'Türkiye çok partili sistemden verim alamıyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan parlamenter sisteme dönüş tartışmalarını değerlendirirken "Türkiye çok partili sistemden verim alamıyor. Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor" dedi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 yıl sonra TRT 1 Ve TRT Haber'in ortak yayınında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. 

Erdoğan'ın, son haftalarda organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in gündeme getirdiği iddialara yanıt verip vermeyeceği merak ediliyor.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle: 

"Maske-mesafe-hijyen bu üç başlık söz konusu. Bu üç başlıkta da sosyal mesafe ve maske önem arz ediyor. Sosyal mesafe gündemimizde yerini koruduğu zaman maskeden de kaçabilmek, kurtulmak mümkün olur.

"Bu da tabi 1,5 metre idi, buna dikkat edildiği zaman maskeden de kurtulmak mümkün. Bakanımız kısa bir süre sonra bununla ilgili açıklamayı yapacak.

'Üç doz aşı oldum'

"Ben detaya girersem Cumhur İttifakı'ndaki ortağımıza yanlış yapmış olurum. Şu an anayasa çalışması yapan heyetimizle oturup değerlendirme yapacağız 128 madde üzerinde. Bu çalışmayı yaptıktan sonra çıkarılması gereken, ilave edilmesi gereken ne gibi maddeler vardır bunu bir konuşacağız. Tamam dediğimiz zaman ben Devlet Bey'e şahsım ve heyetim olarak takdim edeceğiz. Devlet Bey'in bana gönderdiği çalışmalarla da ayrıca meczedeceğiz. Bu çalışma Cumhur İttifakı'nın ortak bir çalışması olacak.

Adeta bir Anayasa Bilim Kurulu oluşturmanın gayreti içinde olduk. Bu kurulla çalışmamızı yürütelim ve en geniş anlamda uzlaşı sağlayalım istiyorum.

Yeni Anayasa 

Millet İttifakı neyi neyle yapacak, kimi kimle bir araya getirecek, hazırlayacakları anayasa metni nasıl ortaya çıkacak bunlar düşündürücüdür. Bunların anayasa metninde millilik, yerlilik olmayacak. Çok açık net söylemem lazım, dağdaki PKK'lıyla mı milli bir anayasa mı yapacaksanız? Onların uzantılarıyla mı kalkıp bir anayasa metni hazırlayacaksınız? Bu milletin anayasası dediğiniz zaman bunun milli ve yerli bir boyutunun olması şart. Bunu da zaten çalışmalar esnasında çok açık net görmek mümkün olacak.

'Parlamenter demokrasi bizim için mazi oldu'

"Çözüm süreci çalışmalarını yaptığımız zaman bunların bazı uzantılarıyla bir arada olduk ve bunları gördük. Milletin derdiyle dertlenmek gibi bir adımları var ya da yok bunları gördük. Bunlardan farklı bir şey beklemek mümkün değil. Yapacakları çalışmadan rahatsız değiliz, varsın yapsınlar. Parlamenter demokrasi dendiği zaman, artık bizim için mazi oldu, bu millet için de mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan, sürekli koalisyonlarla iç içe, bundan dolayı da sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz. Bunların neticesinde AK Parti'yi tek başına iktidara getiren milletimiz oldu.

Türkiye çok partili sistemden huzur bulamıyor

Şu anki sistem yoktu ama halkımız bizi önce yüzde 34 küsürle parlamentoya gönderdi ve biz tek başımıza iktidar olduk. Kim vardı karşımızda? Sadece Cumhuriyet Halk Partisi vardı. Parlamentoda birlikte bu çalışmayı yaparken bizler çok daha pozitif kararlar alabilirken, o dönemler içerisinde de bizler huzur içinde rahat bir şekilde süreci işlettik. Ondan sonraki seçime geldik, yine parlamenter demokrasiyle, ama bizim oy oranımız sürekli artıyordu. Şu andaki sistem yoktu, yine açık ara biz öndeydik. Şimdi ise olay çok daha farklı bir sürece gidiyor, dendi ki Türkiye çok partili sistemden huzur bulamıyor. Netice de alamıyor, bunları yaşadık mı yaşadık. Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor, kurtulduk bundan diyor, tekrar bizim başımızı belaya sokmayın.

