Ankara’da, Turan Güneş Bulvarı’nda bulunan Milli Savunma Bakanlığı lojmanları önündeki yaya geçidinde meydana gelen olayda, yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Güner'e, yüksek hızla ve makas atarak ilerlediği öne sürülen Yasin Aloğlu kontrolündeki otomobil çarptı. Elif, yaya geçidinden yaklaşık 50 metre sürüklendi.
14 YAŞINDAKİ ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ!
Yaralanan Güner, doktorların bütün müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. 9’uncu sınıf öğrencisi Elif'in cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi. Otomobil sürücüsü Aloğlu ise çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan cezalandırılması talep edilen iddianame Ankara 68'inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
“YAYA GEÇİTLERİNDEKİ ÖLÜMLERİN KAZA OLARAK GEÇMESİNİ İSTEMİYORUZ”
Davanın ilk duruşması bugün görülürken Güner'in annesi Tuba Güner, adliye önünde yaptığı açıklamada "Kızımı 19 Şubat'ta Turan Güneş Bulvarı’nda yaya geçidinden geçerken bir magandanın yarış yaparak, frensiz bir şekilde 100 kilometre hızın üstünde giderken çarpması sonucu kaybettik. Adalet için buradayız. Yaya geçitlerindeki ölümlerin kaza olarak geçmesini istemiyoruz. Bu olası kasttır, bu bir cinayettir” sözlerini sarf etti.
“Benim çocuğum en güvenli alanda, yaya geçidinden geçerken dikkatsiz biri yüzünden bu dünyadan koptu. Şu an üstümde benim Elif'in forması var, okulda olması gerekiyordu benim kızım ama toprağın altında yatıyor. Bir magandanın dikkatsizliği yüzünden, hız kurallarına uymadığı için kızımı kaybettik” diyen Tuba Güner, “Yaya geçidi en güvenli yerdir. Benim çocuğum kurallara uyan bir çocuktu. Yaya geçidini sürekli kullanırdı. O kurala uydu ama karşıdan gelen, kurala uymadı. Kuralı ihlal etti ve bir ölüme sebep oldu. Başka Elifler ölmesin. Bu kaza olarak nitelendirilmesin. Bu bir cinayettir. Ağır cezada yargılanmasını istiyoruz. Adalet savaşımız sürecek" ifadelerine yer verdi.
“AĞIR YAPTIRIMLARI OLMASI GEREKEN BİR DURUM SÖZ KONUSU”
Güner ailesinin avukatı Tahir Burak Koçak ise, "Biz bunun bir kaza olmadığını söylüyoruz. Bu bir cinayettir. Bu kişinin basit taksirle veya bilinçli taksirle yargılanıp ceza alması değil, en azından olası kasttan dolayı ceza almasını talep ediyoruz. Bu şekilde meydana gelecek kazaların önüne geçmenin şartı budur. Ağır yaptırımları olması gereken bir durum söz konusu. Bunun hukuki mücadelesini veriyoruz. Bugün ilk duruşmamız olacak. İnşallah sanık en ağır cezayı; olası kastla ölüme sebebiyet vermeden dolayı ceza alır diye ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.
HIZ YAPMADIĞINI İLERİ SÜRDÜ!
Sanık Yasin Aloğlu, "Frenleme yaptım bu nedenle aracım kaymaya devam etti. Daha sonrasında yaya geçidinin 10 metre ilerisinde mağdura çarptım. Çarpmanın etkisiyle mağdur aracın üzerine çıktı ve kafasını cama çarptı. Olay sebebiyle çok üzgünüm.” ifadelerini kullanarak “Ben hız sınırları içerisinde ilerliyordum. Hızım yaklaşık 60-70 kilometre civarındaydı. Benim aracım hız yapabileceğim bir araç değildir. Benim kullanmış olduğum aile aracında tampon tampona gitmem mümkün değildir. Makas atma gibi bir durumum da söz konusu değildir.” dedi.
“Daha önce böyle bir olay yaşamadım. İddia edildiği gibi makas atma veya başka bir araçla yarış yapma durumum mümkün değildir” diyen sanık, “Olay sebebiyle çok pişmanım. Asla böyle bir duruma sebebiyet vermek istemezdim" sözlerini sarf etti.
TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, tarafların kusur durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine, sanığın kullandığını beyan ettiği telefona ilişkin 19 Şubat 2026 tarihli arama kayıtlarının istenmesine hükmetti. Duruşma, 21 Mayıs 2026 tarihine ertelendi. (DHA)