Adını vermeyeceğim.. Saray yanlısı “olmayan” bir internet sitesi, Tele1’in, daha Merdan Yanardağ hakim karşısına çıkmadan haraç mezat satılmasına dair habere şöyle bir başlık atmış:
“Merdan Yanardağ Tele1’in fiyatını az buldu.”
Doğru, Merdan Silivri’den ilettiği mesajında söylüyordu bunu. Biçilen bedelin, çalışanların beş aylık maaşı olduğunun da altını çiziyordu.
Hani kavga parodilerinde görürüz.. Taraflardan biri “Mesele bu mu şimdi.. Bunu mu konuşacağız” der.
Sahiden bu mudur mesele?
Merdan’ın anlatmak istediklerinden bunu mu çıkarttınız..
Ne diyor aslında farkında değil misiniz?
“28 milyon lira bir yağma fiyatıdır. Burada ilk kez bir bilgiyi açıklayacağım: geçen yıl Tele1’e bu paranın 15 katı teklif edildi satmadık. Fiyatın istersek daha yukarıya çıkarabileceği bilgisi de geldi.
Daha önce kanalın %50’sine bile kayyım ve TMSF’nin ihale başlangıç fiyatının yaklaşık on katı önerildi. Tele 1’in topluma, izleyicileri ve çalışanlarına ait olduğuna inandığımız için kabul etmedik.
Eğer satsaydık ben tutuklanmayabilirdim. Zaten teklif sahipleri çok dolaylı şekilde "Artık biraz rahat yaşamayı hak ettiğimi" söyleyerek uyarı da yapmışlardı. Alacağımız parayla, istersek daha sonra başka bir medya organı kurabilirdik vb. Sözüm ona, “ dostça” tekliflerdi bunlar.
Biz HAYIR dedik, uygun bulmadık.”
Eğer teklifi kabul etseymiş Silivri’de olmazmış. Doğrudur.
Yıllardır benzer “ÇÖKME” operasyonlarını okuyup durmadık mı!
Mesela TV 8 bir gecede nasıl el değiştirip Acun’a geçti, merak etmedik mi!
Aydın Doğan, yıllarca tacizden sonra “kaçan kurtuluyor” diye medya imparatorluğunu devretmedi mi!
*. *. *
Tele 1 vakasını okur ve diğer başlıkları hatırlarken aklıma geldi.
Geçenlerde kulağı delik bir gazeteci arkadaşım, ilginç bir soru sordu: “Hakan ve Kerim Sabancı neden uyuşturucu operasyonuyla gözaltına alındı dersin?”
O kadar çok ünlü o malum koridorlardan gelip geçmişti ki, soruya anlam verememiştim.
Arkadaşım devam etti:
“Sabancı ailesinin gençleri Mart’ta gözaltına alındı. Nisan’da da Sabancılar’ın Carrefoursa zinciri satıldı..”
Bu bir tahmin miydi, yoksa bir duyum muydu bilmiyorum.
Ama gelişmelerin anlamlı bir seyir izlediği açıktı:
“• Zinciri devralan A 101 marketler zincirinin sahibi olan Yeni Mağazacılık A.Ş. idi. Sahibi hakkında AKP’ye yakın olduğu dışında pek bir bilgi yoktu. Ancak kurucuları arasında Cüneyt Zapsu’nun olması, boşlukları dolduruyordu.”
“• A 101 zincirinin uzun süredir Carrefoursa ile ilgilendiği biliniyordu. Ancak taraflar bir türlü anlaşma noktasına varamamıştı.”
“• Derken Türkiye, Sabancı soyadını ilk kez bir gözaltı kararıyla duydu. Hakan ve Kerim Sabancı uyuşturucu operasyonuyla evlerinden alındı.”
“• Herhalde tesadüftür.. Kısa süre sonra da satış haberi geldi.”
*. *. *
Merdan Yanardağ, Tele 1’in -geçen yılın fiyatlarıyla- çalışanların beş aylık maaşına denk bir teklifle satışa çıkartılacağını söylüyordu ya..
Merak ettim. Acaba Carrefoursa ilk tekliften daha mı ucuza el değiştirdi?
Ama şunu bilin; Türkiye’de hiçbir şey insan hayatından ucuz değil!!!
Dünyanın en zor, en tehlikeli ve çileli mesleğini aylarca maaş alamadan yapanlar, buna en somut ve vahşi örnek.
Eskişehir’de faaliyet gösteren madenciler seslerini duyurabilmek için Ankara’ya geldiler. Seslerini duyuramayınca, feryatlarını sırtlarına yazdıkları yazılarla ifade ettiler.
Sonra ne mi oldu?
İlahi!! Buralarda ne olabilir ki!! Gözaltına alındılar.
“Yataktan pek çıkamayınca tablette dolaşıp duruyorum” demiştim ya.. Bir belgeseli rastladım. Saray’ın güvenlik önlemlerini anlatıyordu.
Meğer Saray’ın yüzlerce penceresi yurt dışından getirilen özel camlarla kaplıymış. Kurşun, gaz ve “SES GEÇİRMEYEN” camlarla..
Ama “Tele1’i susturmak için casusluk kumpasını yarattılar” diyen Merdan’ın da, çocuklarının rızkı için yollara dökülen madencilerin de sesi olabiliriz. Olmalıyız!
Reis duymayabilir. Artık milyonlar duyuyor.