Bazen oluyor böyle. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı son görüşmede istediğini alamadı, bildiğiniz gibi. Trump’ın İsrail’in tüm baskılarına karşın İran’la “diplomatik görüşme” yolunu seçmesi Netanyahu’nun her zaman dilediğini yaptıramadığını gösterdi bir kez daha. Onca sık gitmesine rağmen son ziyarette istediğini alamadı.
Netanyahu, Trump’ın ikinci döneminde onu en çok ziyaret eden yabancı başbakan unvanını elinde tutuyor. Düşünsenize, bu bir yıl içinde ABD’ye yaptığı altıncı ziyaret oldu Netanyahu’nun. İki buçuk saat süren bir görüşmenin yapıldığı bu ziyaret Netanyahu’nun aceleye getirdiği bir ziyaretti aslında. Trump’ın İran’ın nükleer programıyla ilgili görüşmeleri yeniden başlatması telaşlandırmış olmalı İsrail Başbakanını. Apar topar gidişi bundan.
İsrail, işgal altındaki Batı Şeria üzerinde yasadışı kontrolünü sıkılaştırıyor, ABD'nin arabuluculuğunda sağlanan “ateşkes”e rağmen Gazze'nin bombalanması da kuşatılması devam ediyor, ABD ile İranlı yetkililer, birkaç hafta önce kaçınılmaz gibi görünen bir savaşı önlemek için dolaylı görüşmeler yürütüyor. Netanyahu’nun son ziyareti bu gelişmeler eşliğinde gerçekleşti.
Son ziyaretle niyeti Trump’ı ikna ederek uranyum zenginleştirme programını sonlandırması, balistik füze programını sınırlandırması, bölgedeki militan gruplara sağladığı finansmanı kesmesi konusunda İran’a baskı yapmasını sağlamaktı. Ama Trump yine şaşırtıcı bir tutum alarak önceleri dile getirdiği onca tehdit dolu ifadelerine rağmen İran’a karşı “yumuşayarak” Netanyahu’yu hayal kırıklığına uğrattı. Bu şimdilik böyle tabii, sonrasını göreceğiz nasılsa.
Netanyahu ile Trump arasında bir başka anlaşmazlık daha var, belki gözden kaçmıştır. Trump, Gazze konusunda her türlü desteği verdiği Netanyahu’yu Batı Şeria’yı işgal planları konusunda desteklemiyor. İsrail kabinesinin Trump’a yanıtı Yahudi yerleşimcilerin Filistinlileri topraklarını terk etmeye zorlamalarını kolaylaştıracak bir yasayı onaylamak oldu. İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich yaptığı açıklamada, bunun “Filistin devleti fikrini gömeceğini” söyledi hatta. Ancak Trump görüşünde geri adım atmayarak ilhak karşıtı olduğunu “şu anda düşünmemiz gereken yeterince şey var” diyerek tekrarladı. Bunun Netanyahu’nun isteklerinin birincil önceliği olmadığını gösteren bir tutum olduğu açık.
Trump’ın neden böyle davrandığını yorumlamak zor. Ama, dünya petrol piyasasını belirleyen İran konusunda Avrupa’dan beklediği desteğin gelmemesi, Rusya ile ilişkilerin seyri açısından İran’a çullanmanın uzun vadede bir getirisinin olmayacağını düşünmesi bu tutumları almasında etken olabilir.
Netanyahu, zaman zaman Trump’la ters düşse de ikilinin çabucak toparlanan bir ilişkileri var. Bu nedenle ABD Netanyahu için adeta “komşu kapısı”. 2025’in başından beri tam altı kez Trump’la görüşmeye gitmesi bunun kanıtı.
Bakın şu ziyaret sıklığına; Şubat 2025: Netanyahu, ABD başkanının ikinci döneminin başlamasından sonra Trump'ı ziyaret eden ilk yabancı lider oldu. Trump'a, “Siz, İsrail'in Beyaz Saray'da sahip olduğu en büyük dostsunuz” demişti bu ziyarette.
Trump İsrail de dahil olmak üzere bazı ülkelerden gelen mallara uygulanan ABD gümrük vergilerini arttırınca Netanyahu Nisan ayında bir kez daha ABD’ye gitti. Ülkesine gümrük vergisi muafiyeti sağlamak amacıyla ABD ile ticareti artırmaya yönelik önlemler açıkladı. Ancak bu hamle işe yaramadı. O ziyarette de Netanyahu'nun gündemindeki diğer önemli konu İran'dı. İsrail başbakanı Tahran'a karşı harekete geçilmesini istiyordu. Ancak Trump, İran ile anlaşma yapmayı tercih ettiğini söyleyecekti.
İran-İsrail gerilimi sonucu ABD, Haziran ayında İsrail'le birlikte İran'ı bombalayarak ülkenin üç önemli nükleer tesisini vurarak Netanyahu’nun isteğini yerine getirdi malum. Bir ay sonra Temmuz’da yine ABD’yi ziyaret ederek Trump’a teşekkür eden Netanyahu, ABD'nin Gazze'de ateşkes için baskı yaptığı sırada, Trump ile iki kez daha bir araya geldi. İsrail Başbakanı Eylül ayında, dördüncü, Aralık’ta beşinci kez ABD’ye gitti aynı konuları görüşmek için.
Hızla gelişiyor, değişiyor gündem. O nedenle Trump’ın şu anda aldığı tutumun yarın tam tersini görebiliriz.
Netanyahu da bunu bildiği için habire gidip geliyor ABD’ye.
Bir ayda altı kez ziyaret ne demek?