İçeride ve dışarıda gergin bekleyiş

 Medya Mahallesi
Ayşenur Arslan yazdı: İçeride ve dışarıda gergin bekleyiş

Dün yine haber bombardımanı altındaydık. Çözüm komisyonu raporu tam tahmin ettiğim çerçevede, birkaç fireyle açıklandı.. Erdoğan her ne gerekçeyle ise “tarihi ve kritik” sözcüklerinin kullanıldığı Etiyopya seferinden dönüşte Kılıçdaroğlu’nun kulaklarını çınlattı.

Elbette Meclis raporu ve önümüzdeki süreçte beklenen adımlar önemli..
Ama önce kapıdaki gergin gündeme bir bakmamız lazım.

“İRAN SAVAŞI OLACAK MI?” : ABD ile İran arasındaki müzakerelerin Cenevre’deki ikinci turu, bu soruya “HAYIR” yanıtı veriyordu. İki ülke ilkelerde anlaşmıştı, ayrıntılar üçüncü turda masaya yatırılacaktı. Yani barışa bir şans verilecek gibiydi. Oysa.. ABD deniz filosunu bölgeye yığıyordu adeta..

Dahası, İsrail yanlısı Axios haber platformu, adını açıklamadığı kaynaklara dayanarak savaş ihtimalinin güçlendiğini.. Yakında ABD’nin haftalar sürecek bir yıldırma harekatıyla İran’a saldıracağını yazdı.

“İÇERİDE KEMAL BEY DÖNÜYOR MU?” Bu sorunun yanıtı net değil. Ama son günlerde konuya dahil olan isimlerin açıklamaları bir bakıma “EVET” dedirtiyor.

*. *. *

Hadi buradan devam edelim.

Öncelikle erken seçim tarihi, yandaş medyada da artık sıkça vurgulandığı üzere 2027 sonbaharı gibi görünüyor.

Yani Erdoğan’ın önünde yaklaşık 1 buçuk yıl var. Ne için mi? CHP’yi Özgür Özel ve ekibinin elinden almak.. Ve seçim ekonomisi uygulayarak kaçan seçmenin dönmesini sağlamak için..
Mümkün mü?

Hiçbir kural, yasa tanımadıklarına, hatta Anayasa’yı “takmadıklarına” bakılırsa CHP operasyonu pekala mümkün.

CHP’nin, CHP’den hiç hazzetmeyen eski milletvekili Barış Yarkadaş pek çok kişinin aklındaki senaryoyu.. Kemal Bey’in de dilinin altındaki baklayı açık etti:

“Abdullah Gül CHP'nin önümüzdeki dönemde cumhurbaşkanı adayları arasında ciddi olarak masaya getirilirse şaşırmayın, bilgiye dayalı söylüyorum. Yeni bir bilgi bu. Abdullah Gül, 2018'de de konuşuldu. Biz o dönem milletvekiliydik. Kapalı toplantıda da konuşuldu biz itiraz ettik. Ama 2028 seçimleri için altını çizerek söylüyorum CHP'nin cumhurbaşkanı adayları arasında Abdullah Gül ciddi bir seçenek olarak masaya getirilirse kimse şaşırmasın.”

Ben şahsen şaşırmam. Bütün marifeti AKP dönemindeki her hamleye katılıp itinayla susmak olan Gül, sadece beni mi, kimseyi şaşırtmaz!

Barış ne zaman “bilgiye dayalı” dese gülesim gelir. Zira daha bir tanesinin gerçekleştiğini görmüş değiliz. Ama bu kez gerçekten bilgiye dayalı olabilir. Öyle ya, Erdoğan Etiyopya dönüşü uçakta “Ahhh Kemal Bey” der gibi içli içli konuşmadı mı!

Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor."

Kusura bakmayın.. CHP’ye kurulan çirkin kumpasların CHP’nin suçu olduğuna dair ifadelere artık dayanamıyorum. Gürsel Tekinler.. Barış Yarkadaşlar.. CHP içindeki dışındaki nice isim istediğini söyleyebilir..

Mahkeme İBB dosyasından tutuklanan isimleri ölüme terk edebilir.. İmamoğlu’na diploma usulsüzlüğü diye siyaset yasağı getirebilir..

Peki, son seçimlerin hepsinde CHP’nin müthiş başarısını, İmamoğlu’nun zaferlerini ne yapacağız? Erdoğan “yok” deyince “yok” mu olacaklar!!

*. *. *

Ya Sabah Gazetesi yazarlarının ve genel olarak yandaş medyanın “Başta emekliler, şu ekonomiye bir el atılsın.. Gerekirse popülist politikayla kaynak yaratılsın” çağrısı?

TÜİK son işsizlik rakamlarını açıkladı ya.. Geniş tanımlı - yani gerçek- işsiz sayısı 11 milyon küsur çıktı. Yani her hanede en az bir kişi işsiz.. Kadınlar ve gençlerse bu korkunç yığının en altındakiler.

Hal böyleyken, Erdoğan Etiyopya’dan gerçekler algısının hangi boyutta olduğunu gösteren bir mesaj verdi. Sabah Gazetesi’nin manşetinde yerini bulan mesaj şöyle:

“200’ü aşkın firmamızın, 2,5 milyar doları bulan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalının istihdamına destek olması kıvanç vesilesidir.”

Ne güzel değil mi!

Saray’a yakın sermaye grupları herhalde Etiyopya, eski adıyla Habeşistan aşkına yapmadı o yatırımları.. Kimileri üç kuruş beş parayı yurt dışına götürdü diye hapsi boylarken, 2,5 milyar doları Etiyopya’ya götürenler böyle kutlanıyor.

Tek maaşla, hatta genellikle tek emekli maaşıyla geçinmeye çalışanlar ilk sahura kalktıklarında sofraya kaç liralık yiyecek koyabildi acaba!

Ama Erdoğan ve ekibine kötü haber: Mega kentin yoksulları dün akşam dondurucu soğuk ve arada serpiştiren kara rağmen Ataşehir’de Özgür Özel’i dinlemeye koştu.
Sahurda da pidesinin yanına umudu katık etti.
Anladınız siz onu!!!

“NOT”: Önce “doğru olamaz” diye düşündüm. Doğruymuş! Milli Eğitim Bakanlığı okullara bir genelgeyle Ramazan kılavuzu göndermiş. Buna göre okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinden aileleriyle birlikte iftar yaparken fotoğraf çekmeleri ve bu fotoğrafı okula getirmeleri istenecek.

Etkinlik planında ayrıca öğrencilerin sahura kaldırılmayı talep eden kapı süsleri hazırlaması, küçük yaş gruplarının cami ziyaretine götürülmesi ve Ramazan temalı çalışmalar yapması da bulunuyor.

Öğrencilerin Ramazan davulu yapması, mani okuması ve iftar-sahur kavramlarını öğrenmesine yönelik etkinlikler düzenlenmesi öngörülüyor.

Bu konuyu yarın ele alacağım.. Çözüm sürecine dair raporun ayrıntılarını da..

Türkiye Haberleri