ABD Başkanı Donald Trump’ın “Hürmüz Boğazı’nı açtım” böbürlenmesi uzun sürmedi, İran dün Boğaz’ı yeniden, tamamen denetimi altına alarak geçişlere kapattı. Sözde ateşkes yapılmış, uzatılmasına da karar verilmiş olmasına rağmen ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukayı sürdürmesi bu kararının gerekçesi. Yani kimseyi aldattığı, kandırdığı yok İran’ın. Bu tutumunda Trump’ın iki yüzlü, dengesiz kararlarının, adımlarının etkisi var.
Hürmüz Boğazı’nın geçişlere kapatılması durumunda Avrupa’nın enerji kriziyle karşılaşabileceğini yazıp durduk haftalarca. Bundan asıl zarar görecek olanın sanıldığı gibi Avrupa değil, yoksul Asya ülkeleri olduğundan hiç söz etmedik ya da şöyle bir değinip geçtik. Asya’nın en güçlü ülkeleri de güçsüzleri de Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjiye yaşamsal önemde bağımlı oysa. Yani söz konusu kriz bölgede ciddi trajedilere yol açabilir.
Bllomberg’de Karishma Vaswani’nin bir yazısında rastladım. (Bk: Why the Strait of Hormuz Closure Is an Asian Crisis - Bloomberg). Durumu en açıklıkla dile getiren bölgenin güçlü ülkesi Singapur’un Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan olmuş üstelik. Bölgede “barışın da refahın da” tehlikede olduğunu söyleyerek Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün yaklaşık yüzde 90’ı ile sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 83’ünün Asya’ya gittiğini belirtip “Şu anda Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, bir anlamda Asya'nın krizidir” demiş.
Bir zamanlar adı “mucize” ile birlikte anılan Singapur’dan geliyorsa bu yakınma dikkate almamak olmaz. Vaswani benzeri yakınmaları uzun zamandır duyduğunu vurgulayarak, kimi Asyalı diplomatların değişken ABD politikalarından yorulduklarını söylediklerini belirtiyor. Haksız sayılmazlar; Asya ülkeleri önce Trump’ın gümrük vergisi dayatmasını kabul etmek zorunda kaldılar, kendi savunmalarına yoğunlaşma baskısıyla boğuştular, şimdi de Trump/Netanyahu ikilisinin başlattıkları savaşın bedelini ödemekle karşı karşıyalar.
Hem mali açıdan güçlü hem de stratejik rezervlere sahip olan Çin, Japonya, Singapur gibi bölge devleri yaşanmakta olan krizi aşabilirler ancak her açıdan savunmasız durumdaki ülkeler ne yapacak? Vaswani, ASEAN ile Doğu Asya Ekonomik Araştırma Enstitüsü'nün verilerinden yola çıkarak, Güneydoğu Asya ülkelerinin çoğunun petrol stoklarının sadece 20 ila 50 gün yetecek dolulukta olduğunu belirtiyor. Bazı Asya ülkelerinin “ulusal enerji acil durumu” ilan etmekten, üniversiteleri erken kapatmaya kadar sert önlemler almak zorunda kalabileceğini de ileri sürüyor.
Krizin siyasi yansımaları da görünüyor tabii. Filipinler’de ulaştırma işçileri grevde, Tayland’ın bazı bölgelerinde, Hindistan’da yemek pişirmede kullanılan sıvılaştırılmış petrol gazı arzındaki daralma, muhalefet milletvekillerinin protestolarına neden oldu. Bu tepkilerin sokağa yansıması da an meselesi.
Jeopolitik de değişebilir her an. Filipinler, malum, Güney Çin Denizi’nde egemenlik hakkı konusunda Çin’le ihtilaflı durumda, ilişkiler hayli gergin iki ülke arasında. Ciddi bir yakıt kriziyle karşı karşıya kaldığından Çin’le sorunun çözülmediği Güney Çin Denizi’nde ortak petrol/doğalgaz arama çalışmalarına açık olduğunu duyurdu Filipinler. Kim talip olursa onunla çalışabilir demektir bu. Çin’in bunu kabul etmesini beklemek de saflık olur haliyle.
Hürmüz Boğazı krizi başka değişikliklere de yol açabilecek gibi görünüyor. İyi mi kötü mü olur şimdilik anlamak zor ama alternatifler de doğuyor bir yandan. Avustralya ile Singapur enerji güvenliği konusunda işbirliğine gidiyorlar. Bölgesel düzende “taşların yerinden oynaması” her an mümkün.
Krizin iyi tarafı belki de Asya ülkelerinin ABD’nin etkisinden kurtulup bölgesel güçlerle örneğin Çin’le daha iyi ilişkiler geliştirme olanağı yaratacak olması.
Netanyahu’nun aklına uyup İran’a saldıran Trump, Asya ülkelerinin çoğunu, ABD’siz hayatta kalmalarına yarayacak önlemler almaya iterek “hata” yapmış oldu bir anlamda. Onca hatasının içinde en hayırlısı bu olmuştur, kuşkusuz.
Sonuç olarak; Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla zor durumda kalacak olan asıl bölge Asya. Bölge ülkeleri ciddi bir enerji yoksunluğuna düşebilir. Orada patlayacak geniş çaplı bir krizden ülkemiz de etkilenebilir.
Meselenin hem Avrupa hem Asya ayağı olduğunu unutmamak lazım.