Sevgili İrfan Değirmenci YouTube kanalında Epstein dosyasından söz ederken hatırlattı:
• “Wikileaks”: Epstein belgeleriyle kıyaslandığında devede kulak kalır. Ama bizim açımızdan hendeği aşmaya çalışan bir deve gibiydi. Zira sızdırılan belgelerin çok önemli bölümü AKP ve Erdoğan hakkındaydı. Aralarında kimi ihalelerin iktidara yakın şirketlere verildiğine dair somut belge de vardı.. Erdoğan hakkında, İsviçre bankalarında hesapları olduğu iddiası da.. Önce Anadolu Ajansı’nın sansürüne takıldı iddialar.. Derken 2010 itibariyle kontrol edilen ne kadar medya organı varsa oralarda buharlaştı.. Sonra unuttuk gitti.
Unutmak insanın, ama özellikle bu coğrafyada yaşayan insanın en önemli özelliği..
Ne yapsınlar ki!
Hesap sorulmayan, sonuçlandırılamayan dosyalar üst üste yığılıp keyfimizi mi bekleyecekti!
6 Şubat depremi daha dün gibi, değil mi!
Memleket acıları unutuverdi sanki.
Erdoğan ve Bahçeli yıldönümü münasebetiyle Osmaniye’ye gitti ya. MHP’li belediye başkanı İbrahim Çenet coştu. Sosyal medya hesabında "Bugün senin bayramın Osmaniye; bayramlıklarını giy de gel" diye seslendi.
Artık kim uyardıysa, kısa süre sonra da mesajını sildi.
Ben çok haksız bulmadım doğrusu!!
Öyle ya, depremden sonraki o korkunç günlerde “Devlet Bey Konağı” kapılarını sımsıkı kapatınca, başkan Çenet “çok da önemli bir şey yokmuş” duygusuna kapılmış olmalı.
Hele yandaş medyanın “vicdanı sözlüklerde bırakmış” kalemleri, deprem bölgesinde yapılanları DEVRİM ya da MUCİZE diye nitelendirince, 6 Şubat’ın kutlanacak bir gün olduğunu zannetmiştir.
Epeydir kulaklarını çınlatmadığım Ahmet Hakan bile, yazısına “Deprem muhalefeti nasıl yapılır” başlığını atmamış mı!
Özel vergiler.. Halktan toplanan bağışlar.. Hazinenin olanakları.. Bir iktidar ne yapması gerekiyorsa yap-a-mamış.. Ahmet Hakan muhalefete ayar veriyor: Muhalefet, yapılan güzel şeyleri alkışlamalı.. Elbette eksiklikleri de belirtmeli ve “takipçisi olacağız” demeliymiş.
Yaaa!
*. *. *
Yine de.. En unutulmayacak paylaşım, her zamanki gibi her gündemin kraliçesi Nagehan Alçı’dan geldi:
“Konteyner kentlerde devletin sağladığı elektrik, su ve ısınmanın yanısıra devamlı gelen gıda ve temel ihtiyaç yardımları nedeniyle maalesef bazı depremzedelerde para harcama refleksi kaybolmuş"
Saray danışmanları herhalde sinirden saçlarını yolmuştur. “Böyle bir mazeret nasıl oldu da bizim aklımıza gelmedi” diye..
Gerçekten de hayat depremzedelere güzel! Nagehan’ın yatak odasından -muhtemelen- daha küçük konteynerlerde, musluktan akanıyla çatıdan sızanıyla bedava su, arada makarna vs yardımıyla gül gibi geçinip duruyorlar.
Depremde evleri yıkılmış.. Yakınlarını kaybetmişler.. İşsiz kalmışlar.. Kollarını bacaklarını enkazda bırakmışlar.. Olsun!
İnsan bir yerlerden harcanacak para bulur canım! Yoksa işte harcama refleksiniz kaybolur.. Maazallah başka kayıplara da benzemez!
Nagehan Alçı bence özel olarak incelenmesi gereken bir kadın.
Gazeteci.. Anne.. Ama her iki durumda da empati yapması beklenen bir isim olması gerekirken, otur sıfır!
Yazdıklarını bir daha okumuyor mu? Ağzından çıkanı kulağı duymuyor, klavyenin yazdığını gözü görmüyor mu?
Yoksa derdi sadece ve sadece konuşulup gündemde kalmak mı?
Madem deprem gündemine dalacaksın, bari bir anne olarak kayıp çocuklardan söz etsene. Epstein dosyasının bu açıdan üzerine gidilmesi gerektiğini söylesene.
Hadi o fırsatı kaçırdın… Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın gündeme getirdiği vahim iddianın izini sürsene:
“Epstein ifşaları Türkiye için de çok önemlidir. Çünkü Epstein’in Türkiye ayağı da vardır. Jeffrey Epstein’e ait Lolita Ekspres uçağının Türkiye’ye tam 9 defa geldiğini ve hatta İncirlik Amerikan Üssü’nü ziyaret ettiğini biliyoruz. Bu uçuş kayıtları, ne getirilip ne götürüldüğü ve pasaport bilgileri derhâl açıklanmalıdır.
Her depremden sonra konuştuğumuz kaybolan çocukların Epstein ile ilgisi olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Adalet Bakanlığımız bir an önce dosyaya müdahil olmalı ve ABD Adalet Bakanlığından Türkiye’ye ilişkin bilgi ve belgeleri talep etmelidir. Bu ahlaksız ve vahşi yapı, Türkiye için de bir millî güvenlik sorunudur.
Bundan dolayı Türkiye; ucu kime dokunursa dokunsun Epstein dosyasının üzerine kararlılıkla gitmeli ve Türkiye’nin Epstein’lerini de ifşa etmelidir. Açık ve net söylüyoruz; bu dosyalar ve ifşalar, ülkemiz için de insanlık için de bir arınma fırsatıdır.”