MSB'den "S-400 uygun değil" itirafı

Uğur Ergan yazdı: MSB'den "S-400 uygun değil" itirafı

İran’dan gönderilen balistik füzelerin yakalanıp imha edilmesinde, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 Hava Savunma Sistemi’ni neden kullanmadığı haklı olarak kamuoyunun gündemini işgal ediyor.

S-400 tartışması iyice büyüyünce, Milli Savunma Bakanlığı dün haftalık basın toplantısında başta sevgili Mehmet Tezkan ağabey olmak üzere konuyu gündeme getirenlere cevap vermeye çalıştı.

Ancak hemen baştan belirteyim Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk’ün önüne konulan kağıttan okuduğu cevap metni, aslında “acı gerçeğin” itirafı olmuş.

Önce Tuğamiral Aktürk’ün S-400’lerin neden kullanılmadığına dair açıklamasını okuyalım:

“Ülkemizin hava ve füze savunma faaliyetleri, tehdit değerlendirmeleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda çok katmanlı bir yapı içinde yürütülmektedir. Bu kapsamda en uygun savunma unsuru, angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlenmektedir. Türkiye, NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem: Erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir.”

Bakanlık, en çarpıcı bölümü “En uygun savunma unsuru, angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlenmektedir” vurgusu olan bu açıklamayla şu gerçeklerın doğruluğunu artık kabul etmiştir:

“Şu haliyle S-400’ler, balistik füze saldırısı olduğunda Türkiye’yi koruyamaz.

Dolayısıyla Türkiye balistik füze saldırısına karşı bir sisteme sahip değil. Bu tür saldırıya karşı Türkiye’nin hava savunması için en uygun ve etkin savunma unsurları, NATO unsurlarıdır.”

Geçen Salı İran savaşıyla ilgili TBMM’yi kapalı oturumda bilgilendiren Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, milletvekillerine S-400 gerçeğini anlattı mı, anlatmadı mı bilemem ama, ben size İran füzelerinden yola çıkarak konuyu basit şekilde izah etmeye çalışayım:

İran ses hızından 10-15 kat daha fazla hıza ulaşan, hedefe iniş aşamasında hipersonik seviyeye çıkan balistik füzeyi fırlattığında, Kürecik’deki NATO radarı bunu hemen görüyor ve balistik yörüngesini de tespit ediyor.

Yörünge dahil tüm bilgiler Kürecik’taki radar tarafından en yakında bulunan NATO’ya ait hava savunma sistemi unsurlarına bildiriliyor. İran saldırısında bu önlemeyi en yakında bulunan Doğu Akdeniz’deki, büyük ihtimal Patriot veya Aegis tabanlı sistemler yaptı.

Bu önleme Kürecik ile Doğu Akdeniz’deki unsurların NATO’YA AİT VE BİRBİRLERİYLE ENTEGRE OLMALARI sayesinde gerçekleşti.

Peki Rusya yapımı S-400’ler NATO’ya entegre mi?

Tabii ki değil. Dolayısıyla Türkiye, S-400’leri balistik füze saldırısına karşı kullanamıyor.

Bu nedenle Türkiye’nin elinde bulunan ve NATO’ya uyumsuz S-400’ler şu aşamada “Stand-alone”, yani tek başına çalışabilen sistemlerdir.

“Stand-alone” modundaki hava savunma sistemi kendi bataryasındaki radar ve kendi fırlatıcısıyla sınırlı. Balistik füzelere karşı gelebilme kapasitesi yok ve gizli hedefleri tespit etmekte de zorlanır.

“Peki ne yapar?” diye sorarsanız, ses hızı altındakileri, yani uçak, helikopter, basit füze, drone gibi unsurları tespit edip, vurabilir.

Türkiye S-400’den sadece bir paket aldı. İkinci bir paketin daha alınacağı iddiaları konuşulmuş olsa da, bunun ABD tepkisinin daha da artması nedeniyle gerçekleşmediği biliniyor.

S-400’ler için ödenen para kimilerine göre 1.3 milyar, kimilerine göre ise 2.5 milyar ABD Doları.

Doğru mudur, değil midir bilinmez ama askeri kulislerde hep şu iddia konuşulur:

“Gelen çok sert tepkilerden sonra Türkiye, S-400’leri depodan çıkarmayacağı sözünü ABD’ye verdi.”

Düşünün milyarlarca dolar ödediğin sistemi, drone düşürmek için bile kullanamıyorsun.

Gerçi S-400 gibi bir sistemi drone’lara karşı kullanmak da bayağı komik olur.

Haksız mıyım Sayın Bakan?

Siyaset Haberleri