Sanatta da dolar devri

Uğur Ergan yazdı: Sanatta da dolar devri

Türkiye’nin ve dünyanın iç karartıcı gündeminden biraz olsun kurtulabilmek için geçen haftanın bazı günlerini, bu yıl 12’incisi yapılan ArtAnkara Sanat Fuarı’nda geçirdim.

Fuar sadece Ankara’dan değil İstanbul ve ülkenin diğer şehirlerinden katılan ressam, heykeltıraş ve sanat galerisi sahibi dostları görüp, sohbet edip, birlikte vakit geçirme açısından iyi bir fırsat oldu.

2015’den bu yana düzenli yapılan fuarın geçmiş yıllara göre özellikle hafta sonu daha hareketli geçtiğini söyleyebilirim.

Fuarla ilgili en önemli gözlemim hem İran savaşının, hem de AKP iktidarının ülkeyi içine soktuğu ekonomik krizin, her alanda olduğu gibi kültür-sanat alanını da olumsuz etkilemesi.

Fuarı ziyaret edenlerin sayısında artış görülse de, galeri sahiplerinin bir arada olduğu ortamda yaptığım sohbetler ile yüz yüze yaptığım görüşmelerde farklı söylemlerin dile getirilmesi dikkat çekiciydi.

Satılan eserlerin çerçevelerinde “kırmızı nokta” vardı. Olmayanlar için ise, “Satılan kaldırılıp, yerine yenisi konuldu” deniliyordu. Bu gibi durumlarda en iyisi “İnanmış gibi yapmak” deyip, geçtik.

Küçük gruplar halinde yapılan sohbetlerde, sanırım ticari rekabet gereği kimse fazla açık vermek istemezken, ikili görüşmelerimde ise satılan eser sayısının kalabalığa rağmen beklenenin altında olduğu izlenimi edindim.

Bunun nedeni halkın karşı karşıya olduğu ekonomik sıkıntıların yanı sıra, hemen her sektörün dile getirdiği ülke ekonomisinin lokomotifi “Orta sınıf”ın ortadan kalkmış olması.

Bir başka neden, AKP iktidarının ideolojik nedenlerle özellikle resim, heykel gibi görsel sanatlara farklı yaklaşımı.

Bundan dolayı AKP iktidarında, bakanlıkların uzun süreden beri koleksiyonları için sanat eseri almadığını vurgulamak gerekir. Zaten devlet kurumlarının koleksiyonerlik anlayışı çoktan yok olmuş durumda.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e bakılırsa, güya hükümet dövizi baskılamıyormuş, uygulanan ekonomi programı sayesinde piyasada artık değer kazanan Türk lirasının sözü geçiyormuş.

Ancak sanat fuarındaki gözlemim ne yazık ki Şimşek’i doğrulamıyordu.

Ekonomik krize karşı kendisini korumaya çalışan sanat dünyasının (sanatçı ve galeri sahibi), bir süredir ABD doları üzerinden sürdürdüğü satış stratejisini, fuarda da devam ettirdiğini gördüm.

Türkiye’nin bilinen ve eserleri değer kazandığı için “Yatırım” olarak da görülen ünlü ressamların eserleri için kimse artık Türk lirası üzerinden fiyat vermiyor.

Gezdiğim tüm stantlarda tanınmış isimlerin eserleri için belirlenmiş fiyatlar çoğunlukla ABD doları, bazen de Euro üzerindendi.

Sadece bilinen sanatçılar değil, sanat dünyasında yükselişe geçtiği değerlendirilen genç kuşak için de aynı şekilde dolar talep ediliyordu.

Elbette, sanat piyasasında da ülkenin içinde bulunduğu ekonomik buhranı fırsata çevirmek isteyenler var.

Fuarı gezerken bazı eserler için öyle fiyatlar duydum ki, içimden “Artık nasıl bir dünyada yaşıyorlarsa” diye geçirdim.

Sohbet ettiğim bir sanat galerisi sahibinin, “Orta sınıf hem sanattan anlar, hem de sanat eseri satın alırdı. Maalesef bu yıl orta sınıfın iyice yok olduğunu gözlemledim” sözleri dikkat çekiciydi.

Anlayacağınız, Türkiye’de sanata önemli isimlerle ciddi boyutta yatırım yapacaksınız, artık pamuk ellerin Türk lirası yerine ABD dolarına uzanması gerekiyor.

Yine de sanatsız kalmamak gerekiyor.

Çünkü sanat dünyasını gezip görmek bile iyiyi ve güzeli, kötüden ayırt etme anlayışına katkı sağlıyor.

Türkiye Haberleri