Fenerbahçe gözünü Galatasaray'a çevirdi: Kante ve Guendouzi mucizesi

Sedat Kaya yazdı: Fenerbahçe gözünü Galatasaray'a çevirdi: Kante ve Guendouzi muhteşem oynadı.

Ligde artık öyle bir eşiğe gelindi ki, saha içindeki her hata puan cetvelini değil, doğrudan kader hanesini sarsıyor. Bitime beş hafta kala zirvenin dört puan gerisinde soluk alıyorsanız; yaptığınız her yanlış sıradan bir kusur değil, kelimenin tam anlamıyla bir futbol intiharıdır.
​Fenerbahçe, bu varoluşsal sancının ve sorumluluğun bilinciyle adım attı Kayserispor karşısına. Sahada ne telaşın getirdiği bir savrukluk ne de korkunun yarattığı bir sinmişlik vardı. Aksine; soğukkanlı, ne yaptığını bilen ve oyunun yakasına ilk düdükten itibaren yapışan bir "büyük takım" vakarı izledik.
​Oyunun merkezinde Kante ve Guendouzi, arkalarında ise bir kale dikkatiyle bekleyen Skriniar; takımın adeta aklını ve omurgasını inşa ettiler.
Biri topu iğne deliğinden geçirip taşıdı, diğeri sahadaki her boşluğu bir süpürge gibi temizledi. Skriniar ise arkadaki kapıyı öyle bir kilitledi ki, dönen her sahipsiz top yeniden bir Fenerbahçe akınına dönüştü.
Sarı-lacivertliler ilk yarıda rakip ceza sahasında tam 15 kez topla buluştu. Bu istatistik, kurulan baskının ve kazanma iştahının rakamsal bir vesikasıydı. Ancak futbolun cilvesi bu ya; bazen kurduğunuz o kusursuz makine, ürettiği her şeyi tabelaya yazdıramaz.
Talisca, Nene, Kerem ve Cherif, arkalarındaki o devasa makine düzeni kadar keskin ve bitirici olabilselerdi; Fenerbahçe soyunma odasına sadece Kante’nin o jeneriklik golüyle değil, maçı koparmış olmanın huzuruyla giderdi.
O beklenen huzur, ikinci yarıda geldi. Sahadaki o muazzam makine, vites küçültmek bir yana, baskının dozunu bir tık daha artırdı. Orta sahanın kalbindeki iki Fransız; Kante ve Guendouzi, kusursuz bir maestro gibi orkestrayı yönetmeye devam edince, forvet hattı da bu yüksek ritme daha fazla kayıtsız kalamadı.
​Fenerbahçe’nin baskısı karşısında önce rakibin direnci, sonra kilitleri kırıldı. Sahneye önce Talisca çıktı; 18 çizgisi üzerinden meşin yuvarlağa öyle bir karakter koydu ki, top kalecinin çaresiz bakışları arasında filelerle kucaklaştı. Hemen ardından pusuya yatmış bir avcı gibi sahne alan Nene, o meşhur fırsatçılığını konuşturunca tabelada fark bir anda üçe çıktı.
Ve en son yine Talisca. Bir orta, bir kafa ve skor 4-0.
​Kayseri semalarında sarı-lacivertli hakimiyet ilan edilirken, tribünlerdeki o gergin bekleyiş yerini şampiyonluk umuduna bıraktı.
Bu galibiyetle Fenerbahçe, bir maç fazlasıyla zirvenin yalnızca bir puan gerisine geldi.
Şimdi gözler başka bir sahada…
Başka bir hikâyede…
Yarın ki, Galatasaray-Kocaelispor maçında.
Ama herkes biliyor ki;
Bu saatten sonra lig, sadece oynanan maçlarla değil…
Beklenen hatalarla da yazılacak.
Ve bazen şampiyonluk, kendi kazandıkların kadar, rakibin düşmesini bekleme sanatıdır.

Spor Haberleri