MHP Lideri Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’a statü verilmesi talebini yineledi.
Partisinin dünkü grup toplantısında konuşan Bahçeli bir statü de önerdi:
“Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü.”
Bahçeli daha önce de Öcalan’a statü verilmesini istemişti.
PKK’nın Kandil’deki yöneticileri de Öcalan da DEM Parti de statü konusunda ısrarlılar.
Terörsüz Türkiye sürecinin ilerlemesi için önce Öcalan’a statü verilmesi, özgür çalışacağı yaşam koşullarının sağlanması, İnfaz Yasası’nda değişiklikler yapılarak cezaevindeki PKK’lıların serbest bırakılması da talepleri arasında.
DEM Parti terörsüz Türkiye amacına ulaşılması için ayrıca anayasada değişiklikler yapılmasını da istiyor.
Örneğin vatandaşlık tanımının değiştirilmesi.
Tanımdan “Türk” tanımının çıkarılmasını, etnik aidiyete yer verilmemesini talep ediyorlar.
Bahçeli ısrarlı ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti bu konuya uzak duruyor.
Erdoğan da AK Parti sözcüleri de Bahçeli’nin önerisine olumlu veya olumsuz bir yanıt vermediler.
Gündemlerinde böyle bir konu yok.
AK Parti’nin ve Erdoğan’ın ilgisiz görünmesinin nedeni 2013-2015 yılları arasında “çözüm sürecinde” gördükleri tepki.
Bu süreç devam ederken yapılan 2015 seçimlerinde AK Parti büyük oy kaybetmiş ve tek başına iktidar olacak çoğunluğu bulamamıştı.
Seçimden hemen sonra süreci tam tersine çeviren AK Parti iktidarı PKK’ya karşı mücadeleye ağırlık vermiş, çözüm sürecini rafa kaldırmıştı.
Bahçeli’nin ısrarları sürerse Erdoğan’ın ve AK Parti’nin ne yapacağı merak konusu.
Öcalan’ın liderliğinde kurulan PKK’nın amacı belli.
Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de dört parça üzerinde önce federe yönetimler kurmak sonra bu dört parçayı birleştirerek Bağımsız Büyük Kürdistan Devleti’ni kurmak.
PKK bu amacını saklamıyor.
Öcalan’ın kitaplarında ve Kürdistan Topluluklar Birliği Sözleşmesi’nde de (KCK) açıkça yazıyor.
Bu elbette Bahçeli’nin de bilgisindedir.
PKK’nın tümüyle silah bırakması için anayasada vatandaşlık tanımını değiştirmek, Türk ifadesini çıkarmak veya Türk’le birlikte Kürt ifadesini koymak, Türkiye’de özel yönetim bölgeleri kurmak, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmektir.
İktidarın, Bahçeli ve Öcalan’ın taleplerini hayata geçirmesi hiç kolay değil.
Bunu yapabilmesi için halkın onayı gerekir.
Halkın da onay vermeyeceği açıktır.
Bu konuda yapılacak bir referandum bunu açık farkla ortaya koyar.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk’ten aldığı niteliklerini referandum konusu yapmak bile büyük tepkiye yol açar.
İktidar bu gerçeğin farkına varmalıdır.