Kıyı Kanunu ihlali mi? Sahil adeta şantiyeye döndü!

Antalya'da bazı otel ve işletmelerin 'yaz sezonuna hazırlık' adı altında Konyaaltı Sahili'nde yürüttüğü çalışmalar tepki çekiyor. Tonlarca ağırlıktaki iş makineleri turistlerin arasında faaliyet gösterirken, uzmanlar kıyı tahribatı, erozyon ve can güvenliği riskine karşı uyarıyor. Doğal yapının korunması ve Kıyı Kanunu’na uyum çağrıları ise gündemdeki yerini koruyor.

Antalya'nın 7 kilometrelik dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'nde "yaz sezonu hazırlıkları" adı altında yapılan çalışmalar tartışma yarattı. Konyaaltı Beach Park'tan Serbest Bölge Kavşağı'na uzanan sahil şeridindeki bazı işletmelerin, sözleşmelere ve Kıyı Kanunu'na aykırı şekilde izinsiz inşaat çalışması yürüttüğü öğrenildi.

KONYAALTI SAHİLİ ADETA ŞANTİYEYE DÖNDÜ

5 yıldızlı bir otel önündeki sahil bölümüne ve Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki EKDAĞ A.Ş.'nin işlettiği halk plajına ağır iş makineleri indi. Turistlerin arasında çalışan iş makineleri tepkilere neden oldu.

"BUNLAR 'DÜZENLEME YAPIYORUZ' ADI ALTINDA KIYI TAHRİBATINA SEBEP OLUYORLAR"

Konyaaltı Sahili ve tüm bu kıyıların kendi ekosistemi ve doğal yapıları olan alanlar olduğunu söyleyen Antalya Barosu Çevre Kurulu Başkanı Avukat Duygu Kozanoğlu şu ifadeleri kullandı:

Aynı zamanda mevzuatta özel korunması gereken alanlardandır. Öte yandan kamunun kullanımına açık olup devletin tasarrufu altında olanlardır. Dolayısıyla bu özelleştirme ya da kullanım hakkının işletmelere devredilmesi, kıyılar üzerinde bunların mülkiyet hakkı varmış gibi düzenleme işlemleri yapmasına olanak sağlamıyor.

Bunlar, 'hizmet veriyoruz ya da düzenleme yapıyoruz' adı altında bu ekosistemi, yıllarca oluşan kumluk tepeleri, buranın doğal yapısını bozmak, daha çok kullanıma açmak ya da işgal alanını genişletmek, daha fazla şezlong yerleştirmek üzere burada bir kıyı tahribatına sebep oluyorlar.

"ECRİMİSİL ÖDEDİM, YASAL OLDU ALGISI TAMAMEN YANLIŞ"

Kozanoğlu, ecrimisil ödemenin yasadışı yapıları yasal hale getirmediğini vurgulayarak, "Genellikle bu aşkın yapılar ya da alanın dışında kullanmalara ecrimisil ödenerek cezalandırma olduğu söyleniyor. Fakat bu tam tersi şöyle yorumlanıyor; 'Ecrimisilini ödedim. Bu sezon ya da önümüzdeki süreçte bu yasal hakkım.' Sorduğunuz zaman, ilgilendiğiniz zaman ecrimisil ödediğini, dolayısıyla yasal kapsama alındığını söylüyor. Fakat bu tamamen yanlış, ecrimisil sadece o an haksız kullanıma ilişkin cezadır. Bu durumu yasal hale de getirmez." dedi.

"EROZYON VE MÜDAHALE ETKİSİ ARTIYOR"

Konyaaltı Sahili'nde erozyon sorunu yaşandığını da aktaran Kozanoğlu, "Antalya kıyılarında sahil bandında daralma da var. İnsan müdahalesinin olumsuz yönlerine müdahale etmemiz gerekiyor. Bu düzenleme vesaire yapılacaksa, bir hizmet götürülecekse dahi olabildiğince en az tahribatta, çevreye en az zarar veren şekilde, bu ağır tonajlı makinelerin sahile girmesi, buradaki bitki ve hayvan ekosistemi içinde sıkıntı yaratabiliyor. Dolayısıyla bu makinelerle değil, daha bilimsel, çevresel etki değerlendirmesi süreçleri yürütülerek, burada nasıl bir çalışma yapılacak en az zararla nasıl yürütülebilir, bunların bilimsel görüşlerinin, araştırmalarının yapılarak gerçekleştirilmesi gerekir" dedi.

