Mardin’de 1992-1996 yılları arasında gözaltına kaybolan ve kemikleri yıllar sonra su kuyularında bulunan 22 kişiyi kaçırıp infaz ettikleri iddia edilen asker ve korucuların arasında olduğu 9 sanığın yargılandığı Kızıltepe JİTEM davasında karar açıklandı.
Mahkeme, adam öldürmekle suçlanan 7 sanık hakkındaki davayı 20 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle düşürdü. Davada cinayet ve JİTEM'i kurmak iddiasıyla yargılanan dönemin Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı emekli Albay Hasan Atilla Uğur ve dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Emekli Albay Eşref Hatipoğlu hakkında ise suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlarına karar verildi.
Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması, heyetin zamanında gelmemesi nedeniyle bir saat geç başladı.
Duruşmaya sanıklardan katılan olmazken, taraf avukatları hazır bulundu. Müşteki ailelerin avukatı Erdal Kuzu, savcının esas hakkındaki mütaalasına karşı beyanda bulunmadan önce kovuşturmanın genişletilmesi talebini iletti. Dosyada bazı tanıkların dinlenmediğini ifade eden Kuzu, bazı kişilerin cezaevinden kaçırıldığını bu nedenle dönemin cezaevi savcısı, Dargeçit ve Kızıltepe kaymakamlarının tanık olarak mahkemeye çağrılmasını istedi. Ancak mahkeme heyeti, yargılamaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle talepleri reddetti.
"İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLENMİŞTİR"
Esasa ilişkin söz alan Avukat Erdal Kuzu, dosyanın tamamında anlatılan cinayetlerin devlet adına hareket ettiğini söyleyen kişilerin JİTEM adıyla kurdukları suç örgütünün eylemleri olduğunu belirterek, “O dönem insanlığa karşı suç işlenmiştir. Sizden cesaretli bir tutum bekliyoruz. Kuyuya atılmalar uzaydan yapılmış değildir. Hukuka aykırı yargısız infazlar işlenmiştir. Bütün sanıklar, devletin verdiği görevi yaptıklarını belirtmiştir. Biz sizden, Türkiye’de farklı düşünen kişilerin haklarının korunmasını bekliyoruz. Sanıklar cezalandırılmalı ve tutuklanmalıdır. Vicdan sizin. Bu davada devlet refleksi göstermeyin. Adaletli bir karar verin” dedi. Avukatlar Senem Doğanoğlu ve Nuray Özdoğan, gözaltında kaybedilme olaynın insanlığa karşı suç olduğunu belirterek zamanaşımı uygulanmamasını istedi.