Meğer saman altında barış aramışız!

 Medya Mahallesi
Ayşenur Arslan yazdı: Meğer saman altında barış aramışız!

Saray medyasındaki gazetecimsiler ne kadar ücret alır, hiçbir fikrim (iyi ki) yok!
Ama ne alıyorlarsa sonuna kadar hak ediyorlar inanın.
Neden mi?

Malum ABD ve İran arasında günlerce bir müzakere kanalı olduğu yazılıp konuşuldu. Bizim medyaya göre o kanalda ABD’nin yanı sıra barış için ellerinden geleni yapan Türkiye ile Pakistan vardı.

Derken tam da “medeniyet bitirecek” saldırıya saatler kala iki haftalık ateşkes ilanı haberi geldi.

Trump aslında zafer kazandıklarını söylemeyi ihmal etmeden, ateşkesi resmen açıkladı:

“Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Mareşal Asım Münir ile yapılan görüşmelere dayanarak ve kendilerinin bu gece İran'a gönderilecek olan yıkıcı gücü bekletmemi talep etmeleri üzerine; İran İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz Boğazı'nı TAMAMEN, DERHAL ve GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE AÇMAYI kabul etmesi şartıyla, İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu çift taraflı bir ATEŞKES olacaktır!”

Mesaj son derece açık, değil mi?
Arabulucu Pakistanmış..

Yani ne Türkiye ne de Trump’ın “bayılıyorum bu adama” dediği Erdoğan devredeymiş.
Ama durun!

Aslında devredeymiş de çaktırmıyormuş!

Erdoğan’ın kara kutusu olarak bilinen, şimdinin MİT Daire Başkanı İbrahim Kalın’ın kelimeleri özenle seçilmiş açıklaması, düne kadar gizlenen sırrı gün yüzüne çıkardı:

“MİT, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı doğrultusunda, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta ateşkesi kolaylaştırmak ve çatışmaların tırmanmasını önlemek için arka planda kurumlarla eşgüdüm halinde aktif ve etkin bir çaba gösterdi. Bu bağlamda, MİT Başkanlığı başlangıçta çatışmaların önlenmesi için tüm taraflarla temaslarda bulundu.”

Doğrusu, orman yangınlarına bile cumhurbaşkanının talimatı ile müdahale edilen bir ülkede çok da şaşırtıcı değildi açıklama. Erdoğan talimat vermiş.. Her nedense bu talimat “ARKA PLANDA” yerine getirilmiş. Yani saman altında barış aranmış!!

Belki de bu ifade yüzünden heyecanı kaybolan açıklama sonrası, Saray medyası, yine talimatla mı kim bilir, akşamın geç saatlerinde oturup “doğrudan temaslar” haberi yapmış. SABAH ve aHaber, Erdoğan’ın son aylarda telefon ettiği ne kadar dünya lideri varsa, hepsiyle fotoğraflarını da ekleyerek

“Başkan’ın barış turu” haberi yapmış.

Olabilir.. Görüşmüş ve hepsine de barış için harekete geçme çağrısı yapmıştır.
Ne var ki ateşkesin bununla hiçbir ilgisinin olmadığını bilerek.. İnanmadan.. Bu haberleri hazırlamak insanı acaba kendisine ne ölçüde yabancılaştırabilir!

Onun için aldıkları maaşı hak ettiklerini düşünüyorum.

Barış elçiliğini Pakistan’dan alıp Erdoğan’a vermek öyle kolay iş değil!!

Trump’ın Nobel Barış Ödülü’nün üstüne konma çabasına benzemez.

Ne de olsa, adam İran’a karşı kaybetse bile hala süper jandarma!

Belki de bu yüzden, Erdoğan ayakta alkışlandığı son grup toplantısındaki konuşmada “olur da ters anlaşılır” endişesiyle tek bir kere Amerika’dan söz etmedi.

Ben değil, Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan söylüyor:

“Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasında; Tam 47 kez CHP dedi. Buna mukabil komşumuz İran’a bombalar yağdıran 'Amerika' kelimesi 1 kez bile geçmedi. Evet bir kez bile 'Amerika' demedi. Gazze’de katliama devam eden, Lübnan’ı işgal eden İsrail 2 kez; bombalar altında tehdit edilen İran 2 kez; ekonomi ve adalet kelimeleri de sadece 2 kez telaffuz edildi. Milletimizin gündemi ekonomi ve adalet. Bölgemizin gündemi bombalanan şehirler. Bizimkilerin gündemi ise seçimlerde alamadığı belediyeleri meclislerde almak. Bu memleket bu cendereden nasıl çıkacak Allah aşkına? Tehdidi yanlış okuyan, önceliği yanlış belirleyen, gündemi yanlış kuran bir anlayışla ne ekonomi düzelir, ne adalet sağlanır, ne de bu ülke güvende olur. Çok açık söylüyorum. Bu coğrafya için en büyük tehdit CHP değil, ABD’dir. Bu gerçeği görmekten kaçınanlar da bu millete karşı sorumluluğunu yerine getirmiyor demektir.”

