Türkiye'deki siyasi mahkumların tecrit edildiği 'kuyu tipi' cezaevlerini incelemek için İstanbul'a gelen altı Avrupalı aktivist, avukatlarıyla dahi görüştürülmeden sınır dışı ediliyor. Heyetin alıkonulduğu gün, DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın da gözaltına alınması, cezaevlerindeki hak ihlali iddialarını ve basın özgürlüğü tablosunu eş zamanlı olarak yeniden gündeme taşıdı.
Avukatlarının cuma günü yaptığı açıklamaya göre, siyasi tutukluların cezaevi koşullarını incelemek üzere Türkiye'ye gelen altı Avrupalı aktivist gözaltına alındı.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube Başkanı ve aktivistlerin savunmasını üstlenen Naim Eminoğlu, aktivistlerin perşembe günü Halkın Hukuk Bürosu kolektifiyle görüştükten sonra İstanbul'da gözaltına alındıklarını belirtti. AFP'ye konuşan Eminoğlu; gözaltına alınan altı kişinin İtalya, Fransa, İspanya, Belçika ve Rusya vatandaşı olduğunu söyledi.
AVUKATLARIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMEDEN HAVALİMANINA GÖTÜRÜLDÜLER
Eminoğlu, "Avukatlar, gazeteciler ve hak savunucularından oluşan uluslararası heyet 18 Şubat'ta Türkiye'ye geldi" diyerek, polisin ÇHD'ye aktivistlerin "sınır dışı edilmeden önce gözaltına alındıkları" ve pasaportlarına el konulduğu bilgisini verdiğini ekledi.
Sürecin işleyişine dair bilgileri paylaşan Eminoğlu, "Göç idaresine sevk edildiler ve avukatlarıyla görüşmelerine izin verilmedi. ÇHD, şu an sınır dışı edilmek üzere İstanbul Havalimanı'na götürüldüklerini öğrendi," dedi.
İKTİDARIN HEDEFİNDEKİ HUKUK BÜROSUYLA GÖRÜŞTÜLER
Siyasi muhalif olarak görülen kişileri savunmasıyla tanınan Halkın Hukuk Bürosu, sık sık DHKP-C ile bağlantılı oldukları şüphesiyle soruşturuluyor. Ancak kolektif bu terör örgütüyle bağları olduğu suçlamasını reddediyor.
Konuya ilişkin uluslararası bir tepki de İspanya'dan geldi. İspanya Halkların Komünist Partisi (PCPE) sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bir üyelerinin Türkiye'deki kuyu tipi cezaevlerini incelediği için uluslararası heyetin geri kalanıyla birlikte gözaltına alındığını duyurdu.
'KUYU TİPİ' CEZAEVLERİ MERCEK ALTINDA
Halkın Hukuk Bürosu'na göre aktivistler Türkiye'ye, bazı siyasi mahkumların tutulduğu "kuyu tipi" diye nitelenen cezaevi sistemini ve tecrit koşullarını yerinde incelemek amacıyla bir gözlem misyonu kapsamında geldi.
Hak örgütleri, kuyu tipi cezaevi uygulamasının tutukluların zihinsel ve fiziksel sağlığı üzerindeki etkileri konusunda uyarılarda bulunmuştu. Bazı mahkumların gün ışığı almayan, küçük hücrelerin olduğu cezaevi koşullarında tutulduğu öne sürülüyor. Hak savunucuları bu fiziki koşullara sahip cezaevlerine "kuyu tipi" adını veriyor.
AYNI GÜN GAZETECİ ALİCAN ULUDAĞ'A DA GÖZALTI
Aktivistlerin gözaltına alınması, Alman kamu yayıncısı Deutsche Welle'nin Türkiye servisinde çalışan gazeteci Alican Uludağ'ın "yanıltıcı bilgiyi yayma" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla gözaltına alındığı gün gerçekleşti.
Almanya Kültür Bakanı Wolfram Weimer yaşananların ardından, "Türk hükümetini Alican Uludağ'ın derhal serbest bırakılmasını sağlamaya çağırıyorum. Gazetecilik faaliyeti bir suç değildir" açıklamasında bulundu.
Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 159. sırada yer alıyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası'na (TGS) göre şu an en az 14 gazeteci veya medya çalışanı cezaevinde bulunuyor.