Saray'dan "süresiz nafaka" açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu, Aile Hukukunda Güncel Sorunlar Çalıştayı'nda süresiz nafaka ve boşanmada kusur ilkesini ele alacak.

Mehmet Uçum başkanlığında düzenlenen “Aile Hukukunda Güncel Sorunlar Çalıştayı”, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirildi. Çalıştaya, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarının yetkilileri, yargı mensupları ve akademisyenler katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Uçum, ailenin Türk toplumunun temelini oluşturduğunu belirterek, milli ve manevi değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında merkezi bir rol üstlendiğini ifade etti. Uçum, son zamanlarda gündemde olan "süresiz nafaka" uygulamasının çalıştayda görüşüleceğini söyledi.

SARAY'DAN "SÜRESİZ NAFAKA" AÇIKLAMASI

Güçlü bir millet ve huzurlu bir toplum olabilmenin en önemli şartının, güçlü ve sağlam bir aile yapısına sahip olmaktan geçtiğine işaret eden Uçum, "Evlenme ile kurulan aile yapısının devamlılığını elbette temenni ediyoruz ancak bazı nedenlerden dolayı evliliklerin boşanma ile sona erdiği de bir gerçektir. İşte bugünkü çalıştayımızda boşanmada kusur ilkesi ve buna bağlı olarak süresiz nafaka konularını ele alacağız." diye konuştu.

Uçum, kanunda 1926'dan bu yana boşanmaya ilişkin korunan sistemin "kusur ilkesine" dayandığını anımsatarak, şöyle devam etti:

Buna göre boşanmanın gerçekleşebilmesi için eşlerden birinin kusurlu veya daha ağır kusuru olması gerekiyor. Ancak bugün için kusura dayalı boşanma sisteminin eleştirildiğini, bu konuda çeşitli itirazların olduğunu gözlemliyoruz. Eleştiriler, bir evlilikte kusurun hangi eşte ve ne miktarda bulunduğunu tespit etmenin oldukça zor olduğu noktasında yoğunlaşıyor.

Öte yandan, toplumun temeli olan aile kurumunun boşanma davalarının uzun sürmesinden zarar görmemesi için etkili önlemlerin alınması da gerekiyor. Zira uzun süren davalardan en çok kadınların zarar gördüğü biliniyor. Özellikle uzun süren davalar, kadınların yeniden evlenme ve çocuk sahibi olma imkanlarını ortadan kaldıracak sonuçlara sebebiyet verebiliyor.

"YOKSULLUK NAFAKASI" MI "SÜRESİZ NAFAKA" MI?

Uçum, çalıştayda ele alınacak bir diğer konunun ise "yoksulluk nafakası" olduğunu belirterek, "Malum olduğu üzere, mevzuatımızda nafakaya süresiz olarak hükmedilebiliyor. Bu hususta, toplumumuzda süresiz nafakanın hakkaniyetsiz olduğu ve adil olmadığı yönünde çok ciddi bir algı bulunduğunu görüyoruz. Bu bağlamda, çalıştayımızda aile hukukunda güncel sorunlar olarak boşanmada kusur ilkesi, boşanma davalarının uzun sürmesi ile süresiz nafaka uygulaması hakkında genel değerlendirmeler yapacağız." ifadelerini kullandı.

BirGün'de yer alan habere göre, Adalet Bakanlığı'nın da nafaka sistemine ilişkin kapsamlı bir değişikliğe hazırlandığının konuşulması tepkilere neden oldu. Yeni yargı paketiyle süresiz nafaka uygulamasının kaldırılması, boşanma süreçlerinin kısaltılması ve aile arabuluculuğunun yasal zemine oturtulmasının hedeflendiği konuşulmaya başlandı.

EŞİK Gönüllüsü Avukat Dr. Nezahat Doğan Demiray, süresiz nafaka diye bir şey olmadığını, onun yoksulluk nafakası olduğunu vurgulayarak “Yoksullaşan taraf mevcut koşullarda hep kadınlar. Yoksul olan taraf erkek olunca ona da nafaka verilmesi gerekiyor. Yoksulluk durumu ortadan kalkınca nafaka da kaldırılıyor. Yani süresiz değil” dedi.

İktidarın amacının kadınları evliliklere mecbur bırakmak olduğunu kaydeden Demiray, “İktidar bu hamleleriyle Anayasa’yı da uluslararası yükümlülüklerini de tanımıyor. Nafakanın değil cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması gerek. Eskiden nafaka süresi 5 yıldı, şimdi amaç daha da azaltmak” ifadelerini kullandı.

Erkeklerin mevcut durumda da nafaka ödememek için her şeyi yaptığını hatırlatan Demiray, “Tazyik hapsi caydırıcı oluyordu. Taslak Meclis’ten geçerse artık kadınlar hiç nafaka alamayacak demektir” diye konuştu.

Öte yandan iktidarın aile hukukunda arabuluculuğu getirmek istediğini belirten Demiray, şöyle devam etti:

“Türkiye’de evlilik kadınlar için maalesef sosyal güvenlik kurumu gibi bir şey. Arabuluculuk sistemiyle kadınlar haklarından feragat etmek durumunda kalacak, boşanmalar kolaylaşacak. Eşitlik olmayan yerde arabuluculuk olmaz. Bu taslak hayata geçerse kadınların hakları gasbedilecek.”

Türkiye Haberleri