Son Dakika |20 şehidin olduğu uçak yangın tüpü yüzünden mi düştü? MSB kritik bilgileri açıkladı

Son dakika... Milli Savunma Bakanlığı (MSB) 20 askerin şehit olduğu C-130 uçağının düşmesi ile ilgili verileri açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 20 askerin şehit olduğu C-130 kazasında şu ana kadar sabotaj ya da saldırı bulgusuna rastlanmadı; incelemelerde, uçağın üst bölümündeki sistemlerden bir parçanın ya da tüpün yuvasından çıkarak kuyruk bölümüne çarpmasının kazaya yol açmış olabileceği değerlendirildi.

Milli Savunma Bakanlığı, 20 askerin şehit olduğu C-130 kazasına ilişkin incelemede, “Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş… bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiştir” açıklamasını yaptı.

Bakanlık, sabotaj ya da saldırıya dair bir bulgu bulunmadığını belirtirken, nihai raporun teknik incelemelerin tamamlanmasının ardından kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

ÖN RAPOR AÇIKLANDI

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) haftalık basın bilgilendirmesinde bu hafta da düşen C-130'a ilişkin bilgi verdi. Geçtiğimiz hafta Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek'in "Uçağı İsrail düşürdü, rapor saklanıyor" iddiasını yalanlayan MSB bu hafta uçakla ilgili inceleme raporundan detaylar paylaştı.

Teknik rapor çalışmalarının devam ettiği vurgulanan açıklamada, "Uçuş veri kayıt cihazı (Flight Data Recorder/FDR) kayıtları incelendiğinde; kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal devam ettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölgesinin uçak gövdesinden ayrılması nedeniyle FDR'ye ait güç ve veri kablolarının kopması sonucu kaydın sonlandığı, dolayısıyla kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edilmiştir. Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir" ifadelerine yer verildi.

'PATLAYICI MADDE ARTIĞINA RASTLANMADI'

Sabotaj veya saldırı iddialarına ilişkin ise "Jandarma Kriminal Başkalığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır" denildi.

'GEVREK YORGUNLUK DAVRANIŞI TESPİT EDİLDİ'

Malzemelerdeki yapısal hasarların incelemelerine ilişkin de "Uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik ilave metalurjik incelemeler ve analizler detaylı olarak devam etmektedir. Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı, ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir. Basında çıkan azot tüpüyle ilgili haberlerin gerçekleri yansıtmadığı, aslında uçakta yangın söndürme mayisi (Yanıcı/Patlayıcı olmayan Halon Gazı) bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir" denildi.

Kazaya ilişkin muhtemel sebepler şöyle aktarıldı:

"Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler labaratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır."

Açıklamada, kaza nedeni olarak değerlendirilen dinginin; uçak denize veya büyük bir su kütlesine acil iniş yapmak zorunda kaldığında, personelin uçağı güvenli şekilde terk ederek hayatta kalmasını sağlamak amacıyla kullanılan, tetiklendiğinde otomatik olarak şişen can salı olduğu belirtildi.

Toplantıda, İran Savaşı'n ateşkes kararı içinde, “Bölgemizde bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması. İsrail’in, Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz.” bilgisi verildi.

Türkiye Haberleri