Türkiye’de gelir dağılımı giderek bozuluyor.
En alt grupta yer alan yüzde 20’lik kesimin satın alma gücü her ay biraz daha düşüyor.
Orta sınıfta yer alanların da reel geliri her yıl düşüyor ve alt gruba yaklaşıyor.
En üst grubun milli gelirden aldığı pay ise her yıl artıyor.
2025 yılı verilerine göre en zengin yüzde 20’lik kesim milli gelirin yüzde 48,1’ni alırken, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise milli gelirden ancak yüzde 6,4 oranında pay alıyor.
Arada 8 kat fark var.
DİSK-AR’ın yaptığı araştırmaya göre asgari ücret yılın dördüncü ayında 4 bin 110 lira kayıp yaşarken, en düşük emekli aylığındaki erime ise 2 bin 928 lira olarak hesaplandı.
Bu araştırmaya göre, ücretlerdeki erime düşük gelirlilerin harcama alışkanlıklarını değiştiriyor. Kira, konut ve ulaştırma harcamaları artıyor. Düşük gelirliler gıdadan kısıp kira ve ulaşıma harcıyor.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre yıllık enflasyonun yüzde 32.3, gıda enflasyonu ise yüzde 34,55 olarak gerçekleşti. Fiyatlar son bir ayda yüzde 4,18 artış gösterdi.
TÜİK’in açıkladığı aylık yüzde 4,18 enflasyon, Merkez Bankası’nın uzun süre açıkladığı yıllık yüzde 5 enflasyon hedefinin gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu ortaya koydu.
Enflasyonda Merkez Bankası’nın eski yıllık hedefine bir ayda ulaşılması alt sınıfta yer alan kesimin geçim derdinin ne kadar büyük olduğunu da ortaya koyuyor.
Bu gerçeği sokak röportajlarında da görmek mümkün.
Yaşı 75 olan bir kadın eşinden 16 bin lira emekli maaşı aldığını, kirasının ise 25 bin liraya yükseldiğini ve yıllardır evde bakıma muhtaç hasta oğluna bakmak zorunda olduğunu söyledi.
Kirayı ödeyebilmek ve oğluna bakmak için bu yaşta evlere temizliğe gittiğini belirtti.
Yaşı uygun olan işçi emeklilerinin çoğu da ancak çalışarak geçimini sağlayabiliyor.
Geniş tanımlı işsizlik oranı çalışabilecek yaştaki 12 milyondan fazla vatandaşın işsiz olduğunu gösteriyor.
Asgari ücretin 28 bin 70 lira, en düşük emekli maaşının ise 20 bin lira olduğu düşünülürse ek geliri olmayan asgari ücretli ve emeklinin açlık sınırının altında yaşadığı gerçeği de ortaya çıkıyor.
Türkiye’nin bu sorunu çözmesi ancak ekonomi, maliye ve sosyal politikaların değiştirilmesiyle mümkün.
Bugünkü iktidar alt gelir gruplarından alıp üst gelir gruplarına kaynak aktaran bir politika izliyor.
Bu politika değişmedikçe Türkiye’de gelir dağılımını düzeltmek, geçim derdini çözmek mümkün değil.
Bu politika değişikliği ise ancak iktidar değişikliği ile sağlanabilir.
Gelir dağılımın alt gruplar lehine düzeltildiği, asgari ücretin açlık sınırının çok üzerine çıkarıldığı, emeklinin geçinebilmek için çalışmak zorunda kalmadığı bir hedefe ulaşabilmek ancak böyle mümkün olabilir.
CHP’nin iktidara geldiğinde uygulayacağı ekonomi, maliye ve sosyal politikaları somut biçimde ev ev, sokak sokak gezerek anlatması izleyebileceği en etkili yoldur.