Türkiye’nin özellikle Tebriz çevresindeki Türkçe konuşulan bölgelerden başlayarak İran’ın bazı bölgelerine müdahale etme potansiyeli Washington’da dikkatle izleniyor.
Tarih tekerrürden ibaret.
Bölgemizdeki düzen, Orta Doğu düzeni İngiliz eseri.
Yakın geçmişe kadar Suudi Arabistan dahi yoktu.
Arabistan vardı.
Kılıçla savaşan kabileler.
Suud ailesi eline verilen silahlarla diğer aileleri yok ettiler ve orası Suudilerin Arabistan’ı oldu.
***
İran'da da 40’larda İngiliz işgali vardi.
İran, Reza Şah Pahlavi tarafından yönetiliyordu.
İran, 2. Dünya savaşı sırasında resmi olarak tarafsızlığını ilan etti ama müttefikler iki konudan endişe duyuyordu.
İran'ın, Adolf Hitler’in Almanyası ile ekonomik ve diplomatik bağları nedeniyle yakınlaşabileceği…
Almanya'nın Sovyetleri işgali ardından Müttefiklerin Sovyetler Birliği’ne silah ve yardım ulaştırabilmesi için güvenli bir hatta ihtiyaç vardı.
Bu hattı güvence altına almak için iki güç Ağustos 1941’de İran’ı işgal etti.
İngiltere Güneyden Irak ve Basra Körfezi üzerinden Sovyetler ise kuzeyden Kafkasya üzerinden İran’a girdi.
Kürtler İran’da silahlı kara hareketine girişirse Türkiye durmaz.
Ancak Trump ile uzlaşmadan da topa girmez...
O yüzden ABD Savunma Bakanı Hegseth "Bu bizim planımız değil ama başka aktörlerin planı var" diyor.
Suriye’de “meydan bizim etkimize açık kaldı, SDG gücünü kaybetti” diye sevinirken, nur topu gibi yeni komşu yolda olabilir…
****
Amerikalılar ve İsrailliler Irak üzerinden güney İran'ı ele geçirirken, Türkiye, Azerbaycan’dan ve Türkçe konuşulan alanlardan girer mi?
ABD şimdilik paraşütle inmeyecek gibi görünüyor.
Ama uzmanlara göre; bir uçak vurulur, pilot esir düşerse olaylar gelişebilir…
Ve küçük kara misyonlarından sonra her an bu kararlar değişebilir..
ABD ekonomik olarak da bu işin maliyetiyle yüz yüze.
Ford gemisi bir ABD uçak gemisi ve deniz kuvvetleri tarihinde görmediği kadar en uzun misyonunda.
Kaç ay daha kalacak uçak gemileri?
100 milyar daha gerekecek gemilerin eve gelmesi için.
Bütün bu lojistikler ABD için basit değil.
***
Öte yandan Kürtler kaç kere terk edildi?
Kaçında katliama terk edildiler?
Irak First Lady’si Şanaz İbrahim Ahmed sesleniyor:
“Kürtleri Rahat Bırakın, Biz Kiralık Silah Değiliz.”
1991’de Saddam’a karşı ayaklanmaya çağıranların onları nasıl yalnız bıraktıklarını ve nasıl katledildiklerini hatırlatıyor.
Sonra Saddam’ın gitmesi 2003’ü buldu….
1991’de, 2000'lerin başında, 2014’de, hep yarı yolda bırakıldılar.
***
Şimdi İran'a atılan bombaların hedefi rejimi felç etmek, kaçışı ve ayrışmayı teşvik etmek.
Ama bir diğer amaç Kürtlere yolu açmak.
Kürtlerin 4 ayrı ülkede toprakları var ama tek başına bir ulusları yok.
Araplar değişik ülkelerden oluşan aktörler yaratmış ama Kürtler; Arap, Türk ve Fars ülkelerine bölünmüş durumdalar…
Bunun mücadelesini hep birilerinin gölgesinde yapmakla eleştiriliyorlar.
***
Uzmanlar Kürtlerin İran'da işi bitiremeyeceğini, sayılarının genel nüfusa göre az olduğunu vurguluyor.
Ama onlardan başka savaşçı yok.
Devlet devirmek için özel kuvvetlerece eğitilmişler, organizeler.
İran'da Persler %50-60 arası. 600 bin rejim askeri, rejime destek veren 9 milyon insan var.
Perslerin hepsi desteklemiyor. Rejime destek %10 ile maksimum %25 arası.
Azeriler %40 ve %10 Kürtler.
Rejimin Kürtlere karşı Azeri Türkleri silahlandırdığı haberleri de geliyor.
Zira Devrim Muhafızları içinde Azeri Türk komutanlar var.
Bununla birlikte özgürlüğüne düşkün az miktarda Azeri Türkleri son dönemde muhalif Kürt koalisyonuna katıldı.
Katılmayanların bir kısmı da Federal İran Cumhuriyeti idealini benimsiyor.
Sivil Azerilerin "Kerkük'te yaşananlar" ve 1. Dünya savaşı dönemi gerilimlere atıfla korktukları bilgisi de geliyor…
Bu arada ABD Başkan yardımcısı Vance’in yakın zamanda Azerbaycan'a yaptığı tarihi ziyareti de unutmayalım.
***
Fikret Bila’nın dün Halk TV’de Açıkça programında dediği kabaca;
"Suriye, Irak İran’da 3 ülkede PKK - PJAK devlet kurmak için örgütleniyor. 4. ülke Türkiye'dir."
Yani Altaylardan Tunaya Türk Birliği ile Diyarbakır’dan Mahabad’a dinamiği arasında bir yere geldi Ortadoğu ve Türkiye'nin Kürt imtihanı.
Diğer taraftan hiç bir ülkede artık tek etnisite yok.
Rusya'da Özbek Müslüman her türlü kişi var.
ABD’nin durumu ortada.
Almanyada Portekizli asker var.
Ancak bu aidiyet durumu zorla olmuyor.
Devlet Bahçeli'nin başlattığı ve devam eden Türk Devletleri süreci bu durum görüldüğü için.
***
İran’da kaos hesabı tutar ve rejim çökerse boşluk oluşacak.
Bu boşluk nasıl ve kimin istediği şekilde dolacak?
BAE, Mısır gibi Pro İsrail ülkelerce mi yoksa Ankara-Doha çizgisinde mi?
Türkiye'nin İran’a öfkelenmemesi ve acele ederek NATO'ya koşup ağlamaması...
Hamaney'in ölümüne üzülmesi, hava sahasını kapatması da not edildi.
Bu stratejik tarafsızlık mı yoksa batı ve siyasal islam arasında yerini seçmiş bir duruş mu kurcalayanlar var.
Bu aralar "Yeni Osmanlı" ve Doha-Ankara laflarını Washington’da bolca duyacağız.