Sürücü: "Sadaka Şeklindeki Bir Parayla Yaşamaya Zorlanıyoruz"

Emekli Meclisleri Sendikası'nın 1. Genel Kurulu gerçekleştirildi. Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Ali Sürücü, "Milli gelirden aldığımız payın azalması ve 10 bin lira gibi komik sadaka şeklindeki yaşam zorluklarına tepki göstererek diğer emekli örgütleriyle güç birliği yapma kararı aldık." dedi.

Katılımcı, demokratik ve yeni bir örgütlenme anlayışı ile kurulan Emekli Meclisleri Sendikası’nın 1. Genel Kurulu yapıldı. Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Ali Sürücü, “Milli gelirden aldığımız pay gittikçe azalmakta ve en son tüm kamuoyunun da artık isyan ettiği gibi 10 bin lira gibi komik sadaka şeklindeki bir parayla yaşamaya zorlanıyoruz. Tabii ki biz bunu kabul etmiyoruz ve diğer bütün emekli örgütleriyle bir araya gelerek güçlerimizi birleştirdik” dedi.

Emeklilerin seslerini duyurabilmek için oluşturduğu Emekli Meclisleri Sendikası 1. Olağan Genel Kurulu Ankara’da Tüm Bel-Sen Genel Merkezi’nde toplandı. 24 emekli sendikası ve derneğinin bir araya gelerek oluşturduğu Emekli Meclisleri Sendikası’nın Genel Kurulu için Türkiye’nin birçok yerinden emekliler bir araya geldi.

Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Ali Sürücü, Anka Haber Ajansı'na Emekli Meclisleri Sendikası’nın işleyişine ilişkin bilgiler verdi. Sürücü, “Milli gelirden aldığımız pay gittikçe azalmakta ve en son tüm kamuoyunun da artık isyan ettiği gibi 10 bin lira gibi komik sadaka şeklindeki bir parayla yaşamaya zorlanıyoruz. Buna yaşama denirse. Tabii ki biz bunu kabul etmiyoruz ve diğer bütün emekli örgütleriyle bir araya gelerek güçlerimizi birleştirdik. 24 tane emekli örgütü oluşumu bir araya geldik. Bundan sonra hep birlikte alanlarda olacağız. Son derece kitlesel basın açıklamaları, yürüyüşler, etkinlikler yapmaya başladık” dedi.

Sürücü Şunları Söyledi:

“Medeni bir ülkede hele ki anayasasında sosyal devlet yazan çağdaş bir ülkede hiçbir toplum kesiminin maaşı birilerinin iki dudağı arasından çıkacak kelimeyle belirlenmez. Biz toplu sözleşme masasına oturmak, o masada taraf olmak, masada haklarımızı tartışmak istiyoruz. İktidarın istediği rakamlar açıklanıyor. Biliyoruz ki bu ülkede bizim yaşadığımız, hissettiğimiz enflasyonla TÜİK'in bildirdikleri hiçbir biçimde uyuşmamakta. Bağımsız bir benzer kuruluşların örneğin ENAG’ın açıkladıkları gerçeğe çok yakın ve yüzde 100 farklılık içermektedir. Örnek vererek emeklinin durumunu anlatmak istiyorum. Emeklinin çocuğu evlenip evi terk edemiyor babam ve annem bu ücretle yaşayamaz diye. Veya işçi kan ağlayarak evi de kapatıp çocuğunun evine gidiyor. Köyüne dönüyor, ‘şehirde yaşayamam’ diye. Çarşı pazarı biz geçtik artık. Çarşı pazara çıkamamaktan çok daha vahim bir duruma geldik maalesef. En düşük emekli maaşı olarak en az AK Parti’nin iktidara geldiği dönemdeki gibi asgari ücretin yüzde 50 üstünü talep ediyoruz. Acilen bu aşamaya çekilmesi gerekiyor.”

"İŞSİZ VE GÜÇSÜZLERDEN SONRA EMEKLİLER ACINACAK DURUMDA"

Emekli öğretmen Memnune Kardaş, Temmuz ayında yapılacak zammın enflasyon karşısında hızla eriyeceğini vurgulayarak, “Biz milli gelirin tüm insanlar arasında eşit dağılımını istiyoruz. Yüzdelik zamlar bize hiçbir şey kazandırmaz. Bugün bize verecekleri yüzde 100 zam olsa bile her şeye gelecek zam onu zaten götürecek. Onun için biz yüzdelik zamlar değil eşit olarak milli gelirden payımızı istiyoruz. İşsiz ve güçsüzlerden sonra mülksüzlerden sonra emekliler acınacak durumda. Emekliler devlete yük olarak gösteriliyor. Aslında emekliler devlete yük değil, bedeli peşin ödenmiş bir haktır. Ödediğimiz bedellerin karşılığını maalesef alamıyoruz. Ben 22 yıl öğretmenlik yaptım. Aldığım maaş asgari ücret. Asgari ücretle aynı alıyorum. İlk emekli olduğum sene asgari ücretin 2,5 katı maaş alıyordum” diye konuştu.

Emekliler Meclisi Sendikası aktivisti Celal Atlı da yapılacak zamların yetersiz kalacağını belirterek şunları söyledi:

“Türkiye'de ortalama bir dört kişilik ailenin geçim maliyeti 50 bin lirayı aşmış durumda. Emeklinin aldığı maaş 10 bin lira. Yüzde 50 zam verilse bile 15 bin lira asgari ücretin bile altında kalıyor. Bu da emeklilere sadece ‘ölmeyin’ demektir. Bu durum emeklileri sokaklarda yeniden çöplerin içerisine gıda toplamaya, pazarlarda kalan meyve ve sebzeleri toplamaya mecbur bırakacaktır. Kişi başına düşen milli gelirden düşen payımızı verseler, bugün 40 bin liraya yakın bir para eder. En kötü koşulda bunu vermeleri gerekiyor ama onların vermiş oldukları bu para sadece dilenci parasıdır. İnsanların yaşamına yönelik bir kolaylıksal bir durum değildir yani. Dolayısıyla alım gücü yok. Sokaklara pazarlara bakalım insanlar alışverişe çıkmıyor.“

"EMEKLİLERİN SESİNİ DUYMAYAN İKTİDARA SESLENDİK"

Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Ali Rıfat Temel de CHP’nin düzenlemiş olduğu emekli mitinginin seslerini duyurmalarını sağladığını ifade ederek, “CHP'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in çağrısı ile Ankara Tandoğan’da düzenlenen mitinge Türkiye genelinden büyük katılım sağladık. Emeklilerin sesini duymayan siyasi iktidara seslendik. Biz insanız, insanca yaşamak istiyoruz. Ben memur emeklisiyim. Benim maaşım asgari ücretin iki katlıydı. Şimdi benim maaşım 36 bin liranın üzerinde olması gerekirken asgari ücretin altında kaldı. Maaş hesaplama katsayılarının 2008 öncesine dönmesini arzu ediyoruz. Bize sabır demesinler. İnsanlar geçinmek için ek işlerde çalışıyorlar. İnsanlar et almayı bırakın, etin kokusunu unuttular” şeklinde konuştu.

Türkiye Haberleri