Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Selimiye Mahallesi’nde yurttaşlar, denize ve kıyı yaşamına sahip çıkmak için yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Selimiye Koyu’nda planlanan 145 tekne kapasiteli marina projesine karşı düzenlenen eylemde, “Bu koy rant projelerine teslim edilemez” mesajı öne çıktı.
HEDEFTE MUÇEV–PORT MARİN PROJESİ VAR
Protestonun odağında, MUÇEV tarafından Port Marin şirketine yaptırıldığı belirtilen “Yat/Tekne Bağlama İskelesi” projesi vardı. Selimiye halkı, marina inşasının ekosistemi tahrip edeceğini; köyün geçim kaynağı olan turizmi ve yerel yaşamı geri dönülmez biçimde etkileyeceğini vurguladı.
ÇED SÜRECİ ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA
Projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci 13 Aralık 2024’te başlatıldı. Aynı gün içinde Halkın Katılımı Toplantısı (HKT) tarihi belirlendi. Ancak yurttaşlar, tüm itirazlara rağmen bu toplantının fiilen yapılmadan sürecin ilerletildiğini belirtti.
Proje tanıtım dosyasına göre; üç adet yüzer iskele, yüzer dalgakıran, kazıklı beton platform ve geri sahada çeşitli kullanım alanları planlanıyor. Yapılarla birlikte, aralarında 50 metreden büyük teknelerin de bulunduğu 145 teknenin Selimiye Koyu’na bağlanması öngörülüyor. Yurttaşlar, kendini temizleme kapasitesi sınırlı ve koruma statüsüne sahip bir koyda bu ölçekte bir projenin deniz canlıları ve kıyı ekosistemi için ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.
IDK TOPLANDI, ÇED OLUMLU ÇIKTI
Selimiye Mahallesi Denizazmağı mevkisindeki proje için, protestolara ve HKT’nin yapılmamış olmasına rağmen süreç devam etti. 27 Mayıs 2025’te İnceleme Değerlendirme Kurulu (İDK) toplandı ve toplantı sonrası projeye ÇED olumlu kararı verildi.
Toplantıya katılan Selimiyeliler, uzmanlar ve hak savunucuları; marina inşasının Selimiye Koyu’nda ekolojik çöküşe yol açacağını, bu nedenle projenin yapılmaması gerektiğini yetkililere ayrıntılı biçimde aktardıklarını ifade etti.
"BU SADECE SELİMİYE'NİN MESELESİ DEĞİL"
Bugünkü yürüyüş ve basın açıklamasında, mücadelenin yalnızca Selimiye’ye özgü olmadığı vurgulandı. Katılımcılar; kıyıların şirketlere devredilmesine, karar süreçlerinin halktan koparılmasına ve doğanın ticari projelere feda edilmesine karşı ses çıkardıklarını dile getirdi.
Selimiye halkı, marina projeleriyle değil; deniziyle, doğasıyla ve yerel yaşamıyla var olmak istediklerini belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.