Son dakika | DEM Parti 'Öcalan'a İmralı'da özel konut' iddialarını yanıtladı

Son dakika haberi... DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İBB Davası'nda İmamoğlu için "Mahkeme salonları siyaset arenası değil" diyen Akın Gürlek'e, "Milyonlarca oy almış bir belediye başkanının tutuklu yargılandığını unutmuş olsa gerek " diyerek tepki gösterdi. Doğan, Öcalan'a İmralı'da özel konut iddialarına da açıklama yaptı.

Bir dönem çok gündem olan ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yalanlanan Öcalan'a İmralı'da özel konut iddiaları geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme getirildi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan o iddiaları yanıtladı:

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkez binasında yaptığı açıklamalarda Öcalan için İmralı'da özel konut iddiaları hakkında kendilerine ulaşan bir bilgi olmadığını söyledi. Doğan öte yandan yakın zamanda Öcalan ile yeniden görüşeceklerini ve konu hakkında bir gelişme olduğu takdirde bunu da duyuracaklarını söyledi.

Ayşegül Doğan, Öcalan'dan bahsederek:

"Bu sürecin ana aktörü, baş müzakerecisi, bugüne kadar atılan pek çok adımın temel sağlayıcısı, inisiyatif alanı, sorumluluk üstleneni, yıllardır bu konuda çaba sarf eden, halkların karşı karşıya gelmemesi, bir arada eşit ve özgür yaşayabilmesi için gayret gösteren Sayın Öcalan'ın özgür çalışma, yaşama ve iletişim koşulları nasıl oluşturulacak?

Dünyada pek çok çatışma çözümü deneyiminde benzer durumlar yaşanmış ve böyle bir liderlik gücü bir ada hapishanesinde bu koşullarda tutulmamıştır. Tartışılması gereken temel mesele budur ve somut hukuki düzenlemelerle doldurulması gerekmektedir.

Orada bir konut yapılıp yapılmadığına dair sorular geliyor ancak partimize ulaşmış bir bilgi yok. Dem Parti İmralı heyeti yakın zamanda tekrar Sayın Öcalan'la görüşebilir ve böyle bir gelişme olursa paylaşılacaktır ancak partimize ulaşmış, bugüne kadar yapılan avukat, aile ve İmralı heyeti görüşmelerinden edinilen bir bilgi bulunmamaktadır."

AKIN GÜRLEK'İN İMAMOĞLU ÇIKIŞINA DEM'DEN TEPKİ!

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'ın parti genel merkezinde Akın Gürlek'e yönelik İmamoğlu tepkisi şu şekilde oldu:

"Adalet Bakanı çok kritik bir zamanda oturdu Bakanlık koltuğuna. Oturduğu zaman da söylemiştik. O koltuğun gereği adaleti sağlamaktır. Ve Adalet Bakanının yapması gereken tam olarak budur. Mahkeme salonları siyaset arenası değil demişti hemen koltuğa oturduktan sonra yaptığı açıklamada. Milyonlarca oy almış bir belediye başkanının tutuklu yargılandığını unutmuş olsa gerek Sayın Bakan."

"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNE ŞİMDİDEN MÜDAHALE"

Doğan, Silivri'deki duruşmaları kendilerinin de milletvekilleri ile takip ettiklerini söyledi. Ayrıca Doğan, İmamoğlu'na yapılan operasyonun toplumda, cumhurbaşkanlığı seçimlerine şimdiden yapılan bir müdahale olarak görüldüğünü kaydetti:

Çok yakından takip ediyoruz davayı. Üstelik heyetimiz de orada ve sonuna kadar da takip edeceğiz. Yerel yönetimlerden sorumlu eş genel başkan yardımcımız Mehmet Rüştü Tiryaki, İstanbul milletvekilimiz, aynı zamanda Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyemiz Celal Fırat da oradaydı. İstanbul il yönetimimiz, ilçe başkanlarımız ve yöneticilerimiz de orada, davayı takip ediyorlar.

Şimdi bu açıkça demokrasiye darbe, muhalefete bir tasfiye ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine şimdiden müdahale olarak görülüyor. Bunu burada ilk tutuklanma esnasında, operasyon sırasında da ifade ettik. Bu, muhalefeti dizayn etme olarak değerlendiriliyor ve böyle.

"BAĞIMSIZLIĞINDAN ŞÜPHE DUYULAN HEYET.."

Doğan, İBB Davasındaki mahkeme heyetinin bağımsızlığı tartışmalarına katıldı. Duruşmaların birinci gününde aynı tartışmalara katılan Özgür Özel'e yaptığı basın açıklamasında heyet hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle soruşturma başlatılmıştı. Doğan'ın ifadeleri şu şekilde oldu:

"O nedenle cezaevi kampüslerinde, kamuoyunun erişimine uzak, özel seçilmiş, davaya hususi atanmış, tarafsızlığından ve bağımsızlığından şüphe duyulan mahkeme heyetleri… Biz bunları gördük, yaşadık, yaşıyoruz. Gayet iyi biliyoruz. Gayet iyi tanıdığımız hamleler bunlar. Aşina olduğumuz operasyonlar bunlar."


Ama bu aşinalığın yeri değişmeli artık. Hukuksuzluk, haksızlık değil; operasyon değil, tutuklama değil. Aşina olmak istediğimiz demokrasi, hukuk, adalet; herkesin eşit bir şekilde muamele gördüğü, yargının adil ve tarafsız bir şekilde işlediği, insanların masumiyet karinelerinin gözetildiği, bunlara şaibenin düşürülmediği bir ortama ihtiyacımız var.

Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Öyle keyfi duruşma düzenleri, keyfi yasaklar, her gün saatlerce devam eden aralıksız duruşmalar… Nisan ayı sonuna kadar haftanın dört günü devam etmesi planlanıyor bu duruşmanın. Siyasetçilerin söz haklarına getirilen kısıtlamalar… Bunlar değil beklenti. Bunlardan vazgeçmek gerekiyor.

SEN'Lİ BEN'Lİ HİTAP TARTIŞMALARINA DEM PARTİ DE KATILDI

Doğan, duruşmaların ilk gününde İmamoğlu ile hakim arasında geçen hitap tartışmasına değindi:

"On binlerce sayfa iddianame ve eklerinden bahsediyoruz. Milyonlarca yurttaşın oyunu almış siyasetçilere saygısızca hitapların olduğu ve nihayetinde adil yargılanma adına da yine utanç olarak hatırlanacak ve tarihe böyle geçilecek işler yapmak yerine Türkiye'yi bu utançtan kurtarmak gerekiyor. Toplamında bu utançtan kurtarmak gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi ya da fark etmez; hangi partiye yapılırsa yapılsın, bunu kabul etmek mümkün değil."

Türkiye Haberleri