Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, eski Grup Başkanvekili ve YARSAV kurucusu Emine Ülker Tarhan'ın yeniden CHP saflarına katıldığını partisinin grup konuşması öncesinde açıkladı.
EMİNE ÜLKER TARHAN YENİDEN CHP'DE
Özgür Özel, Türk siyasetinin ve hukuk dünyasının tanınmış isimlerinden Emine Ülker Tarhan’ın "baba ocağı" olarak nitelendirdiği partisine geri döndüğünü açıkladı. Özel, Tarhan’ın dönüşünü eski grup başkanvekilleri Muharrem İnce ve Emine Ülker Tarhan ile birlikte salona girerek ilan etti.
Emine Ülker Tarhan’ın partiye dönüş sürecine ilişkin detayları paylaşan Özel, bu kararın Muharrem İnce’nin teşvikleri ve kendisinin bizzat yaptığı davet sonucunda şekillendiğini belirtti. Salondaki partililere Tarhan’ı duyuran Özel, "Partimize büyük hizmetler vermiş saygın bir siyasetçi ve hukukçu bugün baba ocağına dönüyor" ifadelerini kullandı.
Özel, Tarhan ile 24. dönemde birlikte milletvekilliği yaptıklarını ve kendisinin partide grup başkanvekilliği görevini yürüttüğünü hatırlatarak "Hoş geldiniz Sayın Başkanım" sözleriyle Tarhan'ı kürsüye davet etti. Özel, Tarhan'ın parti rozetini bizzat taktı.
"ÇAĞIRDINIZ GELDİM"
Yıllar sonra CHP grup kürsüsüne çıkan Emine Ülker Tarhan, "Mazot 80 lira olmuş, duydum geldim" diyerek konuşmasına esprili şekilde başladı. Tarhan, hem Türkiye’nin ekonomik gerçeklerine hem de küresel siyasi krizlere değinerek, geri dönüş nedenini "omuz vermek" olarak açıkladı.
Dünyadaki çatışmalara ve insani dramlara dikkat çeken Tarhan, "Savaşta ilk gerçekler ölür derler, yalan söylemişler; ilk çocuklar öldü" diyerek, kadınların bombalarla özgürleştirilemeyeceğini ve halkın sesinin çalınamayacağını vurguladı. Küresel güçlerin "demokratik haçlı seferleri" ve her ülkeye bir "başkan" atama hayallerini eleştiren Tarhan, hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı.
Despotizme karşı kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade eden Emine Ülker Tarhan, tarihin bazen yıkıcı olduğunu ancak boyun eğmeyenlerin bu akışı değiştirebileceğini belirtti. Tarhan, "Değiştirmek için ter dökenlere omuz atmak değil, omuz vermek gerektiğini biliyoruz. Çünkü er ya da geç, kurutulmuş bu toprakların yeniden yeşertilmesi gerekeceğine inanıyoruz" dedi.
"Ateşi ve ihaneti gördük" diyerek Türkiye’nin zorlu süreçten geçtiğini ifade eden Tarhan, kürsüden ayrılırken "Çağırdınız, geldim. Eyvallah" diyerek partilileri selamladı.
Tarhan'ın konuşmasının tamamı şu şekilde:
Mazot 80 lira olmuş, duydum geldim!
Zaman geçti. Gençler büyüdü, biz yaşlandık. Neyse ki yaşananların ağırlığı karşısında öfkelenebilme yeteneğimizi henüz kaybetmedik.
Cevaplarını bildiğimiz ama bünyemizin kaldırmadığı bir sürü soru var, bir yığın soru. "Savaşta ilk gerçekler ölür" derler, yalan söylemişler; ilk çocuklar öldü. Tüm bu ölümlerin, küçücük okullu kızların ölümlerinin yettiğine birileri karar verinceye kadar daha kaç çocuk ölecek bilmiyoruz. Kadınların bombalarla özgürleştirilemeyeceklerini, petrolü alabileceklerini ama halkın sesini çalamayacaklarını, fakirlikten üretilmiş bu pespaye ve kötüye kullanılmış zenginlikten ne zaman vazgeçeceklerini bilmiyoruz.
Bilmem kaçıncı demokratik haçlı seferinden ne zaman vazgeçeceklerini bilmiyoruz. Her ülkeye bir başkan atayıp, o ülkeyi iyi halli mahkumlarla dolu bir büyük cezaevine dönüştürme hayallerinden ne zaman vazgeçecekler bilmiyoruz. Hukukun üstünlüğüne, insanın özgürlüğüne ne zaman sıra gelecek bilmiyoruz.
En önemlisi, bu savaş bittiğinde bize karaborsa barışı kaç paraya satacaklar, onu da bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz, çok iyi biliyoruz: Hayat sürprizlerle doludur. Kendini ruhani polis şefi zanneden o despotlar için bile. Tarih bazen yıkıcıdır. Çünkü boyun eğmeyenler tarihi değiştirebilirler. Değiştirmek için ter dökenlere, her yerde ter dökenlere, tarihin tekerrürüne karşı duranlara omuz atmak değil, omuz vermek gerektiğini de biliyoruz. Çünkü er ya da geç, kurutulmuş bu toprakların yeniden yeşertilmesi gerekeceğine inanıyoruz.
Sabahının yeli hepimizin yüzünü okşayan bu dehşetli güzel ülkede ateşi ve ihaneti gördük, şairin dediği gibi. Bunu gördük. Hatta ellerin taşı bize hiç değmezdi ama biliyorsunuz ki o bir tek gül incitirdi bizi, neyse... Burada doğmuş olmanın onurunu ve acısını yaşamak ama birlikte yaşamak, buna "evet" diyorum.
Bir bilinci yok etmenin en iyi yolu başkalarının hafızasıyla hatırlamaya zorlamakmış ve unutturmakmış. Hafızamızın silinmesine ve unutmaya "hayır" diyorum. Unutmayacağız. Çünkü bu topraklarda biz ölülerimizi sadece gömmeyiz, yaşatırız da.
Çağırdınız, geldim. Eyvallah. Sağ olun.