Şoförler yıpranıyor, fiili hizmet zammı (yıpranma payı) neden verilmiyor?

 Sosyal Güvenlik Uzmanı
Mehmet Akif Cenkci yazdı: Şoförler yıpranıyor, fiili hizmet zammı (yıpranma payı) neden verilmiyor?

Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi, bazı mesleklerin taşıdığı ağır riskleri ve yıpranmayı telafi etmek amacıyla “fiili hizmet süresi zammı” (yıpranma payı) uygulamasını barındırıyor. Bu uygulama, işin doğası gereği sağlık açısından daha hızlı yıpranan ve yüksek risk altında çalışan meslek gruplarına erken emeklilik ve ilave prim günü avantajı sağlıyor. Ancak sistemin kapsamına baktığımızda, çok çarpıcı bir eksiklik göze çarpıyor: Şehirler arası ve uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı yapan otobüs, kamyon ve tır şoförleri bu hakkın dışında bırakılmış durumda.

Oysa fiili hizmet süresi zammının temel mantığı oldukça açık: Çalışma koşulları ağırlaştıkça, devletin bu yıpranmayı telafi edecek mekanizmaları devreye alması gerekir. Çünkü bazı meslekler vardır ki yalnızca emek değil, aynı zamanda sağlık, yaşam kalitesi ve hatta hayatın kendisi bu işin bir parçası hâline gelir.

Şimdi şu soruyu sormak gerekiyor: Şehirler arası ve uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı yapan otobüs, kamyon ve tır şoförlerinin çalışma koşulları, bu kapsama girmeyecek kadar hafif midir?

Günlerce süren yolculuklar…

Saatlerce kesintisiz direksiyon başında kalmak…

Uykusuzlukla mücadele etmek…

Düzensiz beslenme…

Aileden, sosyal hayattan kopuk bir yaşam…

Ve her an ölümle burun buruna olma riski…

Bu meslek, yalnızca bir araç kullanma işi değildir. Yüksek dikkat, refleks ve dayanıklılık gerektiren; hata payının çoğu zaman hayata mal olduğu bir sorumluluktur. Trafik kazaları, ağır tonajlı araçların kontrolü, uzun yol stresi ve zaman baskısı; şoförlerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpranmasına neden olmaktadır.

Bugün şehirler arası ve uluslararası taşımacılık yapan bu şoförler; ekonominin sürekliliğini sağlayan görünmez kahramanlardır. Raflara ulaşan ürünler, fabrikalara giren hammaddeler, şehirler arasında taşınan yolcular… Tüm bunların arkasında onların emeği vardır. Ancak bu kadar hayati bir rol üstlenmelerine rağmen, sosyal güvenlik sistemi içinde bu emeğin karşılığı yeterince verilmemektedir.

Fiili hizmet süresi zammı tam da bu noktada devreye girmelidir. Çünkü bu hak, bir lütuf değil; ağır çalışma koşullarının doğal bir sonucudur. Şehirler arası ve uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı yapan otobüs, kamyon ve tır şoförlerinin de bu kapsama alınması ve her yıl için en az 90 gün fiili hizmet zammı tanımlanması, sosyal adaletin gereğidir.

Bu düzenleme, sadece emeklilik yaşını öne çekmek anlamına gelmez. Aynı zamanda devletin, bu mesleğin taşıdığı riski ve yıpranmayı resmen kabul etmesi anlamına gelir. Bu kabul, hem çalışanların motivasyonu hem de mesleğin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahiptir.

Sosyal güvenlik sistemi, yalnızca prim toplayan bir yapı değil; emeği koruyan, riskleri dengeleyen ve adaleti sağlayan bir mekanizma olmalıdır. Eğer en ağır şartlarda çalışan kesimler bu korumanın dışında kalıyorsa, burada ciddi bir eksiklik var demektir.

Şehirler arası ve uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı yapan otobüs, kamyon ve tır şoförleri; sadece direksiyon başında vakit geçirmiyor. Onlar ekonomiyi taşıyor, üretimi taşıyor, hayatın akışını sürdürüyor.

Ama kendi geleceklerini taşıyamıyorlar.

İşte tam da bu nedenle, yıpranma payı bu meslek için bir ayrıcalık değil; gecikmiş bir hakkın teslimidir. Artık bu gerçeği görmenin ve gereğini yapmanın zamanı gelmiştir.

Ekonomi Haberleri