Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Halil Ulaş Bildirici, kalp ve damar hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek, düzenli sağlık kontrollerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİR
Yüksek tansiyon, ritim bozuklukları, damar sertliği ve yapısal kalp hastalıklarının erken dönemde belirgin bir şikayet oluşturmadığını belirten Prof. Dr. Bildirici, düzenli değerlendirmelerin risk faktörlerini belirlemek ve gerekli önlemleri almak için tek yol olduğunu ifade etti.
RİSK GRUBUNDA OLANLAR KONTROLLERİNİ İHMAL ETMEMELİ
Prof. Dr. Bildirici, kalp sağlığını korumak adına şu grupların düzenli kardiyolojik muayeneden geçmesi gerektiğini belirtti:
Ailesinde kalp hastalığı öyküsü olanlar.
Yüksek tansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliği bulunanlar.
Sigara kullananlar.
Fazla kilolu veya hareketsiz bir yaşam sürenler.
Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi şikayetleri olanlar.
KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TETKİKLER
Kardiyolojik kontrollerin kişinin yaşı ve sağlık geçmişine göre planlandığını kaydeden Prof. Dr. Bildirici, muayene sürecinde elektrokardiyografi (EKG), efor testi, ekokardiyografi (EKO), tansiyon ölçümü ve kan tetkiklerinin yanı sıra, ihtiyaç halinde ritim veya tansiyon holter incelemelerinin de uygulanabildiğini aktardı.
SAĞLIKLI YAŞAM VE ERKEN FARKINDALIK
Kalp sağlığını korumanın temelinde düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve sigaradan uzak durmanın yattığını hatırlatan Prof. Dr. Bildirici, şikayet olmasa dahi belirli aralıklarla uzman hekim görüşü almanın yaşam kalitesini korumak adına kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi. (DHA)