Kirasını tıkır tıkır ödeyen üniversiteliyi ev sahibinin borcu yüzünden sokağa attılar

İstanbul Avcılar'da her ay 8 bin lira kirasını düzenli ödeyen Mısırlı üniversite öğrencisi, tatil dönüşü şoku yaşadı. Ev sahibinin borcu yüzünden habersizce icradan satılan daireye gelen avukatlar ve polis, mağdur gencin bütün eşyalarını kaldırıma dizdi. "Ben nereye gideyim" diyerek isyan eden öğrenci, arkadaşına sığındı.

Mısırlı üniversite öğrencisi Omar A., tatilini geçirdiği ülkesinden İstanbul’a döndüğünde, hayatına kaldığı yerden devam etmeyi planlıyordu. Ancak Avcılar’daki dairesinin kapısına geldiğinde onu valizlerini yerleştirebileceği bir ev değil; avukatlar, polisler ve icra memurlarından oluşan bir kalabalık bekliyordu.

Omar A., aylık 8 bin liralık kirasını düzenli olarak ödemeye devam ettiği evin artık ev sahibine ait olmadığını ve icra yoluyla satıldığını o an, kapı önünde öğrendi. Türkiye’deki mülkiyet el değiştirmeleri ve icra süreçlerinin, kayıtlı ve yükümlülüklerini yerine getiren bir kiracıyı hukuki bir kör noktanın içinde nasıl savunmasız bırakabildiğinin en somut örneklerinden biri, 27 Nisan Pazartesi günü Denizköşkler Mahallesi’ndeki dört katlı bir apartmanda yaşandı.

HUKUKİ SÜREÇ İŞLERKEN KESİLMEYEN KİRALAR

Olayın merkezindeki mülk sahibi Cengiz Aydın, bir süredir devam eden borçları nedeniyle apartmanın giriş ve üçüncü katında bulunan iki dairesinin mülkiyetini icra satışı yoluyla kaybetmişti. Hukuki süreç tamamlanmış, yeni mülk sahipleri belirlenmiş ve dairelerin tahliyesi için resmi tebligatlar kapılara asılmıştı.

Ancak bu mali çöküş ve el değiştirme süreci, giriş kattaki kiracıya bildirilmedi. İcra ekipleri tahliye tebligatını astığında Omar A. Mısır’daydı. Resmi sürenin dolmasıyla birlikte görevliler işlem yapmak üzere adrese geldiğinde, her ayın kirasını eski ev sahibinin hesabına yatırmaya devam eden bir üniversite öğrencisiyle karşılaştılar.

Tahliye ekipleri apartman önünde süreci başlatırken, durumu anlamlandırmaya çalışan Omar A., "Ben üniversiteye gidiyorum. Nasıl olur? Böyle bir şey Türkiye'de de dünyada da yok" diyerek tepki gösterdi. Duruma müdahil olan alacaklı avukatı ise ekonomik ilişkinin çoktan koptuğunu şu sözlerle özetledi:
Kandırmış seni, o kirayı ona ödemen de yanlış. Eşyalarını alırsın."

APARTMAN İÇİ DİNAMİKLER VE EKSİK İLETİŞİM

Öğrencinin şaşkınlığı ve itirazları sürerken, sürece şahit olan apartman sakinlerinden birinin müdahalesi, mahalledeki gayriresmi bilgi akışının resmi bildirimlerin yerini alamadığını gösteriyordu. Komşusu, Omar A.’ya dönerek, "Bağırma. Ben sana zamanında o adama para verme dedim. Niye tartışıyorsun?" ifadelerini kullandı. Ancak bu sözlü uyarılar, kiracıyı icra memurlarının karşısında yasal olarak korumaya yetmedi.

Aynı dakikalarda, kendi oturduğu üçüncü kattaki dairesi de satılan eski ev sahibi Cengiz Aydın apartman önüne geldi. Aydın, hukuki sürecin henüz sonuçlanmadığında ısrarcıydı. "Bu adamlar istinafta da aynı şeyi yaptılar. Ben istinaftan bozdum bunu. Mahkeme kararı diye bir şey yok. Buradan hâkim olmadan bir taş bile çıkamaz" diyerek işlemi durdurmaya ve polis ekiplerini ikna etmeye çalıştı. Ancak görevlilerin satış ve tahliye işlemlerinin tamamlandığını gösteren kesinleşmiş resmi evrakları sunması üzerine Aydın’ın itirazları son buldu.

KALDIRIMA TAŞINAN BİR YAŞAM

Hukuki prosedürlerin tamamlanmasıyla birlikte tahliye işlemi fiilen başladı. Düzenli kira ödemesi yapmasına rağmen elinde geçerli bir kontrat karşılığı kalmayan Omar A., polis ve avukatların nezaretinde dairesinin boşaltılmasını izlemek zorunda kaldı.

Koltuk takımından buzdolabına, çamaşır makinesinden televizyona kadar bir öğrenci evini oluşturan tüm eşyalar, hızla apartman önündeki kaldırıma dizildi. Saatler süren bekleyişin ardından, akşam saatlerinde kiraladığı bir nakliye aracıyla eşyalarını yükleyen Omar A., sokağı terk etti.

Eski ev sahibi Cengiz Aydın ise olayın ardından, evleri icradan satın alan kişi tarafından kandırıldığını öne sürdü. Yaşanan iletişim kopukluğunu doğrulayan Aydın, ekonomik ve hukuki zincirleme reaksiyonun faturasını ödeyen kiracısının son durumunu şu sözlerle kayda geçirdi:

"Ömer kirasını bana gönderiyordu. Satıldığından bahsediyordu komşumuz, o da bahsetmiş ama kendisi burada değildi. Kâğıt geldiğinde Mısır’daydı. Kapıya bir kâğıt bırakmışlar ama çocuk kâğıdı görmemiş. 'Ben nereye gideyim şimdi?' dedi... Sonra bir arkadaşının evine sığındı."

Türkiye Haberleri