128 milyar dolar 

Diyorlar ya '128 milyar dolar nereye gitti?' Merkez Bankası’nın parasının nereye gittiği sorulur mu? Bunların hesabı kitabı yok, bunlar anlamaz bu işlerden. Ne hesaptan ne kitaptan anlarlar.

Şehir hastaneleri 

Koronavirüs salgınında Şehir Hastaneleri önemli rol oynadı. En kısa sürede doktor açığımızı kapatmayı hedefliyoruz. Maalesef, geçenlerde doktor arkadaşımız bıçaklanarak yaralandı. Kendisini aradım. 2 yıl kalmış uzman olmasına tedavi ettiği hasta gelip kendisini bıçaklıyor. Bu doktor açığımızı kapatmamız içinde tıp okullarına büyük iş düşüyor. Her siyasi partinin kendine ait hedefleri vardır. Bizim de hedefimiz bu.

'Cumhur İttifakı'nın adayı kim olacak?'

Bizim sahada böyle bir tartışma adım yok. Cumhur İttifakı olarak partimizin içinde karar belli. Öbür tarafta MHP'de de Bahçeli bu konuda kararlarını başından itibaren açıkladı. Bizim bu dayanışmamız kararlı bir şekilde yürüyor. Sıkıntı diğer tarafta. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, bizi ilgilendirmiyor.

Biden görüşmesi 

NATO Zirvesinde bir araya geleceğiz. Görüşmede Türkiye-ABD ilişkileri niçin böyle bir gerilim safhasında, bunu soracağız. 

Sizden önce Demokratlarla çalıştık. Ama böyle bir görünüm olmadı. Bush'la çalıştık, Obama ile çalıştık ama bunların hiçbiriyle böyle bir gerilim yaşamadık. Ardından Trump ile çalıştık ve hiçbir gerilim yaşamadık. Şu toplantıda buluşuruz gibi bu konuşmaları yürüttük. Tabi Biden ile bu görüşmeler böyle olmadı.

Ermeni soykırımı 

Her 24 Nisan gelir; ABD, Ermenilerle ilgili ne diyecek ? Artık bıktık ya. Bütün işin bitti de, Ermenilerin avukatlığına sen mi soyunuyorsun, bırakalım bu işi tarihçiler yapsın, hukukçular çalışsın. Bütün çalışmalardan sonra önümüze gelen tablo üzerinden üzerimize ne düşüyorsa biz onu yapalım. Ama şu anda ortada hiçbir şey söz konusu değilken kalkıyorsunuz bunu gündeme getiriyorsunuz.

Bir Azerbaycan Ermenistan sorununu çözemediler. En sonunda Azerbaycan kendi göbeğini kendisi kesti. Burada da kalkıp hiç mi hiç alakası olmayan bir Türkiye'yi böyle bir konunun içerisine nasıl atarsın. Yapmak istediğin bir şey varsa NATO müttefikin olarak gel bu işi çalışmaları yaptırtalım ondan sonra konuşalım. Biz bir kasaba devleti değiliz Türkiye Cumhuriyetiyiz. Türkiye'yi bu şekilde köşeye sıkıştıranlar Türkiye'nin dostluğunu kaybeder.

FETÖ ile mücadele 

Bizim için çok önemli olan FETÖ ile mücadeledir, YPG ile mücadeledir. Petrol kuyularının olduğu yerlerde teröristlere petrol kuyularını kullanma imkanını da verdiler. Petrol kaliteli değil diye savunmaya kalktılar. Siz rafine edilmemiş petrolü de siz satmasını biliyoruz. Terör örgütü mali noktadaki bütün imkanları kah buradan elde ediyor, kah başka yerden. Pentagon bütçesinde YPG'ye ayrılan para var. Resmi bütçenin içine koydular. Bunu da kendi sitelerinde her yerde çıktı. Biden döneminde terör örgütüne destekler devam ediyor. ABD'den bir yayın grubu geldi onlarla da konuştuk, adamlar bize hak veriyor.

