İstanbul’un dijital ekosisteminde geçirdiği 25 yılın ardından Fazıl Selim Kondolot, teknoloji sektörünün "nankör" temposunu terk ederek Bayburt’ta bir pizza fırınının başına geçti. Kondolot’un bu radikal kararı, büyükşehirlerin artan maliyetleri ve beyaz yakalı tükenmişliğinin Anadolu’daki yeni bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Fazıl Selim Kondolot için gün, sabah saat 05.00'te İstanbul'un bitmek bilmeyen trafiği ve bilgisayar ekranından yansıyan mavi ışıklarla başlardı. 46 yaşındaki yazılımcı, yirmi beş yıl boyunca modern ekonominin en dinamik dişlilerinden biri olan kodlama dünyasında ter döktü. Ancak bugün Kondolot'un elleri klavyede değil, un ve suyun buluştuğu pizza hamurunun üzerinde geziniyor.
İstanbul'un karmaşasından kaçıp memleketi Bayburt'a dönen Kondolot'un hikayesi, sadece bireysel bir kariyer değişikliği değil; aynı zamanda modern çalışma hayatının yarattığı tükenmişliğin ve Anadolu'daki ekonomik arayışın somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.
METROPOL BASKISI VE DİJİTAL YORGUNLUK
Kondolot, İstanbul'da çeyrek asır süren kariyerini sonlandırma kararını alırken, büyükşehir hayatının görünmeyen maliyetlerini işaret ediyor. Uzun çalışma saatleri, bitmeyen ulaşım sorunu ve yüksek stres, deneyimli yazılımcıyı bir yol ayrımına getirdi. Bayburt'a döndüğünde bir süre mesleğini uzaktan (remote) icra etmeye devam etse de, dijital dünyanın hızı ile insanın doğası arasındaki açının giderek büyüdüğünü fark etti.
“Yazılım maalesef biraz çiğ ve nankör bir meslek” diyor Kondolot. Sektördeki teknolojik trendlerin baş döndürücü hızla değişmesi, orta yaşlı bir profesyonel için sürekli bir “güncel kalma” baskısı yaratıyor. Kondolot'a göre, yazılım sektörü tecrübeden ziyade sürekli yenilenen bir hıza odaklandığı için, bir noktadan sonra sürdürülebilirliğini yitiriyor.
"ALTIN GÜNLERİNDEN" GELEN TALEP PATLAMASI
Kondolot'un mutfağa olan merakı, başlangıçta sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve yakın çevresine ikramda bulunmak amacıyla sınırlıydı. Ancak yerel halkın ve özellikle ev hanımlarının bir araya geldiği "günlerin" menüsüne dahil olmasıyla, olay bir hobi olmaktan çıkıp ticari bir hacme ulaştı.
İlk etapta evindeki basit bir "davul fırında" pişirdiği pizzalar, kısa sürede Bayburt sokaklarında konuşulur hale geldi. Kondolot, halkın bu ilgisini şöyle anlatıyor:
"Kadınların bir araya geldikleri günler vardır. Bize o günlerden çok talep geldi. 'Lütfen bizim günümüze pizza yap' dediler. Baktım ki bir teveccüh oluştu ve giderek de arttı."
Bu talep artışı, Kondolot için bir verimlilik analizini de beraberinde getirdi. Yazılımın soyut ve çoğu zaman takdir görmeyen emeği karşısında, somut bir ürünün -bir pizzanın- yarattığı anlık memnuniyet, eski yazılımcıyı baba evini bir üretim merkezine dönüştürmeye itti.
SERMAYESİZ GİRİŞİMCİLİK: "YOKTAN VAR OLMAK"
Kondolot, günümüzün hazır sermayeli ve yüksek riskli yatırım modellerinin aksine, daha geleneksel ve kademeli bir büyüme stratejisi izliyor. Büyük bir restorana geçmeden önce, dar bir alanda ve kısıtlı imkanlarla işe başlamayı bir prensip olarak görüyor. Bu yaklaşım, ekonomik belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemde, yerel bir girişimcinin risk yönetimini nasıl yaptığını da gözler önüne seriyor.
Şu an üretim ve servis aşamalarını tek başına yürüten Kondolot, ölçek ekonomisinin gereği olarak ilerleyen dönemde işletmesini büyütmeyi ve kurumsallaşmayı hedefliyor. Yazılım dünyasındaki algoritma mantığını bu kez operasyonel süreçlere uygulayan Kondolot, imkansızlıklar içinde bir şeyler inşa etmenin başarıya giden daha sağlam bir yol olduğuna inanıyor.
Kondolot'un klavyeyi bırakıp merdaneyi ele alması, sadece bir meslek değişimi değil, aynı zamanda hayatın ritmini yavaşlatma ve emeğin karşılığını somut bir şekilde alma mücadelesi. Bayburt'taki küçük dükkanında her sabah hamurunu açan Kondolot için başarı artık satır aralarındaki kodlarda değil, fırından çıkan pizzanın kokusunda gizli.
Kondolot, gelecekteki büyük restoran hayaline odaklanırken dönüşümünü şu sözlerle özetliyor:
"Yaş da ilerleyince daha farklı bir sektöre yönelmek istedim; bu benim için sadece bir iş değil, bir fırsat oldu." (DHA)