Saray sevdalısı medyadan bahsederken şu “seçimlerde alamadığı belediyeleri meclislerde almak” ifadesini eklemeliymişim.

Erdoğan’ın barış için verdiği “mücadeleyi” haberleştirenler, Üsküdar Belediyesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, tamamen dışardan bir kişinin ticari işlemi olduğu daha il saatlerde ortaya çıkmışken bu konuda da “görevlerini” yerine getirdiler…

AKİT gazetesi mesela, Üsküdar Belediye Başkanı için birinci sayfasında “TWERKÇÜ SİNEM DE BAVULLA GÖTÜRMÜŞ” diye yalan haber verdi.

Bu kadar galiz ifadelerle olmasa da, Saray medyası yalanı çoğalttı, ortalığa saldı.
Haldeki domatesin fiyatını CHP’li belediyelerin artırdığına.. AKP öncesi zaten domates falan da olmadığına inanan Erdoğan seçmeni buna mı inanmayacak.. Rica ederim.

Bir yanda camilerde.. Diğer yanda, başta TRT olmak üzere iktidar kontrolündeki medyada yıllarca yalan söyleniyor, masal anlatılıyor. Hani “önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan zor” denirdi ya.. Bilim atomu çoktan parçaladı.. Quarkların bile ötesine gitti.. Bizler hala, Atatürk’ün savaşıp Türkiye’yi düşman istilasından kurtardığına ikna etmeye uğraşıyoruz.

“FİYAKALI SON DAKİKA”:

Yazının sonuna yaklaşmışken açıklama geldi. Erdoğan ile Trump telefonda görüşmüş. Arayan Erdoğanmış ve ateşkes konusunda memnuniyetini ifade etmiş.

Doğrusu açıklama hiçbir şeyi açıklamıyor. Ama zaten belli ki maksat Erdoğan ile Trump’ı yan yana gülümseyen fotoğraflarıyla göstermek.

Gazze’de sivil halk, bebekler hala ölüyormuş.. Filistinli gençler idamla yargılanmak üzere tutuklanıyormuş.. Lübnan’da İsrail’in işgali ve bombardımanı yüzünden yeni bir trajedi yaşanıyormuş..

Vaktiyle Nokta Dergisi’nde çok güldüğümüz kalıpla söyleyeyim, “OLSUNMUŞ!”

Trump bizi seviyo ya! Reis’in yüzüne telefonla konuşabildiği için renk geldi ya!
Ferahladık değil mi..


“EN KRİTİK SON DAKİKA”:

Aslında ateşkes anlaşmasının akıbeti daha 24 saat geçmeden belli olmuştu.
İsrail füzeleri yollamaya devam etti. İran bunun üzerine Hürmüz’ü yeniden kapattı.
Ve bizim gece yarımızda ABD uyandı.. Beyaz Saray sözcüsü “ne ateşkesi!” tadında bir açıklama yaptı:

“ İranlıların başlangıçta öne sürdüğü 10 maddelik plan temelde ciddiyetsiz, kabul edilemez ve tamamen reddedilmiş bir plandır. Bu plan, Başkan Trump ve müzakere ekibi tarafından kelimenin tam anlamıyla çöpe atılmıştır.”

Kısa süre sonra asıl vahim açıklama başkan yardımcısı J D Vance’den geldi:

“ Gördüğüm kadarıyla en az 3 farklı 10 maddelik teklif dolaşıyor. İlk 10 maddelik teklifin, dürüstçe söylemek gerekirse, muhtemelen ChatGPT tarafından yazıldığını düşünüyoruz. Bu teklif Steve Witkoff ve Jared Kushner'a sunuldu; hemen çöpe atıldı ve reddedildi.”

Çöpe atanın Trump’ın Yahudi damadı Kushner olması, savaşın akıbeti hakkında çok vahim bir işaret.
Hatırlayın, savaşta İran’ı ABD’den önce füze yağmuruna tutan İsrail olmuştu.

O sırada, Trump’ı harekete geçmeye zorlayanın, siyonist Evangelist çizgideki ekip olduğunu yazmıştım. Bu, yoruma dayalı bir iddiaydı ama bana göre artık netleşti.

Umarım, Netanyahu delisinin planladığı gibi yine kıyamet senaryoları yazılmaz!

Türkiye Haberleri