Kıbrıs görüşmeleri 

Kıbrıs'ın AB içerisinde Kıbrıs ile ayrışma sürecini bilmez. Bunların içerisinde hiçbirisi bu ayrışma nasıl oldu, görüşmeleri nasıl oldu? Hiçbirini bilmez. Bunu bilen tek lider var benim. Şöyle oldu desek Miçotakis bile bilmez. Bir kişi var ki AB'den o Avrupa Birliği adına katılmıştı. O sağ olsun gittiği her yerde açıklamıştır. Biz bu çalışmaların hepsini yaşadık, gördük. Hepsini önlerine koyacağız. Bu toplantıdan sonra Rumlar ve Yunanlılar masadan çekiliyordu. Annan, "Hayır masadan çekilemezsiniz" dedi. O toplantıdan sonra referandum var. Kıbrıs'ta yapılan referandumdan sonra Kuzey'de evet çıktı. Daha sonra gidip Güney'i AB'ye aldılar Kıbrıs'ı dışarıda bıraktılar. Kuzey Kıbrıs'a ödemeleri gereken paralar vardılar yerine getirmediler. Kıbrıs'ın etrafındaki bütün doğalgaz yataklarla ilgili hakkınız var mı yok mu? Onda bile buradan gidin diyecekler. 

NATO'nun üyesi olan bir ülkenin başındaki kişi 'beyin ölümü gerçekleşti' diyorsa herhalde bunu NATO'nun hesaba çekmesi gerekir. Macron'un Libya ve Suriye’de kimlerle iş tuttuğunu da biz biliyoruz. 

Polonya'ya SİHA satışı

Bayraktar devletin bir kurumu değil. Sadece devletle özellikle bu tür talepler geldiğinde izin konusunda bazı görüşmeler yaparlar. Çünkü Türkiye'ye kim hasımdır değildir. Ona göre görüşme yaparlar ve adım atarlar. Bu etabın 2 yönü bitti. Birinci etabı İHA'ydı, ikinci etabı SİHA'ydı. Şimdi üçüncü bir etap var, Akıncı. O da en güçlü olanı. Şu anda ondan çok SİHA ve İHA'yı pazara sürüyorlar. Polonya NATO ülkesi olarak bu alımı yapmakla, Bayraktar bu ürünleriyle NATO piyasasına girmiş oluyor. İmzalar atılmış bulunuyor. Kalkıp Türkiye'den nasıl SİHA alıyorsunuz diyebilirler. Ama Duda bunu çok beğendi. Tabi 24 SİHA için imzalar atıldı. Ciddi bir adım olmanın ötesinde kendi segmentinde çok çok başarılı. Bu başarısını da Libya'da Azerbaycan'da gösterdi. Türkiye artık bu mühimmatı üretiyor. Mühimmatı devletin kendi kurumları üretiyor.

'Cuma günü bir müjde açıklayacağız'

"Allah nasip ederse cuma günü inşallah. Cuma günü inşallah Zonguldak'ta Uzun Mehmet Camii'nin açılışını yapacağız. Açılışı tam Karadeniz'in kıyısında adeta bir yalı camisi gibi. Tabi bu Koronavirüs sebebiyle gecikti. Orada yapacağız açılışı. Oradan da Kanuni sondaj gemisiyle bağlantımızı kuracağız, o bağlantıyla birlikte bunları açıklamış olmama rağmen oradan tekrar açıklamamızı yapacağız. Filyos Limanı'nın açılışını yapacağız. Aynı gün o açılış platformu içerisinde bir yeni çok modern maske fabrikasının açılışını da yapacağız. Milletin talepleri var, bizim de talepleri boşa çevirmememiz lazım.

Mısır ile normalleşme süreci

Bizim için Mısır dünün bir ülkesi değil. Türkiye ve Mısır halklarının tarihten gelen bir birlikteliği var. Devletler arasındaki ilişkilerimiz bu temelde ilerledi ve bu temelde ilerliyor. Görüşmeler genişleyerek devam etti, devam ediyor. Doğu Akdeniz'den Libya'ya kadar geniş alanda ciddi iş birliği imkanları bulunuyor. Bakanlarımıza görüşmelerinizi yapabilirsiniz diyoruz. Arzumuz iş birliğimizi, münasebetlerimizi kazan-kazan temelinde devam ettirmek. Körfez ülkeleri için de bu geçerli. Yunanistan-Mısır ilişkisi ile Türkiye-Mısır ilişkisini aynı terazide değildir. Ben Mısır halkını iyi bilirim, severim. Yeniden bu süreci başlatmakta da kararlıyız.

