MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter'in görevinden istifa etmesinin hemen ardından, parti genel merkezi İstanbul İl Başkanlığı ve tüm 39 ilçe teşkilatını feshetti. Cumhuriyet'in haberine göre İstanbul'daki bu adımın yalnızca yerel bir düzenleme olmadığı; doğrudan genel merkez iradesiyle yürütülen, liderlik sonrası sürece ilişkin pozisyon aldığı düşünülen isimlere yönelik bir tasfiye sürecinin başlangıcı olduğu ifade ediliyor. Görevden alınan teşkilatın önemli bir bölümünün Yönter'e yakın konumda bulunmasının 'disiplin' çerçevesinde ele alındığı belirtilirken, İstanbul İl Başkanlığı'na geçici olarak Volkan Yılmaz atandı. Yılmaz'ın görevinin, teşkilatı kongre sürecine hazırlayarak genel merkez çizgisine uyumlu kadrolar oluşturmak olduğu aktarıldı.
Kulislerde, sürecin İstanbul'la sınırlı kalmayacağı ve Yönter'e yakınlığıyla bilinen, istifa sürecinde de destek verdiği öne sürülen 7 il teşkilatının daha mercek altına alındığı konuşuluyor. İlk sırasında Kütahya'nın bulunduğu konuşulan bu iller için yeni fesih ve görevden alma kararlarının gündeme gelebileceği belirtiliyor. Parti içinde 'yeniden dizayn' olarak adlandırılan bu hamlelerin, liderlik planları yaptığı iddia edilen isimlere yönelik olduğu değerlendiriliyor.
AKP CEPHESİ MEMNUN
Tasfiye dalgasının Cumhur İttifakı'nın diğer kanadı olan AKP'de memnuniyetle karşılandığı konuşuluyor. Yönter'in yargı, emniyet ve bürokrasi üzerindeki etkisinin uzun süredir hem AKP'yi hem de MHP içindeki bazı kesimleri rahatsız ettiği iddia ediliyor. Ankara kulislerinde, Yönter'in siyaset dışına itilmesinin Cumhur İttifakı içindeki güç ilişkilerini ve kurumlardaki yapılanmaları değiştireceği; ancak ilerleyen dönemde yargı ve emniyette boşalacak kadrolara yapılacak yeni atamaların AKP ile MHP'yi güç paylaşımında karşı karşıya getirebileceği değerlendirmesi yapılıyor.
TASFİYENİN ARKA PLANI: 'BAHÇELİ SONRASI' PLANLAR VE SİNAN ATEŞ DOSYASI
MHP'deki bu kırılmanın zemininde uzun süredir biriken siyasi başlıklar yer alıyor. Yönter'in, "Devlet Bahçeli sonrası" için liderlik planları yaptığına ve konumunu güçlendirerek "MHP'yi ele geçirme" hedefiyle hareket ettiğine dair iddiaların parti yönetiminde rahatsızlık yarattığı ifade ediliyor. Bahçeli'nin sağlık durumuna ilişkin çıkan olumsuz haberlerin kaynağı olarak Yönter'in görülmesi de iplerin kopmasında belirleyici oldu.
Öfke birikimine yol açan diğer temel etkenler ise Sinan Ateş cinayeti ve açılım süreci. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti sonrasında ortaya atılan iddialar odağında, özellikle Ülkü Ocakları çevresinin Semih Yalçın ve İzzet Ulvi Yönter'e karşı net bir tavır aldığı belirtiliyor. Ayrıca iktidarın başlattığı açılım sürecinde izlenen politikalar ve olası yasal düzenlemeler konusunda parti içinde yaşanan görüş ayrılıkları, teşkilatlarda "içten içe kaynama" yarattı.
Süreçte MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın pozisyonu da dikkat çekiyor. Yönter'e yakın isimlerin önemli kısmının daha önce bizzat Yalçın tarafından görevlendirildiği, bu nedenle görevden alma işlemlerinin de parti disiplinini sağlamak adına yine aynı isim üzerinden yürütüldüğü parti kaynaklarınca aktarılıyor.
KRİZİN FİTİLİ: SİLİNEN 'AJAN' PAYLAŞIMLARI VE 'AKADEMİK' AÇIKLAMA
Türkiye gündemine oturan ve İstanbul teşkilatının feshine kadar uzanan kriz, cuma akşamı sosyal medyada başladı. Yönter, istifasını duyurmadan kısa süre önce MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyüp Yıldız'ı işaret ettiği öne sürülen mesajlarında, “MHP'ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz... Ulan dümenci senin yıldızın bizim ayağımızın altındadır. Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı” ifadelerini kullandı. Bu çıkışın tek bir isme değil, parti içindeki birçok kişiye açılmış bir savaş olduğu belirtildi. MHP MYK üyeleri Tamer Çakıroğlu, Necmi Yıldırım, Şahin Gürz ve Nevzat Ünlütürk Yönter'e destek verdi. Semih Yalçın ise Yönter'in ilk gönderisini paylaşıp sildikten sonra, Bahçeli'nin 2017 yılına ait “Utanmazlığa sığınıp fitne dümenini çevirmenin, rezilce yol almanın maliyeti çoktur” mesajını paylaştı.
Arkasından ciddi bir teşkilat desteği gelmesini bekleyen Yönter, yalnızca 7 il başkanının arkasında durmasıyla yalnızlaştı ve teşkilatın büyük bölümü Devlet Bahçeli'den yana saf tuttu. Ağır suçlamaların, parti içi hesaplaşmanın ve toplu teşkilat fesihlerinin yaşandığı sürecin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli kamuoyuna yaptığı açıklamada ortada bir küslük olmadığını belirtti. Bahçeli, yaşananları “Farklı partilerde görünen olaylara benzer bir yapı değildir. Kendi anlayışı çerçevesinde yapmış olduğu bir iş bölümü sonucudur” diyerek, Yönter'in akademik kariyer çalışmalarına ağırlık vermek için "müsaade istediği" sözleriyle açıkladı.