Başkan Donald Trump’ın İran ile ilgili müzakere sürecinde nasıl bir adım atacağına dair her gün farklı haberler okuyoruz.
Kaynaklar bir bilgi veriyor, Trump bir mesaj ile dikkatleri başka yöne çekiyor.
Perşembe günü yapılacak görüşmeler öncesi son olarak Trump, Tahran’a ABD’nin taleplerine uyması için on gün süre verdi.
"Anlaşma öncelik ama olmazsa çok kötü şeyler olacak" diye tekrar etti.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Pazartesi günü Suudi Dışişleri Bakanı ile görüştü.
Salı günü Beyaz Saray’da Temsilciler Meclisi ve Senato liderlerine brifing verecek...
Son haberlere göre Başkan Trump diplomasi masasını yeniden şekillendirecek güçlü bir adım atmak istiyor.
Yani İsrail’e yakın kuruluşların önce vur sonra müzakere et tavsiyesi kafasına yatıyor.
Özel Elçi Witkoff Trump’ın Washington’un askeri konuşlandırmasına rağmen İran’ın neden ‘teslim olmadığını’ sorguladığını söyledi.
New York Times’ın haberine göre “Trump, İran liderlerine nükleer silah üretme kapasitesinden vazgeçmeleri gerektiğini göstermek amacıyla önümüzdeki günlerde ilk aşamada sınırlı bir saldırı düzenlemeye daha yatkın görünüyor. Bu adımlar Tahran’ı taleplerini kabul etmeye ikna etmezse, Trump danışmanlarına, bu yılın ilerleyen dönemlerinde İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i devirmeye yardımcı olmayı amaçlayan daha kapsamlı bir askeri saldırı ihtimalini açık bırakacağını söyledi.”
***
Kaynaklara göre, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, geçen hafta Beyaz Saray’da Başkan Trump ve üst düzey danışmanlarıyla yaptığı toplantıda endişelerini dile getirdi.
Caine, Washington’un İsrail’i savunma ve Ukrayna’ya destek kapsamında yürüttüğü faaliyetler nedeniyle "ABD’nin mühimmat stoklarının önemli ölçüde azaldığını" belirterek, İran’a yönelik herhangi bir büyük çaplı operasyonun ciddi zorluklarla karşılaşacağı uyarısında bulundu...
Başkan Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, haberleri doğrudan reddetti.
Caine’in İran’a yönelik "bir saldırıya karşı uyarıda bulunduğu" ya da "askeri bir kampanyaya muhalefet ettiği" yönündeki iddiaları kabul etmedi.
Haberleri “yüzde 100 yanlış” ve “sahte haber” olarak nitelendirdi.
Caine’in İran’la savaşa karşı olmadığını, ancak birçok yetkili gibi "çatışmadan kaçınmayı tercih edeceğini" söyledi.
Saldırı kararının yalnızca kendisine ait olduğunu vurguladı.
Ayrıca İran’la bir anlaşma yapmayı tercih edeceğini yineledi, ancak anlaşma sağlanamamasının o ülke için “çok kötü bir gün” anlamına gelebileceğini ifade etti.
***
İran’a olası sınırlı saldırının da, büyük operasyonun da maliyetleri ağır olabilir.
İran vereceği cevapla Amerikan askerlerinin ölümüne yol açabilir.
Washington "nereleri hedef alsak" diye bakarken "İran nasıl cevap verebilir" senaryosu da uzun süredir çalışılmakta.
Daha önce 2025 Hazirandaki saldırılara da, Süleymani’nin vurulmasına da büyük bir cevap vermedi.
***
Gözler İran’ın füze menzili dışında kalan yerlerde.
İngiltere üsleri kullandırtmayacağını söyledi.
Fransa, İran’ın misillemede bulunması durumunda müttefiklerini korumaya hazırlanıyor.
Paris, nükleer müzakerelerde geçmişte (JCPOA süreci gibi) aktif rol oynadı.
ABD, İran kaynaklı güvenlik endişeleri nedeniyle Lübnan’daki büyükelçiliğinden bazı personelini tahliye etti.
Bu adım, Washington’un olası misillemeleri ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor.
***
Perşembe günkü görüşme tamam ya devam niteliğinde olabilir.
Bu arada Suriye’den Irak’a 5.700 eski IŞİD savaşçısı transfer edildi.
Bağdat’ın istihbarat servisleri, bu tutukluları ve Irak-Suriye sınırını aktif olarak izliyor.
Tamamen varsayımsal bir soru olarak, Suriye’den Irak’a transfer edilen eski IŞİD savaşçılarının İran’a yönelik operasyonlarda kullanılıp kullanılamayacağı sorulabilir.
Bu teorik senaryo, Irak’ın gözetimi, lojistik zorluklar gibi nedenlerle olası olmasa da, bölgedeki seçeneklerin sınırları hiç belli olmaz.
İşlerin buraya varıp varmayacağını İran’ın direnci belirleyecek.
Irak’ta seçilecek başbakan ve hükümeti, bu nedenlerle hem ABD’nin hem de İran’ın stratejileri için önemli. Maliki'nin istenmemesine bu gerekçeyle de bakılabilir.
Bu da merakla izleniyor.
***
Humeyni İran'a gelmek üzere olduğu dönemlerde, Pehlevi giderken, İran askerleri içinde devrime direnmeyenler sayesinde şahın düştüğünü hatırlatalım.
Yani devrim, biraz da protestoculara ateş etmeyi reddedenler sayesinde başarılı oldu.
Görevi rejimi korumak olan ve her yere dağılmış olan güçleri, özellikle dağlık bir alanda, bir anda yok etmek zor...
Kale içerden fethedilmeden başarılı olmak zor.