Normalleşme ve ekonomi 

Dün akşam bütün ilave tedbirlerin bir paketini açıkladık. Salgın sürecinde milletimizin sağlığını, güvenliğini, aşını işini kolay kılmak için devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Yaptığımız harcamalar yıl sonunda 104 milyar lirayı bulacak. Bu rakam herhalde sıradan bir rakam değil. 645 bin emeklimizin maaşını 1500 TL'ye çıkardık. Bayram ikramiyelerini de 1100 TL'ye yükselttik. Orada da aynı şekilde bu süreç devam edecek. Ciro ve kira desteğinden 1 milyon 200 bin esnafımız yararlandı. Vergi indirimleriyle devletin 26 milyar liralık alacağından vazgeçerek iş dünyamızı destekledik. Destek ödemelerinin tutarı da haziran sonunda 61 milyar lirayı buluyor. Bunların hepsi bu dönemin sosyal destek rakamları. 7 milyon haneye çeşitli defalar nakit yardımı gerçekleştirdik. Şu ana kadar saydığım ödemelerin tutarı haziran sonu itibariyle 181 milyar liraya ulaşacaktır.

Uygun maliyetli kredilerin toplamı 315 milyar lirayı aştı. Tarım Kredi Kooperatiflerinin, esnafların, mükelleflerin vergi ve sigorta primi ödemelerini erteledik, borçlarını yeniden yapılandırdık. Bunları devlet olarak biz yaptık. Ama nankörlüğün boyutu yok.

'Faizleri düşürmemiz şart'

Bugün Merkez Bankası başkanımla görüştüm. Faizleri düşürmemiz şart. Temmuz ağustos buraları bulacağız ki faiz düşmeye başlasın. Faiz yükünü biz yatırımların üzerinden kaldırırsak, maliyetlerin üzerinden kaldırırsak, ondan sonra maliyet enflasyonunu tetikleyen faiz olduğu için orada da bir rahatlama dönemine girmiş olacağız. Bütün mesele maliyet enflasyonundan faiz yükünü kaldırmaktır. 

Marmara'da deniz salyası sorunu

Bu konuda bizim de yapmamız gereken işler var. Marmara'ya kıyı belediyelerin burada yapması gereken çok önemli işler var. Burada paslaşarak yapacağımız işler olabilir. Sadece burası da değil Ergene... Ergene'nin hep kıyısında CHP'li belediyeler olduğu için oradaki fabrikaların atıklarını engellemiyorlar. Müsilaj olayı farklı bir olay. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız da üniversitelerle ortak çalışmaya girdi. Bunu çözeceğiz. Bunu İBB'nin eline bırakamayız. 

'Haziran ayı sonunda Kanal İstanbul için ilk köprünün temellerini atıyoruz'

Biz Kanal İstanbul projesine bağımsızlığımızın, egemenliğimizin tesis edileceği stratejik bir yatırım olarak bakıyoruz. Haziran ayı sonunda Kanal İstanbul için ilk köprünün temellerini atıyoruz. 6 köprü yapılacak üzerine. İlk köprünün temelini atacağız ki hızlandıralım işi. Ardından beş köprü daha temeli atılacak. İSKİ'nin deplase edilecek bazı boruları var, çalışmaları yapılacak. Öyle bir şehircilik projesi ki bu proje, bu kanalın her iki tarafına ben diyeyim 250'şer bin konut, siz deyin 300-500, burada şehir içinde şehir oluşacak. Biz bu proje döneminde 200 bilim adamıyla çalışmalar yürüttü arkadaşlarımız. Bu çalışmalar neticesinde biz kültürel değerlerin korunmasına yönelik planlar neler olabilir hazırlanmasını istedik, yapıldı. Kanal İstanbul projesine de kararlı bir şekilde devam ederek yerli yabancı konsorsiyumlar olmak üzere güçlü bir adım atalım dedik."

Fotoğraf: AA

 

Türkiye Haberleri