Bu yol zafere çıkar: Haydi Bizim Çocuklar

Sedat Kaya yazdı: Bu yol zafere çıkar: Haydi Bizim Çocuklar!

Futbol sabır işidir…
Bazen de sabrın bittiği yerde başlar asıl hikâye.
Ay-yıldızlılar bu gece sahaya sadece bir maç oynamaya değil, bir eşiği aşmaya çıktı.
Rakip Romanya… Sert, disiplinli, kapısını kilitlemiş bir ev sahibi gibi. Kapıyı çalıyorsun, cevap yok. Zorluyorsun, açılmıyor.
İlk 45 dakika boyunca top millilerin ayağında gezindi durdu. Sanki bir ressam, tuvalin başında saatlerdir dolaşıyor ama ilk fırça darbesini bir türlü vuramıyor. Pas var, tempo var, niyet var… Ama o son dokunuş yok.
Kaleye kadar geldik, evet…
Ama futbol dediğin, kaleye gitmek değil, kaleyi bulmaktır.
İstatistikler ne derse desin, ilk yarının özeti şuydu.
Top bizdeydi, oyun bizdeydi ama gol fikri bir türlü bizde olamadı.
Ama sabır taşı dediğin de bir yere kadar dayanır.
İkinci yarı o taş çatladı işte.
Asıl hikâye tam da o anda başladı.
Sanki devre arasında bir şey oldu… Bir düğüm çözüldü, bir zincir kırıldı. Milliler sahaya aynı forma ile ama başka bir ruhla çıktı. Artık topu dolaştıran değil, kaderi zorlayan bir takım vardı.
Dakikalar 53’ü gösterirken sahneye iki kalite çıktı.
Arda Güler… Bu çocuk, ayağına her top geldiğinde sanki oyuna bir sır fısıldıyor. 25 metreden attığı o pas, pas değildi, bir davetti.
Ve Ferdi Kadıoğlu… O daveti geri çevirmedi. Bir anda kaleciyle baş başa kaldı ve golü yazdı tabelaya.
İşte o an…
Maçın kilidi değil, ruhu açıldı.
Kenan Yıldız’ın üst direkte patlayan füzesi…
Ve yine Arda Güler’in kaleciden dönen o ince şutu…
Artık sahada bir oyun yoktu.
Bir baskı, bir isyan, bir “yeter artık” hali vardı.
Romanya savunması ilk yarıda kilitli bir kapıydı…
İkinci yarıda ise rüzgârın önünde savrulan bir perde.
Başka gol gelmedi ama milliler tek golle çok önemli bir virajı geçerek finale yükseldi.
Ve tribünler şunu hissetti:
Bu gece, sadece bir maç kazanılmadı.
Bir takım, kendi korkularını yendi.
Bu yol zafere çıkar.
Ha gayret bizim çocuklar.

Spor Haberleri