Fenerbahçe dönülmez akşamın ufkundaydı hesabı Tedesco ödedi

Sedat KAYA yazdı: Fenerbahçe dönülmez akşamın ufkundaydı hesabı Tedesco ödedi

Fenerbahçe, Kocaeli’nde hızla değil, sabırla; telaşla değil, akılla kazandı.
Eski futbol günlerinde bu maçlara “dönülmez akşamın ufku” derlerdi.
Galatasaray’ın Kayserispor galibiyetiyle puan farkını 6’ya çıkardığı hafta, Fenerbahçe’nin omuzlarına sadece bir maç değil, koskoca bir hesap yüklenmişti.
Kocaeli artık bir deplasman değil, adeta bir hesaplaşma meydanıydı.
Bu tür gecelerde puan kaybı sadece cetveli karıştırmaz, hikâyeyi de tersine çevirirdi.
O yüzden Fenerbahçe bu maçı oynamaya değil, kazanmaya çıkmıştı.
Sahaya bakınca niyet belliydi.
Musaba, Talisca, Asensio, En-Nesyri… Fenerbahçe kağıt üzerinde hücumun bütün silahlarını kuşanmıştı.
Ama futbol, kağıt üstünde oynanmıyor; hele Kocaeli’nde hiç oynanmıyor.
Kocaelispor, Galatasaray’a sezonun tek yenilgisini tattırmış, dişli mi dişli bir takımdı.
İlk yarıda da bunu hatırlattı.
Daha diri, daha iştahlı, daha cesurdu.
Adam adama markajla Fenerbahçe’nin nefesini daralttı, ön alan baskısıyla hücum yollarını kilitledi.
Sarı-lacivertliler savunmada açık vermiyordu ama topa da, oyuna da sahip olamıyordu. Pas yapmakta, atağa çıkmakta zorlanıyordu.
Ama işte böyle gecelerde yıldızlar parlar.
İlk yarının son anlarında sahneye çıkan Asensio, bu kuralı hatırlattı.
Ceza sahası dışından öyle bir vurdu ki, top ağlara giderken tribün sustu, kaleci baktı, zaman durdu.
Sezonun en şık gollerinden biriydi.
Muhteşem bir goldü.
Ve Fenerbahçe’yi soyunma odasına sadece önde değil, umutla gönderen bir vuruştu.

TEDESCO SEYREDER GİBİ YAPMADI MÜDAHALE ETTİ

İkinci yarıya Kocaelispor hızlı, Fenerbahçe tedirgin başladı.
Ev sahibi öyle bastı ki, skor tabelası yerinde duruyor ama oyunun dengesi sallanıyordu.
Önce Petkoviç vurdu; Ederson son anda çeldi.
Ardından Show yükseldi, kafayı vurdu, top direkten döndü.
Sarı Lacivertli tribünler o anlarda nefes almayı unuttu.
Tehlike çanları çalarken, kenar yönetimi oyunu seyrederse kaybeder. Tedesco seyreder gibi yapmadı, müdahale etti.
Sahaya giren Nene Semedo'nun pasında skoru bir anda 2-0'a getirdi.
Sarı Lacivertliler bu golden sonra ne zaman hızlanacağını, ne zaman frene basacağını bildi ve son bölümü zamana oynayarak maçı kazandı.

Fenerbahçe adına bu maçın hikâyesi şunu söylüyordu.
Bu bir hücum gösterisi değil, bir olgunluk maçıydı. Kontrol edildi, sabırla taşındı ve doğru yerde bitirildi.
Ve şampiyonluk yarışında Galatasaray ile puan farkı tekrar 3'e indirildi.

Spor Haberleri