İstanbul’da Sağlık İlke-Sen ve Eğitim İlke-Sen üyeleri, 2026 asgari ücretinin 28 bin 75 TL olarak belirlenmesini protesto etmek için dondurucu soğuğa ve kar yağışına aldırmadan Üsküdar meydanına indi. Sık sık "Emekçiler köle olmayacak", "Asgari ücret azami köleliktir", "Yoksulluk büyüyor, açlık derinleşiyor" sloganlarının atıldığı açıklamada, iktidarın ekonomi politikalarına ve emekçiyi yok sayan ücret dayatmasına tepki yağdı.
Basın açıklamasını okuyan Eğitim İlke-Sen Başkanı Cahit Erdem Örs, yeni yıla umutla değil, öfkeyle girdiklerini vurguladı. Örs, "Yeni bir yıl daha açlıkla, sefaletle, sömürüyle, kölelikle başladığı için meydanlardayız! Açlık ve yoksulluk her geçen yıl bir önceki yıla göre daha da derinleştiği; sömürü ve kölelik düzeni daha bir pekiştiği için meydanlardayız! İnsan haysiyet ve özgürlüğünü hedef alan, insan onurunu çiğneyen bu harâmi düzene karşı yılın bütün günlerinde itirazlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz!" dedi.
Sağlık İlke-Sen ve Eğitim-İlke Sen üyelerinin gerçekleştirdiği eylemde katılımcılar taşıdıkları dövizlerle hükümete tepki gösterirken, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı, ekonomik koşulların ağırlaştığı ve emekçilerin tek talebinin "insanca yaşam" olduğu haykırıldı.
MAAŞ CEBE GİRMEDEN ERİDİ AÇLIK SINIRI 30 BİNİ AŞTI
Eğitim İlke-Sen Başkanı Örs, açıklamasında TÜİK verileri ile sokağın gerçeği arasındaki uçurumu rakamlarla gözler önüne serdi. Hükümetin "müjde" gibi sunduğu zammın aslında bir "yok oluş" olduğunu belirten Örs, şu ifadeleri kullandı:
"Kıymetli dostlar, Bugün 2026’nın ilk günündeyiz. Her 1 Ocak’ta olduğu gibi bu 1 Ocak’ta da meydanlardayız. Susmayacağız! Geçtiğimiz hafta Asgarî Ücret Tespit Komisyonunun kararıyla 2026 yılı için geçerli olacak Asgarî Ücret, 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak ilan edildi. Böylece bir önceki yıla göre sadece yüzde 27’lik bir artış yapılmış oldu. TÜRK-İŞ araştırmalarına göre 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 98 bin 188 lira, açlık sınırı ise 30 bin 143 lira olarak tespit edilmiştir. İşçiler yeni ücretlerini ancak 31 Ocak 2026’da alacak. O zamana kadar açlık sınırının nerede olacağını düşünmek bile istemiyoruz."
Örs, TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek zam oranını "kölelik dayatması" olarak nitelendirdi ve ekledi:
"Artık asgarî ücret genel geçer ücret olmuştur. Sahte TÜİK rakamlarıyla hedef enflasyon numaralarıyla emekçileri kesin olarak köleliğe maruz bırakıyorlar! Bu ülkede çalışanların en az yarısı doğrudan asgarî ücretlidir. Halkını alın terinin son damlasına kadar sömürmeye ahdetmiş bu harâmî düzen büyük sessizlikten güç alıyor."
"YAŞARKEN KÖLELİK ÖLÜRKEN CİNAYET"
Konuşmasında sadece ekonomik kriz değil, çalışma hayatının kanayan yarası iş cinayetleri de gündemdeydi. Örs, iktidarın "kader" diyerek geçiştirdiği ölümlerin aslında birer cinayet olduğunu şu korkunç verilerle hatırlattı:
"2025’te en az 91 çocuk, son 13 yılda 827 çocuk, son 23 yılda ise 35 binden fazla emekçi iş cinayetlerinde öldürüldü! Bizim ‘yaşarken kölelik, ölürken cinayet’ dediğimiz bu deveran halkımızın kaderi değildir. Allah kimseye zulmetmez..."
"SÖMÜRÜYE RAZI OLMA"
Kar altında süren basın açıklaması boyunca "Sömürüye razı olma, itiraz et", "Hakça bölüşüm, adil paylaşım" sloganları atan kalabalık, hükümeti sert sözlerle eleştirdi. Eylem, alkış ve sloganlarla son bulurken, katılımcılar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirterek dağıldı. Sendika yetkilileri ise 2026’da emek mücadelesini büyütme çağrısını yineledi.