"CAN GÜVENLİĞİ AÇISINDAN DA TEHLİKE OLUŞTURUYOR"

Sahilde güneşlenen ve denize girenler arasında çalışma yapan ağır iş makinelerinin can güvenliği açısından da tehlike oluşturduğunu söyleyen Kozanoğlu, burada hafriyat çalışmaları yürütüldüğünü ve iş makinelerinin kıyı kullanım halindeyken faaliyette olduğunu belirterek, “Bu çalışmaların iş sağlığı ve güvenliği ile çevre sağlığı, aynı şekilde vatandaşların güvenliği dikkate alınarak planlanması gerekiyor” dedi.

"VATANDAŞIN SAHİLE ERİŞİM HAKKINI ELİNDEN ALAMAZSINIZ"

Konyaaltı Sahili'ndeki işgallerle ilgili ciddi şikayetler aldıklarını belirten Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyesi, Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Güray Doğan ise buradaki işletmelerin sözleşmedeki 6 metrekarelik yapı sınırını aştıklarına dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:

Özellikle sahili bölen, sahilde erişimi, ulaşımı engelleyen yapıların yapılması, sahile barlar yapılması gibi unsurlar var. Vatandaşın sahile erişim hakkı vardır. Bunu elinden alamazsınız herhangi bir şekilde. Sahile vatandaş erişmeli ve bunu rahatlıkla kullanmalı. Sadece vatandaş için değil, doğal açıdan da bu önemli. Çünkü geçmiş yıllarda gördük birkaç kaplumbağa bu kadar gürültüye ve ışık kirliliğine rağmen sahile gelip yumurta bıraktı. Dolayısıyla sahilimiz aslında hala doğal bir yapıyı da barındırıyor. Dolayısıyla hem doğa hem vatandaşlar açısından nasıl erişilmesi mümkünse, nasıl kullanılması gerekiyorsa buna uygun malzeme seçimine gidilmesi gerekiyor.

"TOPRAĞIN YAPISI VE BİYOÇEŞİTLİLİK TEHLİKEDE"

Doç. Dr. Güray Doğan, sahildeki iş makinelerinin kontrolsüz kullanımının çevresel etkilerine dikkat çekerek, toprağın sıkışmasının geri dönülemez zararlar vereceğini vurguladı.

Rekreasyonel çalışmalar sırasında toprağın sıkılaşmasının süzme yeteneğini yok ettiğini belirten Doğan, "Biz vatandaşlarımız kullansın diyoruz ama bir yandan da iş makineleri ile buralarda işler yapıldığını görüyoruz. Dere yatakları açısından genişlemesi bakımından ya da taşkınları önlemek ya da taşkını regüle etmek anlamında bazı iş makinelerin girmesi zorunluysa tabii ki bunlara sesimiz çıkmaz. Eğer rekreasyonel alan tarzında bir iş yapılıyorsa ve toprağın sıkılaşmasına göz yumuluyorsa bu da istediğimiz bir unsur değil. Çünkü toprak sıkılaştığı zaman toprak verimliliğini kaybeder, süzme yeteneğini kaybeder ve tuzlu su girişimine sebebiyet verebilir. Bu da hem toprağın, karaların daha tuzlu olmasına yol açabilir. Hem de toprağın yapısını bozabilir. Toprağın yapısı bozulduğu zaman biyoçeşitliliğin canlanmasına sebebiyet verebilecek canlılar ve bitkilerin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Dolayısıyla tüm bunları ele aldığımızda toprağın sıkışmaması gerekiyor." dedi.

"HEM CAN GÜVENLİĞİ HEM DOĞA İÇİN BÜYÜK RİSK"

İş makinelerinin turistlerin güneşlendiği alanlarda faaliyet göstermesinin ciddi bir güvenlik zafiyeti oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Doğan, "Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur da vatandaşlarımızın özellikle bu iş makinelerinin olduğu bölgelerde can güvenliğine dikkat edilmeli. Çünkü hem vatandaş güneşlensin, denizden faydalansın istiyoruz. Bir yandan da iş makineleri çalıştırıyoruz aynı sahilde. Dolayısıyla bunların ikisinin aynı zamanda aynı sahilde olmaması gerekiyor" diyerek can güvenliğine dikkat çekti. (DHA)

Türkiye Haberleri