol. Onlara onurlu bir çıkış yolu sun.
  • Körfez ülkelerine güvence: Türkiye'nin şemsiyesi altında güvende olacaklarını hissettir.

---

Bu garantörlük hamlesinden İran, ABD, Körfez ülkeleri ve dünya enerji piyasası nasıl kazançlı çıkar?

Taraf Kazanım:

  • İran Savaştan onurlu çıkış yapar. Rejimi devam eder. Toprak bütünlüğü korunur.
  • ABD Ortadoğu bataklığından kurtulur. Enerji güvenliği devam eder. Onurlu çekilme sağlanır.
  • Körfez Ülkeleri Güvenlik garantisi alır. İran tehdidinden korunur.
  • Dünya Enerji Piyasası İstikrar sağlanır. Petrol akışı normal seyrinde devam eder.

---

Peki bu stratejik hamle Türkiye'ye ne kazandırır? Diplomatik, stratejik ve jeopolitik kazanımlarımız neler olacaktır?

Diplomatik Kazanımlar:

  • Ortadoğu enerji piyasasında söz sahibi garantör ülke olur.
  • Hem İran hem Arap dünyası üzerinde etkili diplomasi yürütür.
  • ABD ile ilişkilerde eli güçlenir.

Stratejik Kazanımlar:

  • Zamanla Körfez ülkeleri, kendiliğinden Türkiye'nin güvenlik şemsiyesi altına girer.
  • Azeri Türkler ve Kürtlerle işbirliği yaparak İran'ı dengede tutar.
  • Bölgedeki tüm aktörler arasında denge unsuru olur.

Jeopolitik Kazanımlar:

  • Doğu ile Batı arasında güvenli enerji köprüsü olur.
  • Hürmüz Boğazı'nda söz sahibi olarak küresel güç haline gelir.
  • Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesinde masa başında olur.
  • Özet: Bölgenin kaderini belirleyen ülke konumuna yükselir.

---

Bu stratejiyi uygulamazsak, Türkiye'yi nasıl bir gelecek bekliyor? İki yol ayrımında hangi seçenekler var?

İki Yol:

  • Birinci Yol (Stratejik Hamle): Riskli ama kazancı büyük. Ya bugün garantör ol, bölgeyi yönet.
  • İkinci Yol (Seyirci Kalmak): Güvenli görünür ama sonu felaket. Ya da yarın Fars-İsrail-ABD üçgeninde kuşatıl, yok ol.

Seyirci Kalmanın Sonuçları:

  • Kısa vadede güvenli görünür.
  • Uzun vadede felakete sürükler.
  • Türkiye, güneyde dev bir düşman blokuyla çevrilir.

---

Son olarak, mevcut konjonktürü bir "tarihi fırsat" olarak nitelendiriyorsunuz. Türkiye bu fırsatı değerlendirebilecek güçte midir?

Tarihi Fırsat:

  • Şu anki konjonktür, Türkiye'ye tarihi bir fırsat sunuyor.
  • Bölgedeki tüm dengeler altüst oluyor.
  • Yeni ittifaklar ve yeni bir düzen kuruluyor.
  • Kaos ortamı, cesur ve stratejik adımlar atabilen ülkeler için büyük kazanç kapısıdır.

Türkiye'nin Gücü:

  • Türkiye, bin yıllık devlet geleneğine sahiptir.
  • Bu oyunu bozacak hamleyi yapmak zorundadır.
  • Sadece kendi geleceğini değil, bölgenin geleceğini de tayin edebilecek konuma gelebilir.
  • Bunu başarmak, güçlü bir devlet aklı ve kararlılık gerektiriyor.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Dünya Haberleri