Ermeniler, SGK Dolandırıcılığı ve Dr. Öz

Serra Karaçam yazdı: Ermeniler, SGK Dolandırıcılığı ve Dr. Öz

Evde sağlık ve bakım hizmetleri, hayatının son dönemindeki hastalar için kritik öneme sahip.

Bu hizmetler, evde kaliteli bakımla hem tıbbi hem de psikolojik destek sunuyor

Ne yazık ki, bu sistemin şeffaflığı ABD’de çoğu zaman yeterince sorgulanmıyor.

Çoğu ev sağlık ajansı hastaların evlerine giden nitelikli hemşire, fizyoterapist ve davranış terapisti ziyaretlerini planlamak için telefon üzerinden çalışıyor.

Ancak randevular aksıyor.

Haftalık ziyaretler kağıt üzerinde yapılmış gibi görünse de gerçekte haftalarca gerçekleşmeyebiliyor.

Amaç, insanların devlet veya sigorta tarafından ücreti ödenmiş veya ödenecek olan hizmetleri gerçekten almasını sağlamak olmalı.

***

Bazı durumlarda, bu sistem maalesef dolandırıcılık fırsatlarına açık hale geliyor.

Los Angeles’taki örnekler, bu sorunun boyutlarını gözler önüne seriyor.

Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri’nin (CMS) Yöneticisi Doktor Mehmet Öz son videosunda dört blokluk bir alanda 42 hospis tesisi bulunduğunu ancak bazılarının sahte hizmetler sunuyor olabileceğini aktardı…

Medicare dolandırıcılığı kapsamında sahte faturalarla devletten yaklaşık 16 milyon doların çekildiğini ve ana faillerden birinin 12 yıl hapis cezası aldığı ortaya çıkmıştı.

İddiaya göre üzlerce doktor sisteme dahil edilerek sahte reçeteler yazdı...

100 binin üzerinde hastanın bilgileri kullanıldı.

Bu olay, sistemdeki denetim eksikliğini ortaya koyuyor.

***

Ancak bu tür dolandırıcılıkları konuşurken, belirli toplulukları suçlu gibi göstermeye çalışmak tehlikeli…

Dr. Öz’ün Los Angeles videosunda Rus-Ermeni mafya bağlantısına atıfta bulunması, her fırsatta Türklere tepki gösteren Ermeni toplulukları tarafından eleştirildi.

Bazı Ermeni gruplar Türk kökenli bir sporcunun California’daki bir takıma katılmasına da nefret söylemiyle tepki göstermişti.

Ve hepimiz buna üzüldük.

Zira hiçbir grup toptan “suçlu” ya da “güvenilmez” olarak gösterilemez.

Öz de Ermeni Amerikalı gruplar tarafından eleştirildi ve yorumların topluluğu haksız yere hedef aldığını savundular.

Bunu anlamak, New York’ta süren müfredat tartışmaları açısından da kritik.

***

Türk kökenli Amerikalılar, New York Eyaleti’nde Holokost ve soykırım eğitim tasarısının devlet okullarının müfredatına eklenmesine karşı imza topluyor.

Tasarı, Eğitim Yasası’na eklenen yeni 801‑b maddesiyle, ilkokul ve liselerde Holokost’un yanı sıra Ermeni Olayları, Ukrayna’daki Kıtlık-Soykırım ve Kamboçya, Bosna, Ruanda ve Sudan’daki soykırımların da öğretilmesini zorunlu kılıyor.

Derslerde, ulusal, etnik, ırksal veya dini nefretten doğabilecek yıkıcı sonuçlar da vurgulanıyor.

Amerikan eğitim sisteminde ABD tarihine dair olayların nasıl aktarılacağı konusundaki tartışma da sürmekte.

Trump yönetimi kölelik ve ırkçılığın kurumsallaşmasına dair eleştirel ırk teorisi gibi tarih derslerini sınırlamaya odaklanmış durumda.

***

Bu bağlamda, Medicare ve Medicaid sisteminde dolandırıcılığı önleme sorumluluğunu üstlenenler gibi yetkililerin, görevlerini siyasi veya toplumsal önyargılardan bağımsız yürütmesi oldukça zor.

Dr. Öz’ün bölgede Kiril alfabesi levhalarını gösterirken, kamerayı lavaş ve pide satan bir mağazaya yakın plan girmesi halkla ilişkiler açısından hassas bir konu oldu.

Fırın Doktor Öz’ün kendilerini mafya diye kameraya göstermesinden sonra satışlarının %30 düştüğünü açıkladı ABC’ye.

Bir zoomu yapmak veya yapmamak kadar ince bu halkla ilişkiler.

California Valisi Gavin Newsom da, “Mehmet Öz’ün yakın zamanda Güney Kaliforniya’daki Ermeni Amerikalı topluluğunu hedef aldığına dair raporları inceliyoruz. Popüler bir fırın da dahil olmak üzere Ermeni sahipli işletmelerin önünde ırksal olarak kışkırtıcı dolandırıcılık iddialarında bulunduğu belirtiliyor. Bu iddiaları ciddiyetle ele alıyoruz” dedi.

Hasta Bakim ajansı yerine ekmek satan yeri göstermiş oldu ve tepki aldı.

Cesur bir işe kalkmışken derdini anlatsa da konu gölgede kaldı.

Doktor Öz, belki Türk kökenli olmasa, kimse Ermeniler için kullandığı dilden bir nefret söylemi çıkarmayacaktı.

***

Trump yönetimi, Somali kökenli Amerikalıların Minneapolis’teki okul fonlarını alıp, okul açmadan paraya çöktükleri iddialarını araştırıyor.

Minneapolis Minnesota’nı yanı sıra Los Angeles gibi California şehirleri de göçmen polisinin hedefinde.

Bu bölgeler genellikle Demokrat yönetimler altında

Trump yönetimi Davos’ta Kaliforniya valisi Newsom’ın ABD pavilyonunda bir röportaj vermesinde dahi zin vermedi. Newsom Trump’ın Davos konuşmasına “sıkıcı” yorumunu yapmıştı.

***

Konu ayrıca Trump yönetiminin, huzurevi ve evde bakım dolandırıcılığı suçlarından hüküm giymiş bazı iş insanlarını affetmesiyle bağlantılı.

Örneğin Skyline Healthcare’in eski sahibi Joseph Schwartz, ülke genelindeki tesislerde yürütülen 38 milyon dolarlık istihdam vergisi dolandırıcılığı davasında suçunu kabul etmiş, üç yıl hapis cezası almıştı.

Ancak Kasım 2025’te Trump tarafından tam ve koşulsuz af aldı.

Florida’da faaliyet gösteren huzurevi yöneticisi Paul Walczak da 10 milyon dolardan fazla vergiyi ödememekten suçlu bulunmuş ve affı 2025’in başlarında gerçekleşti.

Af lobisi çalışıyor.

Bu aflar, evde bakım ve huzurevi sisteminde denetim ve adalet tartışmalarını daha da ön plana çıkardı.

Amaç elbette , sistemdeki hataları yakalamak, dolandırıcılığı önlemek ve vatandaşların hasta ve yaşlıların hak ettiği hizmeti ulaştırmak.

Dünya Haberleri