Icardi kararını çoktan verdi: Galatasaray maç başlarken kazandı

Sedat KAYA yazdı: Icardi kararını çoktan verdi: Galatasaray maç başlarken kazandı

Galatasaray Eyüpspor’un karşısına çıktığında, bu bir maçtan çok bir meydan okumaydı. Sarı-kırmızılılar adeta “bugün gol atılacak, bu maç kazanılacak” diye sahaya çıktı. Orta sahada Lemina ile İlkay, oyunu akıl ve kas arasında kurarken; kenarlarda Yunus’un cesareti, Long’un iştahı vardı. Forvet arkasında İcardi, sanki topu değil zamanı kontrol eder gibiydi. En uçta Osimhen… Golün adresini değil, kaderini bilen adam. Böyle bir kadrodan her an gol beklemek hayal değil, futbol bilgeliğiydi.

Bilgelik, tabelaya bakmadan geleceği görebilmektir. Galatasaray bu maçı daha başlarken kazanmıştı; sahadaki üstünlük skorun çok ötesindeydi. Sarı-kırmızılılar oyunun her santimetresine hükmediyor, orta sahayı tek başına yönetiyordu. Top Galatasaray’daydı ama mesele top değildi; tempo, niyet ve cesaret de onlardaydı.
Yuvaya dönen Sacha Boey ile Eren’in çizgiden içeri doğru yaptığı o dikine koşular, golün değil gollerin ayak sesiydi. Nitekim henüz 2. dakikada Yunus, “Bu maç böyle oynanacak” diye not düştü deftere. Ardından sahne, golle arası hiçbir zaman mesafeli olmayan İcardi'ye kaldı. O konuşunca, rakip savunma sustu.
Dakikalar 48’i gösterdiğinde skor tabelası 3-0’ı yazıyordu.
İlk yarıda 10 kişi kalan Eyüpspor’un, bu ağır tabloya ne direnecek gücü vardı ne de tutunacak inancı.
Kalan dakikalar iki takımın karşılaşmasından çok Galatasaray'ın tek kale gösterisine kaldı.
Osimhen denedi, Asprilla yokladı; olmadı. Ama bazı geceler vardır, sahibini bekler.
Icardi bu gecenin kime ait olduğunu en başından biliyordu. Sabırlıydı, sakin görünüyordu ama kararını vermişti. Dakikalar 70’i gösterdiğinde sahneye bir kez daha çıktı; kendisinin üçüncü, Galatasaray’ın dördüncü golünü yazdı tabelaya. Bu, onun bu formayla ikinci hat-trick’iydi ama rakamlardan çok, maça bıraktığı imzaydı asıl mesele. Çünkü bazı futbolcular gol atar, bazıları ise gecenin hikâyesini yazar.
İcardi bu gecenin hikayesini yazan adam oldu.
Sonra Onguene talihsiz bir an yaşadı, topu kendi ağlarına gönderdi; skor 5-1 oldu. Maçın hikâyesi o anda çoktan yazılmıştı. Eyüpspor Bedirhan’la bir gol buldu ama bu, sonucu değiştiren değil, sadece tabelayı tamamlayan bir prestij notu olarak kaldı.
Galatasaray cephesinde ise gecenin sessiz ama önemli ayrıntısı yeni transfer Asprilla’ydı. Osimhen’le kurduğu uyum, henüz ilk bakışta bile “bu ikili daha çok konuşulur” dedirtti. Futbol bazen pasla değil, bakışla anlaşılır; bu ikili o dili şimdiden bulmuş gibiydi.
Ve Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçı öncesi sahadan hırslı, inançlı ve fazlasıyla iştahlı ayrıldı. Bu bir skor galibiyetinden öte, bir ruh hâliydi. Asıl soru şimdi orada duruyor:
Aynı cesareti, aynı oyunu Avrupa sahnesine de taşıyabilecek mi?
Futbol, cevabı beklemeyi sevenler için güzel bir oyundur.

Spor Haberleri